Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları
11. Sınıf Tarih Dersdestek Yayınları

11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 72

Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları

“11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 72 Dersdestek Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 72

1740 kapitülasyonlarıyla Fransa Osmanlı limanları arasında ticaret yapan devletler içinde öne çıktı. Bunun üzerine ticarette ileri diğer Avrupa devletleri de Akdeniz limanlarında şirketler kurup Osmanlı Devleti’nden ayrıcalıklar istedi. Osmanlı yöneticilerinin çeşitli amaçlarla verdikleri kapitülasyonlar ve bunların sürekli hâle getirilmesi zaman içinde büyük zararlara yol açtı.
Kapitülasyonlar, Osmanlı ülkesini sanayileşmiş Avrupa devletlerinin açık pazarı hâline getirdi. Söz konusu devletler ürettikleri ucuz ve kaliteli malları Osmanlı pazarlarında sattılar. Avrupa devletleriyle rekabet edemeyen Osmanlı esnaf ve zanaatkârı bundan olumsuz yönde etkilenerek zamanla işini kaybetti. Diğer yandan uzun yıllar boyunca oturmuş olan dış ticaret dengesi ithalat lehine bozuldu ve gümrük gelirleri hızla düştü. Osmanlı Devleti dışarıya ham madde satan, dışardan mamul madde satın alan bir devlet hâline geldi. Böylece kapitülasyonlar Osmanlı Devleti’nin Batılı anlamda millî bir sanayileşme hareketi başlatmasını engelledi. Özellikle 1838 Balta Limanı Antlaşmasının İngiltere’ye tanıdığı ayrıcalıklar Osmanlı ülkesini sanayileşmiş Avrupa devletlerinin kazanç alanına dönüştürdü.

Osmanlı Devleti iç piyasada mal bolluğunu sağlamak amacıyla merkantilist Avrupa devletlerinin aksine ihracatın yerine ithalatı teşvik eden bir ekonomi politikası izledi. Bunun sonucunda Coğrafi Keşifler’in (Avrupa’nın sömürgecilik faaliyetleri) Akdeniz havzasında yol açtığı ekonomik bunalımı en fazla hisseden devletler arasına girdi.

4. Merkantilist Ekonomi ve Askerî Devrim’in Osmanlı Savaş Organizasyonuna Etkileri

Avrupa’daki fiyat hareketlerine bağlı olarak Osmanlı Devleti’nde ortaya çıkan ekonomik istikrarsızlığın en önemli sonuçlarından biri tımar sisteminin bozulması oldu. Tımar sisteminin temel amacı topraktan alınan vergilerle güçlü bir ordu oluşturmaktı. Bu sistemde tımarlı sipahi, bulunduğu yerde öşür vergisi dışındaki vergilerin çoğunu akçe cinsinden nakit olarak toplardı. Ancak toplanan vergiler XVI. yüzyılın sonlarından itibaren peş peşe gelen tağşişler yüzünden fiyat artışlarının gerisinde kalmıştı. Bunun sonucunda da dirlik sahibi olmanın cazibesi azalmış ve tımarlı sipahiler topraklarını terk etmeye başlamıştı. Öyle ki tımar sistemi içinde yetiştirilen süvarilerin sayısı, 130 binlere kadar ulaşmışken bozulmayla birlikte bu sayı 20 binlere düşmüştü.
Tımar sisteminin çözüldüğü süreçte Osmanlı Devleti enflasyona karşı sipahilerin gelirlerini yükseltip toprak düzenini korumak yerine iltizamı yaygınlaştırmayı tercih etti. Bu dönemde tımar toprakları, kanuna aykırı olarak para karşılığında askerlikle ilgisi olmayan kişilere verildi. Diğer yandan mirî araziler mukataa hâline getirilerek buraların vergi toplama hakkı para karşılığında mültezimlere kiralandı. Böylece dirlikler nüfuzlu kimseler tarafından alınıp satılabilen birer kâr aracına dönüştü.

Tımar sistemini tasfiye sürecinde hazinenin artan nakit ihtiyacını karşılama kaygısının yanında Batı’da ortaya çıkan Askerî Devrim’e ayak uydurma çabası da etkili oldu. Yeni dönemde ok, yay, kılıç ve mızrakla donatılmış tımarlı sipahiler (Görsel 2.16) ateşli silahlar kullanan Avrupa ordularındaki piyadelere karşı etkisiz kalıyordu. Bu durum Osmanlı savaş organizasyonunda zorunlu dönüşüme yol açtı. Devlet, sipahilerin yerine merkezde sürekli eğitime tabi tutulan ve tüfek kullanabilen yeniçeri piyadelerinden kurulu daimî bir orduya ihtiyaç duydu. Bunun için de XVI. yüzyılın ortalarında 13 bin olan kapıkulu askerlerinin sayısını XVII. yüzyılda 100 bine çıkardı.

Kapıkulu ordusuna kanunlara aykırı şekilde yapılan alımlarla yeniçeriliğin esasını teşkil eden devşirme sisteminden uzaklaşılmış oldu. 1703 yılında ise emredilen son devşirme işlemi, yerine getirilmeyerek sistem resmen kaldırıldı. Diğer yandan başkentin dışındaki şehirlerde ve kasabalarda görevli kapıkulları askerlikten çok vergi tahsili gibi işlerde kullanıldı. Böylece kapıkulu askeri, kazanç peşine düşerek geleneksel savaşçılık özelliklerini kaybetti.

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Dersdestek Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 72 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!