11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 76
“11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 76 Dersdestek Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 76
Osmanlı hâzinesi iltizam sistemi sayesinde geçici de olsa nefes alma imkânı buldu. Ancak iltizam gelirleri, uzun süren savaşların yol açtığı bütçe açıklarını kapatmaya yetmedi. Bunun üzerine yeni kaynak arayışına giren devlet tımar ve zeametlerin ardından has topraklarını da mukataaya dönüştürdü. Elindeki bazı mukataaları, maaş istememeleri ve yıllık vergi ödemeleri şartıyla ömür boyu yararlanmaları için asker ve sivil görevlilere bıraktı. 1695 yılında uygulamaya konulan bu sistem malikâne usulü adıyla anıldı. Böylece daha önce tımar sisteminin uygulandığı mirî topraklar, alınıp satılabilen özel mülkler hâline geldi. Başka bir ifadeyle Osmanlı coğrafyasında toprağın ticarileşmesi süreci başlamış oldu.
Osmanlı Devleti malikâne usulüyle mukataaları kısa sürede en fazla kârı sağlamak isteyen, gelip geçici mültezimler yerine değişmez bir mültezimin kullanımına bırakmayı tercih etti. Devletin düşüncesine göre toprağı ömür boyu elinde tutacak olan malikâne sahibi, gelir kaynağını hızla tüketmek yerine onu verimli ve sürekli hâle getirmek için çaba gösterecekti. Aynı zamanda kendi menfaatleri gereği malikânesinde üretim yapan reayayı himaye edip koruyacaktı.
Osmanlı Devleti iltizam ve malikâne yoluyla hazine- sine kaynak girişi sağladı. Ancak bu uygulamalar merkez yönetiminin toprak ile olan bağını zayıflatarak taşradaki merkezkaç eğilimlerin kuvvetlenmesine yol açtı. Çünkü mültezim veya malikâne sahibi, kendi bulunduğu bölgedeki eyalet ve sancak yöneticisine karşı sorumlu değildi. Bunlar devlet denetiminden uzak şekilde, yüksek duvarlar ve gözetleme kuleleriyle çevrili korunaklı yerlerde birer derebeyi gibi yaşadılar. Kimi zaman yetkilerini aşarak usulsüz vergiler toplayıp vergisini ödeyemeyen çiftçilerin topraklarını ellerinden aldılar. Devlet arazilerine satın alma veya fiilen sahiplenme yoluyla el koydular. Böylece mirî toprakları özel mülkiyete dönüştürerek merkezî idare karşısında siyasi güçlerini arttırdılar.
Daha da önemlisi topraktan yararlanma hakkının kendilerinden sonra çocuklarına geçmesini sağlayarak yerel hanedanlıklara dönüştüler.
Osmanlı Devleti idari, mali ve askeri yönden güç kaybına uğraması ve artan para ihtiyacı nedeniyle taşrada ortaya çıkan mahallî unsurlara karşı mücadele edemedi. Aksine giderek daha önemli hâle gelen bu kesime; asayişi sağlama, devlet adına asker toplama ve Bir Osmanlı, ayan, savaş vergilerini tahsil etme imtiyazları tanımak zorunda (Fransa Millî Kütüphanesi, Paris)
kaldı. Böylece Avrupa’da feodaliteye karşı merkezî devletler güçlenirken kendi coğrafyasında merkezî idareye karşı ayan (Görsel 2.20) veya eşraf denilen; mahallî, politik ve ekonomik aktörlerin güçlenmesine zemin hazırladı. Ayanlar tımar ve zeamet topraklarının mukataalara dönüştürülüp iltizama verilmesiyle daha çok toprak satın aldılar. Taşrada merkezî otoriteyi temsil eden beylerbeyi, sancak beyi ve tımarlı sipahiler gibi görevlilerin zaman içinde azalmasıyla da nüfuzlarını arttırdılar.
Soru: İltizam sisteminin Osmanlı toplumunda zayıflattığı ve güçlendirdiği kesimler hangileri olmuştur? Neden?
- Cevap: İltizam sistemi, Osmanlı toplumunda tımarlı sipahiler gibi merkezi otoriteye bağlı askerî sınıfı zayıflatırken, mültezimler ve ayanlar gibi taşradaki yerel güçleri güçlendirmiştir. Bu sistem, mültezimlerin ve ayanların mali ve siyasi güç kazanmalarına, devletin ise taşra üzerindeki kontrolünün zayıflamasına yol açmıştır.
11. Sınıf Dersdestek Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 76 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























