Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları TIKLAYINIZ

Sponsorlu Bağlantılar
Ana Sayfa / Kitap Cevapları / 7. Sınıf Meb Yayınları Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Cevapları / 7. Sınıf Meb Yayınları Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 105 Cevabı

7. Sınıf Meb Yayınları Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 105 Cevabı

Sponsorlu Bağlantılar


7. Sınıf Meb Yayınları Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 105 Cevabı

2017 – 2018 Eğitim Öğretim dönemiyle beraber pek çok ders ve çalışma kitabı değişti. Değişen ders kitaplarından biri de “7. Sınıf Meb Yayınları Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Cevapları” oldu. Kitabı incelediğimizde ise Yrd. Doç. Adnan MEMDUHOĞLU tarafından kaleme alındığını görüyoruz. Kitapta görsellere hassasiyet gösterilmiş ve görsel tasarım İzzettin Yılmaz BAŞKAR, Faize KOPAN tarafından yapılmış.

7. Sınıf Temel Dini Bilgiler Meb Yayınları İslam Ders Kitabı Sayfa 105 Cevapları“nda önce sorular yazıldı daha sonra cevaplar verildi.

7. Sınıf Meb Yayınları Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 105 Cevabı 

1. Zekâtın önemini kısaca açıklayıp zekâtın faydaları hakkında bilgi veriniz.

  • Cevap: İslam dininde zekat vermek mali bir ibadettir.Müslüman olanların ve maddi durumu iyi olanların fakirlere yardım etmesi ihtiyaç sahiplerine yardımda bulunmasını öngören İslamın beş şartından biridir.Bu ibadet insanlara ve topluma faydaları olan sosyal dayanışmayı sağlayan bir ibadet olma özelliğini de içermektedir. Allah’ın insanlara verdiği maddi olanakları olmayanlar ile paylaşmaktır.

-Zekat toplumdaki gelir dağılımını dengeleyen bir sistemdir.
-Zekat toplumsal yardımlaşma ve dayanışmayı sağlar.
-Zekat insanlar arasında samimiyet ve yakınlaşma sağlar.
-Zekat fakir olanların kalkınmasına vesile olur.
-Maddi dengesizlikleri giderir.
-Zekat insanlara ibadetlerini yapma huzuru verir.
-Zekat gurur ve kibri yenen bir ibadettir.
-Her şeyin sahibinin Allah olduğunu insanlara hatırlatır.
-Kıskançlık ve çekemezlik duygularını giderir.
-Zengin ve fakir olanların yakınlaşmasını sağlar.

2. Zekâtın kimlere farz olduğunu belirtiniz.

  • Cevap: Zekat, dinimizin farz kıldığı mali bir ibadettir. Zekatla mükellef olmak için aranan şartlar şunlardır;1. Müslüman olmak
    2. Akıl baliğ olmak
    3. Hür olmak
    4. Nisap miktarı mala sahip bulunmak

    Yani zekat, Müslüman, ergenlik çağına girmiş, hür ve nisap miktarı sahip olan kimselere farzdır.

3. Zekâtı verilecek malda aranılan şartları belirtiniz.

  • Cevap:

1- Tam mülkiyet
2- Nema diye isimlendirdiğimiz, malın artıcı ve çoğalıcı vasfının bulunması
3- Nisap miktarına ulaşmış olması
4- Üzerinden bir yılın geçmiş bulunması
5- Borç karşılığı olmaması
6- Temel ihtiyaçlardan fazla olması.

4. Toprak ürünlerinden hangi oranlarda zekât gerektiğini öğrenerek defterinize yazınız.

  • Cevap: Bir masraf yapılmaksızın yağmur  ve nehir sularıyla sulanan toprakların mahsulünden  onda bir zekat verilmelidir.Ancak her ne yolla olursa olsun toprağın sulanması için masraf yapılıyorsa verilmesi gereken  zekat yirmide bir olur.

