8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 33
“8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları Sayfa 33 SDR İpekyolu Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 33
Hz. Yakup’un (as) lakabı İsrail’dir. Onun soyundan gelenlere de İsrailoğulları denir. Yakup Peygamberin (as), on iki oğlu vardı ve bunlardan biri de Hz. Yusuf’tu (as). Hz. Yusuf (as), kardeşlerinin ona karşı kıskançlık, çekememezlik gibi olumsuz duyguları sebebiyle kardeşleri tarafından kuyuya atılmış, oradan geçmekte olan bir kervan tarafından kurtarılmış, daha sonra da Mısır’da köle olarak satılmıştır. Mısır vezirinin evinde yaşayan Hz. Yusuf (as), gençlik çağına geldiğinde iftiraya uğramış, zindana atılmıştır. Bir süre zindanda kalan Hz. Yusuf (as), masum olduğu anlaşılınca özgürlüğüne kavuşmuştur. Mısır firavunu onu, ülkenin hâzineden sorumlu en yetkili kişisi olarak görevlendirmiştir.
Zeki, anlayışlı, ileri görüşlü, bilge bir kişiliğe sahip olan Hz. Yusuf (as), Mısır firavunu ve halk tarafından çok sevilmiştir. Bu süreçte o, babası ve kardeşleri başta olmak üzere bütün aile fertlerini Mısır’a getirmiştir. O dönemdeki firavun zamanında İsrailoğulları, Mısır’da rahat ve mutlu bir hayat yaşamışlardır. Ancak Hz. Yusuf’tan (as) sonra İsrailoğulları ülkenin yeni firavunu tarafından köleleştirilmiştir. İsrailoğullarının zor şartlar altındaki bu kölelik hayatı uzun yıllar devam etmiştir. İşte Hz. Musa (as) da İsrailoğullarının köle olarak zor şartlar altında yaşadığı dönemde dünyaya gelmiştir. “Firavun, (Mısır) toprağında gerçekten azmış, halkını çeşitli zümrelere bölmüştü. Onlardan bir kesimi güçsüz bırakıyor, oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise sağ bırakıyordu. Şüphesiz o bozgunculardandı.”1 ayetinde bu duruma dikkat çekilmiştir. Bu ayetten de anlaşılacağı gibi firavun, İsrailoğullarından doğan erkek çocukları öldürüyordu. Çünkü o, gördüğü bir rüya üzerine, İsrailoğullarından doğacak bir erkek çocuğun kendi saltanatına son vereceğine inanıyordu.
Annesi, Hz. Musa’yı (as) doğurduktan bir süre sonra oğlunun hayatından endişe etmeye başladı. Allah (cc) ona, “…Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil’e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız…”2 diye ilham etti. Bunun üzerine Hz. Musa’nın (as) annesi, oğlunu bir sandığa koyup Nil Nehri’ne bıraktı. Suyun içinde sarayın kıyısına kadar ilerleyen sandığı, firavunun ailesi fark etti. Sandıkta bir bebek olduğunu gören kadınlar hemen onu firavunun eşine getirdiler. Kadın, bebeği kucağına aldı, kocasının yanına gitti ve şöyle dedi: “…Benim ve senin için göz aydınlığıdır! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur ya da onu evlat ediniriz.”3 Böylece Hz. Musa (as), bebeklikten itibaren Mısır firavununun sarayında büyüdü. Üstelik Allah’ın (cc) izni ve dilemesiyle onun bakımını da öz annesi üstlendi.4
Aradan yıllar geçti, Hz. Musa (as) büyüyüp gençlik çağına ulaştı. Yüce Allah (cc) tarafından kendisine ilim ve hikmet verilen Hz. Musa (as), çevresinde sevilen ve sayılan bir kişi oldu.5 O, bir gün şehirde gezerken iki kişinin kavga ettiğini gördü. Kavga edenlerden biri İsrailoğullarındandı ve Hz. Musa’dan (as) yardım istiyordu. Hz. Musa (as) ona yardım etmek isterken kavgaya karışıp üzücü bir hadise yaşanması dolayısıyla hemen şehirden ayrıldı ve Medyen’e gitti. Medyen’de yaklaşık sekiz yıl kalıp çalıştı. Bu süre içerisinde o, Hz. Şuayb’ın (as) kızlarından biriyle evlendi.
Evlendikten kısa bir süre sonra da ailesiyle birlikte Mısır’a geri dönmek için yola çıktı.6
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
8. Sınıf SDR İpekyolu Yayınları Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 33 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























