Ana Sayfa / Dil ve Anlatım / Diksiyon ve Hitabet / Beden Dilini Doğru ve Etkili Kullanma

Beden Dilini Doğru ve Etkili Kullanma


Beden Dilini Doğru ve Etkili Kullanma

Beden Dili Nasıl Kullanılır

Beden Dili Nasıl İyi Kullanılır

Beden Dilini Doğru Kullanmanın Önemi

  • İnsanların bizimle ilgili ilk izlenimleri henüz daha konuşmaya başlamadan önce bede­nimizin, giyimimiz ve hareketlerimizle birlikte verdiği mesajla gerçekleşir.
  • İnsanların yeni tanıştıkları biriyle ilgili ilk izlenimleri yarım dakika gibi bir zaman içeri­sinde oluşur. Bir insanın yeni tanıştığı kişiler üzerinde sempati uyandırması ise ilk dört dakika­lık bir zaman içerisinde gerçekleşir.
  • Bunun için görünümümüze ve beden dilimize en az sözümüz kadar önem vermeliyiz. Örneğin bir toplantıdaki oturma düzeninin, insanların el sıkışırkenki tavırlarının bile çeşitli mesajları vardır: Karşı karşıya oturmak rekabet duygusu yaratırken hafif birbirine dönük ola­rak yan yana oturmak işbirliğini ve yakınlığı ifade eder, insanların ellerini sıkmak, bize uza­nan elleri boş çevirmemek, el sıkışacak yakınlıkta değilsek bile başımız ve gözlerimizle insanları selamlamak, İnsanlar üzerinde bir sıcaklık yaratacaktır.
  • Bedenin sağlıklı ve bütün organlarıyla uyumlu bir biçimde duruşu, abartıya kaçmamak şartıyla enerjik hareketler yapmak dinleyicileri olumlu etkiler, kendini bırakmış, beden hare­ketleri birbiriyle uyumsuz olan kişiler dinleyicilere yeterli rahatlığı ve güveni vermez. Beden dilinin abartılı ve yapay kullanımı dinleyicinin kendisine söylenenlere değil, konuşmacının söy­leyiş biçimine yönelmesine neden olur.
  • Yüzünüz sözlerinize uygun bir anlatım taşımalıdır. Sözlerinizle hiddeti anlatmak ister­ken yüzünüzde gülünç bir anlatımın bulunması bir aykırılık meydana getirir. Ayrıca duygu ve düşünceleri yansıtmayan, içten gelmeyen yüz hareketlerinden de kesinlikle vazgeçilmelidir. Konuşmacı, güleryüzlü olmayı da ciddi bir yüz ifadesi takınmayı da bilmelidir; ama asık suratlı olunmamalıdır, asık suratlı bir konuşmacıyı dinleyiciler kendilerine yakın bulmaz ve dinlemez­ler.
  • Uzun saçların alnı ve yüzü kapatmamasına dikkat edilmelidir. Saçlar, yüzün anlatımını tam olarak yapmasının önüne geçmemelidir.
  • Konuşurken gözleri dinleyicilerin üzerinden kaçırmamak gerekir; çünkü insanın duygu ve düşüncelerinin en önemli taşıyıcısı gözlerdir. Göz teması yeterli derecede etkili değilse, ses güzelliği, uyumlu hareketler gibi özellikler pek bir şey ifade etmez. Bakışlarımız sayesinde her dinleyici kendisine seslendiğimizin aynmında ve bilincinde olmalıdır. Ayrıca konuşurken gözle­ri sıkça kırpıştırmamak gerekir, dinleyiciler sizin çekingen olduğunuzu veya bir tikiniz olduğu­nu düşünebilir. Konuşurken saçı, kulakları kaşımak, parmaklan burna götürmek gibi hareket­lerden de kaçınılmalıdır.
  • Konuşma sırasında başın dik durması gerekir. Çünkü başın arkaya doğru duruşu kendini beğenmişliği; başın eğik duruşu da korku ve sıkılganlığı ifade eder.
