11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 187
“11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 187 Dersdestek Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 187
Osmanlı Devleti, Tanzimat Fermanı’nın ilanı sonrasında her alanda olduğu gibi hukuk alanında da Avrupa siyasi sistemine katılma yolunda adımlar attı. Devlet bu amaçla Avrupa devletlerinin kanunlarından yararlanarak yeni kanunlar hazırladı.
Osmanlı Devleti’nde modern hukuka geçiş yolunda ilk adım 1840 tarihli Ceza Kanunnamesi ile atıldı. Kanun’da geçen “Bir vezir bir çobanın canına kıysa ol vezirin hakkında dahi kısas-ı şer’i icra oluna.” ifadesiyle hukuk önünde herkesin aynı işleme tabi tutulacağı hükme bağlandı. Cezalar açık ve kesin şekilde ifade edilerek hâkime takdir yetkisi tanınmadı. Geleneklere ve bölgelere göre değişen cezalandırmalar kaldırılarak sadece Kanun’un suç saydığı hareketlere yine Kanun’da belirtilen cezaların verilmesi ilkesi getirildi. Ayrıca gayrimüslimlerle ilgili hukuki eksiklikler giderilerek dış müdahalelerin önüne geçilmek istendi.
Osmanlı Devleti Batı tarzında hazırladığı yasaları uygulayacak yeni mahkemelere ihtiyaç duydu. Bu ihtiyacı gidermek için de dinî hukukun dışında kalan davalara bakmakla görevli Nizamiye Mahkemelerini kurdu. Hükümetçe atanan yargıçlardan kurulu bu mahkemelerde gayrimüslimlerin şahitliği de geçerli sayıldı.
Tanzimat Dönemi’nde çıkarılan kanunların en kapsamlısı Osmanlı Medeni Kanunu oldu. Medeni Kanun’u hazırlama görevi tarihçi, hukukçu ve devlet adamı Ahmed Cevdet Paşa’nın (Görsel 4.35) başkanlığında kurulan bir hukukçular komisyonuna verildi.
Sadrazam Ali Paşa pek çok kanunda olduğu gibi Medeni Kanun’un hazırlanmasında da Fransa’dan yararlanılması gerektiğini düşünüyordu. Ancak hukukçuların çoğu devletin şer’i esaslara dayandığını, kanunların da buna uygun olması gerektiğini savunarak bu fikre katılmadı. Bunun üzerine Medeni Kanun’un İslam hukuku temel alınarak hazırlanmasına karar verildi. Böylece ilgili komisyonun 1868-1876 yılları arasında süren çalışmalarının sonunda tam adı Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye olan Osmanlı Medeni Kanunu’nu hazırlandı.
Toplamda 16 kitap ve 1851 maddeden oluşan Mecelle’nin hazırlanmasında İslam’ın Hanefi fıkhı esas alındı. İslam dünyasının ilk medeni kanunu olan Mecelle ile borçlar, usul, eşya ve diğer konulara ilişkin kurallar Batı hukuk tekniğine uygun olarak bir araya getirildi. Böylece söz konusu kuralların uygulanmasında kesinlik ve kolaylık sağlandı. Ancak Mecelle’de bir medeni kanunda bulunması gereken kişi, vakıf, aile ve miras hukuklarına ilişkin hükümlere yer verilmedi. Bu eksiklikler 1917 yılında çıkarılan Aile Kararnamesi ile giderilmeye çalışıldı. Mecelle 1926 yılında Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesine kadar varlığını sürdürdü.
Soru: Türk tarihinde egemenliğin tam olarak milletin eline geçmesi ne zaman ve hangi olayla gerçekleşmiştir?
- Cevap: Egemenlik, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla tam olarak milletin eline geçmiştir.
11. Sınıf Dersdestek Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 187 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























