Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları TIKLAYINIZ

Sponsorlu Bağlantılar
Ana Sayfa / Kitap Cevapları / 6. Sınıf Meb Yayınları Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Cevapları / 6. Sınıf Meb Yayınları Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 57 Cevabı
6. Sınıf Meb Yayınları Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Cevapları

6. Sınıf Meb Yayınları Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 57 Cevabı

Sponsorlu Bağlantılar


6. Sınıf Meb Yayınları Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 57 Cevabı

6. Sınıf Meb Yayınları Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 57 Cevabı 

YAZALIM

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) risaletinin ilk yıllarında Müslümanlar kendilerine yapılan baskı ve eziyetler sebebiyle ibadetlerini genellikle gizli olarak, tek başına ya da tenha yerlerde yerine getirmek durumunda kalıyorlardı. Bu yüzden tüm Müslümanları topluca namaza davet anlamına gelen ezan gibi bir çağrıya henüz ihtiyaç duyulmamıştı. Müslümanların sayısının arttığı ve emniyete kavuşulduğu Medine günlerinde durum farklılık arz et meye başladı. Müminler birbirlerini uyarmaya ve namaza davet etmeye çalışıyorlardı. Bir süre Hz. Bilâl (r.a.) Medine sokaklarında namaz vakti geldiğinde “essalah essalah” yani “haydi namaza, haydi namaza” diyerek vaktin geldiğini haber verdi. Ancak bu, tüm müminlerin vakitten haberdar olması konusunda yeterli olmuyordu. Namaza çağrıyla ilgili bu belirsizlik bir süre daha devam etti. Ta ki Peygamber Efendimiz (s.a.v.) sahabileri toplayarak herkesin vakitlerden haberdar olmasını sağlayabilecek bir yöntem konusunda fikir alışverişinde bulunana kadar. Bir kısmı Hristiyanlarda olduğu gibi çan çalmayı teklif etti. Bir kısmı Ya- hudilerin âdeti olan boru çalma fikrini önerdi. Bir kısmı Mecusilerde olduğu gibi ateş yakılabileceğini söylerken bazı sahabiler de yüksekçe bir yere bayrak dikilmesi önerisinde bulundular. Ancak bu tekliflerin hiçbiri tam anlamıyla kabul görmedi. O gece Abdullah b. Zeyd bir rüya gördü. Ertesi gün rüyasını Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) anlattı. Zeyd’in rüyası Peygamberimize (s.a.v.) öğretilenle uygunluk arz etmiştir. Bu olayı Abdullah b. Zeyd’ten dinleyelim:
-O gece üzüntülü olarak yatmıştım. Bir adam elinde bir çan yanımda belirdi.
Ben ona sordum:
-Ey Allah’ın kulu! Bu çanı bana satmaz mısın?
-Onu ne yapacaksın?
-Onunla insanları namaza çağıracağız, dedim.
-Sana bundan daha iyisini göstereyim mi?
Ben de ona,
-Tabi, dedim.
-Şöyle dersin: Allahü ekber, Allahü ekber!, Allahü ekber, Allahü ekber! Eşhedü en lâ ilâhe illallah! Eşhedü en lâ ilâhe illallah! Eşhedü enne Muhammede’r-resulullah! Eşhedü enne Muhammede’r-resulullah! Hayye ale’s-salah, Hayye ale’s-salah! Hayye ale’l felah, Hayye ale’l felah! Allahü ekber, Allahü ekber!
Lâ ilâhe illallah!
Sonra benden biraz uzaklaştı ve şunları söyledi:
-Namaz kılmak için kalktığında ise şöyle dersin: Allahü ekber,
Allahü ekber!, Allahü ekber, Allahü ekber! Eşhedü en lâ ilâhe illallah! Eşhedü en lâ ilâhe il lallah! Eşhedü enne Muhammede’r-resulullah! Eşhedü enne Muhammede’r-resulullah! Hayye ale’s-salah, Hayye ale’s-salah! Hayye ale’l felah, Hayye ale’l felah! Kad kameti’s-salah, Kad kameti’s-salah! Allahü ekber, Allahü ekber! Lâ ilâhe illallah!
Sabah olunca Resulullah’a (s.a.v.) gelip gördüklerimi haber verdim. Resulullah (s.a.v.):
-İnşallah hak rüyadır. Bilâl ile beraber kalk gördüklerini ona öğret de ezanı o okusun. Çünkü onun sesi seninkinden daha gür ve tatlıdır, buyurdu.
Bilâl ile beraber kalktık. Ona ezanın kelimelerini öğrettim, o ise bir taraftan öğrendiklerini uygulamak için okuyordu. Ezan sesini evinden duyan Hz. Ömer dışarı fırladı ve kalkıp Allah Resulü’nün yanına geldi, Efendimize şunları diyordu:
-Ya Resulullah, seni hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki O’nun rüyasında gördüğünü ben de gördüm
(Ebû Dâvud, Salât, 27-28.)

Metne uygun olabilecek başlıkları yazınız. (üç başlık yazılmalı)

Cevap:

  • Ezan Sesi
  •  En Büyük Zenginlik
  • Yüce Allah’a Olan Aşk
0
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry


Sponsorlu Bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir