Ana Sayfa / Edebiyat / Yeni Türk Edebiyatı / Ali Muzaffer ve Balonda Bir Vaka-i Aşıkâne

Ali Muzaffer ve Balonda Bir Vaka-i Aşıkâne


Ali Muzaffer ve Balonda Bir Vaka-i Aşıkâne 

Uçan balonun Avrupa’da yaygın olarak kullanılmaya başlandığı dönemde ilginç balon hikâyelerinin sık sık anlatıldığından bahseden Ali Muzaffer, bir Fransız arkadaşından duyduğu bu vak’ayı ‘gayet garip bir vak’a-i musavver fıkra’ olarak nitelendirir.

Vak’a Fransa’nın Napoli şehrinde geçer. Napoli’den karnaval sonrası balonla seyahat etmek ve göklerde hayalleri ile buluşmak için havalanan Lui ve Olivya adlı bir çift, bir süre sonra aralarında konuşmaya başlarlar. Lui, birdenbire tavrını değiştirip, Olivya’yı ‘balon göklerde iken senden intikam almak için iyi bir fırsat elime verdin’ diyerek tehdit etmeye başlar. Ona ‘her yerinden kanlar akıyorken balon içinde kendini hayal et’ der. Olivya ise altta kalmaz, birden onun üstüne sıçrayarak elindeki bıçağı kapar. Balonu bu bıçakla patlatacağını söyler ve bir süre sonra da cebinde sakladığı silahı eline alır ‘bir Amerikalı kadın silahsız gezmez, bunun da faydasını her zaman görür’ diyerek balona iki el ateş eder. Yükseklerde uçan balon, yavaş yavaş üstünde olduğu denize doğru alçalmaya başlar. Bunun üzerine, Olivya: “Olsun! Tam deniz ortasındayız. Maksat mai renk değil mi? Yine lâciverdi bir bahr içinde telef olacağız! ” der.

Vak’adan on beş gün sonra bir balıkçı tarafından kurtarılan ve iyileşmeye başlayan Lui ve Olivya artık birbirlerinden ayrılmışlardır. Lui Olivya’ya yazdığı bir mektupta mai memlekete seyahati artık tek başına yapacağını söyler. Hikâye bu şekilde son bulur.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir