Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları TIKLAYINIZ
11. Sınıf Kök-e Yayıncılık Biyoloji Ders Kitabı Cevapları

11. Sınıf Kök-e Yayıncılık Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 158 Cevabı

11. Sınıf Kök-e Yayıncılık Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 158 Cevabı

2018 – 2019 Eğitim Öğretim yılıyla birlikte pek çok ders ve çalışma kitabı değişti. Değişen kitaplardan biri de “11. Sınıf Kök-e Yayıncılık Biyoloji Ders Kitabı Cevapları” oldu. Kitabı incelediğimizde ise Doç. Dr. Dilek Sultan, Acarlı Hüseyin Abdurrahman Acarlı tarafından 256 sayfa olarak kaleme alındığını görüyoruz. Kitapta görseller ön plana çıkarılmış ve görsel tasarım ise Özgür Hakan ASLAN tarafından yapılmış.

11. Sınıf Kök-e Yayıncılık Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 158 Cevabı” ise önce sorular yazıldı daha sonra kitabın üzerinde çözülerek gösterildi. Önce sorular hemen ardından ise cevaplar mevcuttur.

SORULAR

SoruÜlkemizde yaygın olarak görünen mesleki solunum sistemi hastalıkları nelerdir, daha çok hangi meslek gruplarında görülmektedir? Bu hastalıkların önlenmesi için ne gibi tedbirler alınmalıdır? Araştırınız.

  • Cevap:

Meslek hastalığı mevzuat tanımı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğra­dığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.

En genel ve kolay anlaşılacak tanım ise belli mesleklerde toplumun diğer kesimlerine göre daha sık rastlanan hastalık türlerine meslek hastalığı denir.

İşveren veya iş sağlığından sorumlu kişiler işyeri çalışanlarının hastalıklarını takip ederek bile iş yerlerinde bulunan meslek hastalığı risklerini belirleyebilirler. Örneğin çalışanların sık bel ağrısı şikâyetinden ergonomik koşullar veya sık nezle grip olmalarından termal koşullarda sıkıntı olduğu anlaşılabilir..

Meslek Hastalıklarının Sınıflandırması Temel olarak 5 grupta yapılabilir.

A Grubu : Kimyasal Maddelerle olan Meslek Hastalıkları

B Grubu : Mesleki Deri Hastalıkları

C Grubu : Mesleki Solunum Sistemi Hastalıkları

D Grubu : Mesleki Bulaşıcı Hastalıklar

E Grubu : Fiziksel Etkenlerle oluşan Meslek Hastalıkları

Bu çalışmada sadece mesleki solunum sistemi hastalıkları üzerinde durulacaktır.

Mesleki Solunum Sistemi Hastalıkları

Mesleki Solunum Sistemi Hastalıkları temel olarak tozlardan kaynaklanan hastalıklardır. Tozlardan meydana gelen meslek hastalıkları ise bütün meslek hastalıklarının en büyük bölümünü oluşturmaktadır.

Tozlardan oluşan hastalıkların genel adları “Pnömokonyoz“dur.  Zararlı toz parçacıkları çalışanlar tarafından solunduğu zaman, akciğerlerde küçük bir iltihabi kitle oluşturur. Bunlar ise, röntgen filminde, birer katı yumru olarak görülürler. Röntgen filminde, bu şekilde lekeli görüntü veren hastalıklara Pnömokonyoz denir. Akciğer dokusu incelir ve esnekliği kaybolur. Bu durum, Fibrozis olarak bilinir. Sonuçta hastadaki nefes darlığı, gün geçtikçe daha da artar ve kalıcı bir öksürüğe dönüşür. Hastalığa bir kez yakalanıldıktan sonra, solunan havadaki toz oranında azalma olsa da, akciğer dokusundaki hasar kalıcıdır. Kişi sonunda öyle kötü bir döneme girer ki, evinden dışarı çıkamaz hale gelir. Solunan toz parçasının hangi madde olduğu röntgenden anlaşılabilir. Çünkü toz partiküllerinin çeşidine göre akciğerdeki dağılımları değişir.

Mesleki Solunum Sistemi Hastalık Türleri

Pnömokonyoz türleri, hastalığa neden olan toza göre isimlendirilirler. Meslek gruplarına bağlı olarak en sık, silikoz, asbestoz, berillioz, bisinoz gibi hastalıklar meydana gelmektedir.

Silikoz: Serbest silisyum oksit maruziyeti ile meydana gelen akciğer fibrozisidir. Yaygın ve tehlikeli bir toz hastalığıdır. Yerkabuğunun yaklaşık %25.7 si silisyum elementinden oluşur. Silisyum doğada silisyum oksit (SiO2) olarak kum ve kuartz şeklinde bulunur. Silikoz, aşırı maruziyet sonucu akciğerlerde oksijen alım yeteneğini düşüren bir scar (ölü doku) dokusu oluşturan, bazen de öldürücü olan bir akciğer hastalığıdır.

Asbestoz: Amyant tozları ile meydana gelen bronkoplumoner fibrozisdir.

Berillioz: Berilyum tozlarının solunması ile meydana gelen yaygın bronko- pnomokonyozdur. Alüminyumdan daha hafif, ama daha sert ve erime noktası da yüksek bir element olan Berilyum ender elementlerdendir. Yerkabuğunda ancak %0,0006 oranında bulunur bu sebeple kullanımı bilgisayar parçaları ve uzay teknolojisi gibi birkaç özel alanla sınırlıdır.

Bisinoz: Pamuk lifleri, yaprak, keten ve kenevir liflerinin solunması ile meydana gelen belli zamanlarda kendini gösteren astım nöbetleri şeklinde ortaya çıkan fibrozisdir.

Bisinoz; Silikoz gibi ölü doku ve Asbestoz gibi kansorejen etki yapmayıp akciğerde alerjik etki yapmaktadır.

Tozlar

İnsan sağlığı bakımından önemli olan 0.5 – 100 mikron arasın­daki büyüklüklere sahip olan tozlardır. Örnek olarak deniz kenarlarında bulunan tipik deniz kumu neredeyse tamamen silisyum içeriğinden oluşur fakat kimse sahilde silikoz hastalığına yakalanmaz. Bunun sebebi sahil kumunun 100 mikrondan büyük olması sebebiyle solunum yolunu geçerek akciğere ulaşamamasıdır. Fakat deniz kumunu alır kot taşlamak için veya kumlama makinasında pas sökmek için kullanırsanız parçalanan deniz kumu çalışanın kısa sürede pnömokonyoz hastalığına yakalanmasına sebep olacaktır.

Sigaranın içinde hangi maddeler bulunur? Bu maddelerin insan sağlığına etkileri nelerdir?

  • Cevap:

Sigara üreticileri, 1998 yılında sigaraların içinde bulunan maddeleri yazmaya mecbur bırakıldılar. Sigaranın içinde 4 binden fazla kimyasal bulunduğunu biliyoruz. İşte sigarada bulunan en tehlikeli 10 kimyasal madde:

  • Amonyak: Nikotinin emilim oranını artırmak için kullanılıyor. Amonyak sıvı gübrenin de temel maddesi.
  • Arsenik: Tütün bitkisinde tarım ilacı olarak kullanılan arsenik, fareleri öldürmek için de kullanılıyor.
  • Kadmiyum: Filtrede bulunan ve tütünün asitli topraktan topladığı metalik bileşen, cep telefonlarının pilinin şarj edilmesinde kullanılıyor.
  • Formaldehid: Sigara dumanının ikincil ürünü ve renksiz bir gaz olan formaldehid, ölü vücutları mumyalamakta kullanılıyor.
  • Aseton: Ojeleri de çıkarmada ve tuvalet temizliğinde kullanılıyor.
  • Bütan: Sigara yakmaya yardımcı. Çakmak gazı olarak kullanılıyor.
  • Propylene Glycol: Bırakmayı önlemek için sigaralara ekleniyor. Nikotinin beyne ulaştırılmasını hızlandırıyor.
  • Terebentin: Özellikle mentollü sigaralarda kullanılan bu yağ, boyayı inceltmede ve tahtanın verniğini soymada kullanılıyor.
  • Benzen: Yanan sigaradan çıkan yan ürün olan benzeni tarım ilaçlarında ve benzinde bulabilirsiniz.
  • Kurşun ve nikel: Bu metaller de sigarada bulunuyor. Peki vücudunuz bu şeyleri nasıl sindiriyor?

Aslında, sindiremiyor. Vücut, dumanın her parçasını tam olarak ememiyor. Sigaradaki zararlı kimyasallar vücudunuzun her hücresini hırpalıyor. Duman kanı, cildi, akciğerleri, kalbi, tat ve koku alma duyularını ve dumanla temas eden her yeri etkiliyor.

Sigarayı bırakır bırakmaz, vücudunuz forma girmeye başlar. Kirpiksi ince tüyler uyanır ve tekrar süpürme işlemine başlar, tat alma tomurcuklarınız, üzerindeki katranla savaşır. Oksijen yeniden kalbinize ve vücudunuzun diğer bölümlerine tam gaz pompalanır. Günler, aylar, yıllar içinde kendinizi asla sigara içmemiş gibi hissedersiniz.

Bu maddelerin insan sağlığına etkileri nelerdir?

Günde bir paket sigara içenler, her yıl akciğerlerine bir fincan dolusu katranı biriktiriyor. Az katranlı sigara ise efsaneden ibaret. Sigara üreticileri, mideye indirdiğiniz katran miktarını azaltmak için sigaranın filtresine küçücük delikler açtı. Maalesef, sigarayı tuttuğunuzda parmaklarınız bu deliklerin çoğunu kapatıyor ve düşük katranlı sigara içenler dumanı daha fazla derinlere çekiyorlar.

Dumanda bulunan kimyasallar, hemen kan dolaşımı sisteminizin içine emiliyor. Buradan, kalbinize ve vücudunuzun herhangi bir yerine doğru gidiyorlar. Kalbiniz, sigarayı yakar yakmaz daha hızlı çarpmaya başlıyor. Bu da günde 36 bin fazladan kalp atışı anlamına geliyor. Sigara dumanı düzensiz kalp atışına ya da aritmiye neden olabiliyor. Kanınızdaki oksijen seviyesi azalıyor, çünkü sigara içtiğinizde üretilen karbonmonoksit, vücudu bunun oksijen olduğuna inandırıyor. Vücut hücrelerinizin halen oksijene ihtiyacı olduğu için kalbiniz bu oksijeni sağlarken fazla mesai yapıyor.

Düzenli olarak sigara içmeye devam ederseniz, tat ve koku alma duyunuz da zayıflıyor. Çünkü katran dilinizi ve burun geçitlerinizi kaplıyor. Bu nedenle birçok sigara tiryakisi, yemeklerin tadının ve kokularının fark edilir oranda değiştiğini söylüyor.

Sigara içenlerin çoğu, hasarın akciğer, kalp, kan damarları ile tat ve koku alma duyusunda oluştuğunu düşünüyor. Birçok kişi, sigaranın ciltlerine verdiği zararı önemsemiyor. Ciltteki kan damarları sigarayı yaktığınızda daralıyor ve cildin sahip olduğu oksijen miktarı da sınırlanıyor. Bu da cildinizin kırışması anlamına geliyor. Sigaraya yeni başlayanlarda, gözlerin çevresinde ve ağız kenarlarında derin, koyu çizgiler oluşuyor. Cildin rengi grileşiyor ve yüz hatları süzülüyor. Sigara, ayrıca daha erken yaşlanmanıza neden oluyor.

Bu içeriğe emoji ile tepki ver

İlgili Yazılar

YORUM YAPMAK İSTER MİSİN?
**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!

Close