5. Zekât verilecek kimseleri söyleyiniz.

  • Cevap: Zekat, İslam’ın farz kıldığı mali bir ibadettir. Zekat fakir ile zengin arasını güçlendiren bir köprüdür. Zekat herkese verilemez. Zekat verilebilecek sekiz sınıf şu şekildedir;

1. Fakirler
2. Miskinler
3. Zekât memurları
4. Kalpleri İslam’a Isındırılacak Olanlar (Müellefe-i kulüb)
5. Köleler ( Esirler)
6. Borçlular
7. Allah yolunda olanlar
8. Yolcular (Yolda kalanlar)

6. Sadakanın tanımını yapıp çeşitleri hakkında bilgi veriniz.

  • Cevap: Sadaka-i cariye, fıtır sadakası, nafile sadaka, ve sadak olmak üzere 4 çeşit sadaka vardır.

Sadaka-i Cariye: Bireylerin bireylere değil, bir vakfa yardım yapması ve bu vakfın bu yardımları toplayıp hastane, okul, cami ve benzeri kamu yararına işlerde kullanması durumudur. Sevap amel defteri kazanmaksızın sürekli yazılır.

Fıtır Sadakası: Fakir ailelere Ramazan ayı içerisinde gücü yeten müslüman bireylerin verdiği yardımdır. Fakir aileleri doyurmak, para yardımından daha makbuldür.

Nafile Sadaka: Düşkünlere, yolda kalanlara ve fakirlere her zaman için verilebilecek, Allah rızası için yapılan sadakadır.

Sadak: İslam’ın beş şartından biri ve aynı zamanda zekat olan sadak, Ramazan ayında bireylerin elinde bulunan malın belli bir kısmını fakire vermesi biçimindeki yardımdır.

“Verenin malı çoğalır, veren hastalıktan ve kazadan korunur, sadaka veren binbir beladan kurtulur, sadaka veren azapsız cennete girer, sadaka veren sırat köprüsünden yıldırım hızında geçer”. Bunlar Hz. Muhammed’in sadaka hakkında buyurdukları ve sadaka vermenin beş fazileti olarak geçer.

İnsan yaşamı için sadaka vermenin ne kadar mühim bir konu olduğu buradan anlaşılmaktadır. Sadaka veren insanlar mallarının azaldığını düşünmemelidir. Aksine sadaka bereket getirir ve uzun vadede bireylerin malı artar. Toplumsal yardımlaşma ve dayanışmanın artmasını da sağlayan sadaka sonuçta tüm topluma faydada bulunur, huzur ve refah getirir. Paylaşımcı insan her zaman için sevap işler. Hastalıktan, beladan koruyan sadaka aynı zamanda bireylerin içinin rahat olmasını da sağlar. İnsanların mal edinme hırsını azaltan sadaka bu sayede toplumda gelir dağılımının dengesini korur ve toplumsal dayanışmayı arttırır.

7. İnfâk etmenin önemini anlatan bir hikâye bulup sınıfta paylaşınız.

  • Cevap:

8. Orucun tanımını yapınız. Ne zaman farz kılındığını belirtiniz.

  • Cevap:  Oruç, tan yerinin ağarmasından güneşin batmasına kadar geçen süre içinde yemek, içmek ve orucu bozan her türlü davranıştan uzak durmak suretiyle yerine getirilen, akıl sahibi ve ergenlik çağına gelmiş olan, sağlıklı her Müslümanın yerine getirmesi gereken bir ibadettir.Oruç farz, vacip, nafile ve mekruh olmak üzeri 4’e ayrılır. Ramazan orucunu tutmak farz; Adak orucunu tutmak vacip; Pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmak nafile; Bütün sene ara vermeden oruç tutmak ise mekruhtur.

9. Orucun farz oluşuyla ilgili bir ayet-i kerime ve bir hadis-i şerif yazınız.

  • Cevap:

10. Orucun çeşitleri nelerdir?

  • Cevap:  Oruçlar farz, vacip, nafile ve mekruh olmak üzere dört gruba ayrılabilir. Şimdi bunları kısaca görelim:1. Farz Oruçlar: Ramazan orucu ile herhangi bir mazeretle tutulamayan Ramazan orucunun kazası ve kefaret oruçlarıdır. Farz ve vacip oruçlar da zamanı belirli olan ve olmayan şeklinde iki kısma ayrılabilir. Bu ayrıma göre, Ramazan ayı orucu zamanı belirli bir farzdır. Ramazan ayında tutulması gerekir. Kazaya kalan Ramazan ayına ait oruçlarla kefaret olarak tutulacak oruçlar ise zamanı belirsiz birer farzdır. Bunlar, oruç tutmak mekruh olmayan günlerde istenilen her hangi bir zamanda tutulabilirler.

    2. Vacip Oruçlar: Nezredilen (adanan) oruçlarla bozulan nafile oruçların kazası vaciptir. Vacip oruçlar da zamanı belirli olan ve olmayan şeklinde iki gruba ayrılabilir. Buna göre belli bir günde tutulması adanan bir oruç, belirli bir vaciptir. Hangi gün tutulması adanmış ise o gün tutulması vacip olur. Herhangi bir zaman belirtmeden tutulması adanan bir oruç da zamanı belirsiz bir vaciptir. Oruç tutmak mekruh olmayan herhangi bir zamanda tutulabilir.

    3. Nafile Oruçlar: Burada ‘Nafile’ kelimesi Türkçe’mizdeki ‘boşuna, gereksiz’ anlamına değildir. ‘Nafile’ burada fazladan, artı olarak yapılan anlamına gelmektedir. Buna göre farz ve vacip olmayarak Allah Teala’nın rızası için tutulacak oruçlar genellikle ‘Nafile Oruçlar’ başlığı altında ele alınmaktadır. Sünnet, müstehap, mendup ve nafile olarak adlandırılan oruçlar bu kapsamdadır.

    4. Mekruh Oruçlar: Ramazan bayramının birinci günüyle Kurban bayramının dördüncü gününde tutulacak oruçlar tahrimen mekruhtur. Çünkü bu günler Müslümanlar açısından sevinç ve neşe günleridir. Bugünlerde oruç tutmak Müslümanların bu bayramına katılmama anlamına gelebileceği için doğru bulunmamıştır. Diğer taraftan Allah tarafından kullarına birer ziyafet günü demek olan bayram günlerinin ziyafetinden kaçınmak dinen doğru bulunmaz.

    Yalnız Aşure gününde ve yalnız cuma veya cumartesi gününde oruç tutmak, akşam olunca orucu açmadan diğer günün orucuna başlamak gibi tenzihen mekruh olan oruçlar da vardır.

    Nafile oruçlarda, eş ile birlikte olunan durumlarda, eşin muvafakatinin alınarak, oruç tutulması, ücret karşılığı çalışırken de, hizmet ve çalışmaları olumsuz etkileme ihtimali bulunan durumlarda kendisini çalıştıranın iznini alarak oruç tutulması, İslâmi ibadet duyarlılığının bir gereğidir. Bunlara aykırı hareket etmek de mekruh olur.

11. Orucu bozan şeyler nelerdir?

  • Cevap:

1- Boğaza kar ve yağmur kaçması,

2- Astım spreyi kullanmak,

3- Zorla bozdurulmak,

4- Buruna sıvı ilaç koymak,

5- Burnuna kolonya çekmek, [Koklamak bozmaz.]

6- Mukimken oruca başlayıp, sefere çıkınca yiyip içmek,

7- Ud ağacının, amberle tütsülenip dumanının çekilmesi,

8- Başkasının içtiği sigara dumanını isteyerek çekmek,

9- Kulağın içine ilaç damlatmak, kulağı ilaçlı suyla yıkamak,

10- Derideki açık yaraya konan sıvı veya katı ilacın sindirim yoluna girmesi,

11- Vücuda ilaç şırınga etmek,

12- İsteyerek, zorlayarak ağız dolusu kusmak,

13- Dişi kanayanın ağzındaki kanı yutması veya tükürükle eşit miktarda karışık kanı yutması,

14- İmsak vaktinin bittiğini bilmeden yiyip içmek,

15- Güneş battı zannederek orucunu bozmak,

16- Dişlerin arasında kalan nohut kadar şeyi yutmak,

17- Buruna çekilen suyun ağızdan çıkması,

18- Abdest alırken boğaza su kaçması, [Hanbelî’de bozmaz.]

19- Kâğıt, taş, pamuk, ot, pişmemiş pirinç gibi ilaç ve gıda olmayan şeyi yutmak,

20- Makattan veya kadınların önden fitil kullanması,

21- Oruçlu olduğunu unutup yediğinde, orucu bozuldu sanarak, bilerek yemeye devam etmek,

22- İmsak vaktinden sonra niyet edenin, gün içinde orucunu kasten bozması,

23- Denize girince veya guslederken makattan su girmesi, [Hanbelî’de bozmaz.]

24- Dil altına konan ilacı emmek,

25- Makata konan pamuğun veya başka şeyin hepsinin içeri girmesi,

26- Vücuda giren ultrason veya endoskopi cihazında ilaç, merhem olması,

27- Lavman yaptırmak, [Mâlikî’de bozmaz.]

28- Özel olarak su buharı teneffüs etmek,

29- Burundan genze giden kanı yutmak,

30- Bayılanı ayıltmak için veya uyuyanın ağzına su akıtmak,

12. Oruç tutmamayı mübah kılan halleri söyleyiniz.

Cevap:

  • Yolculuk
  • Hastalık
  • Gebelik ve çocuk emzirme
  • Yaşlılık
  • İleri derecede açlık, susuzluk
  • Zor işlerde çalışmak

13. İtikâf nedir? Nasıl yapılır?

  • Cevap: İtikaf TDK’daki anlamıyla; bir kenara çekilme, ortalıkta görünmeme veya Ramazan ayının son on gününde Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak üzere dünya işlerinden ilgiyi kesip camiye kapanarak ibadet etmedir. İtikaf nasıl yapılır: İtikafa camide girilir. Yeme, içme, uyuma camide yapılır. Zorunlu ihtiyaçlar haricinde (tuvalet, abdest tazeleme) camiden çıkılmaz. Cuma namazı başka bir camide kılınıyorsa o camiye Cuma namazı kılmaya gidilebilir. İtikafta zaman; namaz kılarak, zikir çekerek, Kuran okuyarak değerlendirilir. İtikafta dünyevi işlerle iştigal olunmaz.

DOĞRU-YANLIŞ SORULARI

  • Cevap:

1. (D) Zekât, Allah’ın bize verdiği nimetlerin bir kısmını yine onun belirttiği yerlere vermektir.
2. (Y) Fıtır sadakasını, yakınında muhtaç kimse varken daha uzakta bulunanlara vermek mekruhtur.
3. (D) Oruç ibadeti insana sabretmeyi öğretir
4. (Y) Oruçlu olan insanın iradesi zayıflar.
5. (Y) Göz damlası orucu bozmaz.
6. (Y) Hamile ve emzikli kadınlar çocuğun zarar göreceğinden endişe ederlerse oruç tutmayabilirler.
7. (D) Orucu; hurma, su veya tatlı bir şeyle açmak müstehaptır.
8. (Y) İhtiyarlık sebebiyle orucunu tutamayan kimse fidye vermekle yükümlü değildir.
9. (Y) Abdest alırken ağzına su kaçırmak orucu bozmaz.
10. (D) Ramazanın son on gününde itikâfa girmek vaciptir.

0
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry


Sponsorlu Bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir