11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 21
“11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 21 Dersdestek Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 21
Çehrin’in savaş yapılmadan Ruslara teslimi üzerine Osmanlı Devleti duruma müdahale etmek zorunda kaldı. Sarp arazide bulunan, hendekler ve surlarla güçlendirilmiş Çehrin Kalesi’nin alınması çok zordu. Bölgedeki Osmanlı kuvvetleri birkaç denemede bulunmuş ancak kaleyi fethedememişti. Bunun üzerine 1678’de kuzeye doğru padişah IV. Mehmed’in de katıldığı büyük bir sefere çıkıldı. Sefer yolunda kumandayı üstlenen Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Rus kuvvetlerinin elindeki Çehrin Kalesi’ni kuşattı. Otuz üç gün süren zorlu bir kuşatmanın ardından kale Osmanlı ordusu tarafından alındı. Savaşı sürdürmeyi göze alamayan Rusların barış istemesi üzerine de iki taraf arasında Bahçesaray Antlaşması yapıldı. Osmanlı Devleti ile Rusya arasındaki ilk antlaşma olan Bahçesaray (Çehrin) Antlaşması’yla Özi Nehri iki devlet arasında sınır kabul edildi. Ayrıca Rusya’nın Kırım Hanlığı’na vergi ödemeye devam edeceği karara bağlandı. Bununla birlikte Çehrin ancak sekiz yıl kadar Osmanlı hâkimiyetinde kaldı. Osmanlı ile Kutsal İttifak arasındaki savaşlar sırasında da tekrar Rusların eline geçti.
3. Osmanlı-Venedik İlişkileri
Orta Çağ boyunca Akdeniz ticaretini büyük ölçüde elinde tutan Venedik, bu konumunu Osmanlı Devleti’nin denizlerde yükselişe geçtiği XV. yüzyılın sonlarına kadar devam ettirdi. Fatih Sultan Mehmed Dönemi’ndeki deniz savaşları sırasında Venedik’in elindeki Mora, Arnavutluk ve Dalmaçya kıyıları ile Adalar (Ege) Denizi’ndeki adalar, kaleler ve limanlar fethedildi. Savaşın sonunda yapılan antlaşmayla da Venedik, Osmanlı Devleti’ne yıllık vergi ödemeyi kabul etti. Buna karşılık Osmanlı Devleti, Venedik’in İstanbul’da balyos adı verilen bir elçi bulundurmasına ve Türk sularında serbestçe ticaret yapmasına izin verdi. Böylece Osmanlı Devleti, Venedik’i Haçlı ittifakından koparmaya ve deniz ticaretini geliştirmeye çalıştı.
Osmanlı Devleti’nin denizlerdeki yükselişini durdurmak isteyen Venedik, II. Bayezit Dönemi’nde yeniden harekete geçtiyse de başarılı olamadı. Türk donanması 1571 yılında Venedik’in elinde tuttuğu Kıbrıs Adası’nı fethederek Doğu Akdeniz’deki Osmanlı hâkimiyetini kesinleştirdi.
XVII. yüzyılın ortalarına kadar devam eden uzun süreli barış döneminin ardından Osmanlı Devleti ile Venedik bir kez daha karşı karşıya geldi. Bunun başlıca nedeni Venedik hâkimiyetindeki Girit Adası’nın Hristiyan deniz korsanlarının barınağı hâline gelmiş olmasıydı. Girit’teki korsanlar, Türk gemilerine saldırarak Osmanlı Devleti’nin Doğu Akdeniz’deki egemenliğine gölge düşürüyorlardı. Bu durum karşısında Osmanlı Devleti 1645’te Venedik’e savaş ilan ederek Girit Adası’nı kuşattı. Savaşın ilk günlerinde Hanya Kalesi alındıysa da adanın merkezi durumundaki Kandiye’nin fethi oldukça uzun sürdü (Görsel 1.4). Kuşatma sırasında Venedikliler Osmanlıların çekilmesini sağlamak için Çanakkale Boğazı’nın ağzını kapattılar. Ancak 1669 yılında Kandiye’yi ele geçiren Osmanlıların Girit’i fethetmesini önleyemediler. Girit’in Fethi Doğu Akdeniz’deki Osmanlı hâkimiyetini pekiştirdi. Bununla birlikte adanın yirmi dört yıl süren bir kuşatmayla alınabilmesi Osmanlı ordusunun ve donanmasının eski gücünden uzaklaştığını gösterdi.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Dersdestek Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 21 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