  • Konuşma sırasında kollarımızı bağlamamalı, dinleyiciyle aramızda bir set oluşturmama­lıyız, göğüs bölgesinin açıklığı sağlıklı bir iletişimin önünü açar.
  • Omuzlann düşük durmaması gerekir. Böyle bir duruş, yorgunluk, bezginlik ve bitkinlik anlatımı taşır. Omuzları belirli bir yumuşaklık içinde dik tutmak gerekir. “Baş, sırt” düzgünlü­ğü omuzlann da uygun durmasını sağlar.
  • Bedenin üst yansının ve ayak uçlarının dönük durduğu yön, kişinin ağzından dökülen kelimeler ne olursa olsun, gerçekte zihinsel ve duygusal enerjisinin dönük olduğu yöndür. Bir­birlerini dinlemeye istekli iki kişi çoğunlukla birbirlerine doksan derecelik açıyla dururlar.
  • Omuzlanmızın düşmesi veya hafif öne eğik durmamız kendimize güven duymadığımızı veya huzursuz olduğumuzu gösterir.
  • Konuşma sırasında, abartmaya kaçmadan, yerinde jestler yapılmalıdır. Öncelikle çok fazla jest yapılmamalıdır, fazla jest yapmak jestin etkisini azaltır. Altını çizmek istediğiniz bir sözcük ya da cümle söz konusu olduğunda el kol hareketlerinden yararlanılmalıdır. Jestler çok çabuk bir biçimde yapılmalı, kontrollü olmalıdır. Aynı jestlere sıkça yer verilmemelidir. Jestle anlatım sözle anlatımdan bir İM saniye kadar önce olmalıdır.
  • Ayaktaysak ellerimizi konuşmamızın doğal akışına göre kullanmalıyız. Oturuyorsak, oturduğumuz yere gerilmeden ve yayılmadan rahatça yaslanmalıyız. Konuşurken ellerimizi masa, sandalye gibi bir nesneye dayamamalıyız. Bu davranış dinleyenlere “desteğe ihtiyacı var, kendine güvensiz” mesajını verir.
  • Kuvvetliliği ve ataklığı ifade etmek için bacaklarımızdan birini diğerinden ayrılmış ola­rak önde; rahatlığı, kaygısızlığı, meydan okumayı ifade etmek için bacaklarımızı aynı hizada birbirinden ayn olarak tutabiliriz.
  • Dinleyiciye soru yöneltirken sağ kolumuzu -sağ elin işaret parmağı onları işaret edecek biçimde vücudumuzu hafifçe öne eğik olarak- uzatmalıyız.
  • Konuşma sırasında bir şeyler sayarken sağ elimizi açık tutup sol elimizin işaret parmağı ile küçük parmağınızdan başlayarak parmaklarımızı kapatmak suretiyle sayabiliriz.
  • Karşılaştırma, tartma anlamını vermek için iki elimiz ile terazinin iki kefesinin aşağı yukan hareketini taklit edebiliriz.
  • Konuşma mekânında gürültü varsa bunun önüne geçmek için dinleyicilere sağ kolumuzu uzatıp el ayamızı parmaklarımız bitişik şekildeyken gösterip “durunuz” işareti yapabiliriz.
  • Korkuyu, dehşeti jestle ifade etmek için vücudumuzu geriye doğru çekerken kollarımızı ileriye doğru uzatarak ellerimizle bir şeyler itiyormuş gibi yapabiliriz.
  • Ümitsiz, cesaret kinci bir durumu anlatmak için kollanmızı ümitsizce yanlara bırakabi­lir, bir şeye meydan okuyup onu beklediğimizi ifade etmek için kollanmızı önde kavuşturabili- riz.
  • Büyük bir şeyleri anlatmak için kollanmızı yukan kaldırarak birbirinden uzaklaştırabilir, darlığı anlatmak için avuç içlerimizi birbirine yakınlaştırabilir, genişliği anlatmak için birbirin­den uzaklaştırabiliriz.
  • Düz olan bir şeyi anlatmak için avuç içlerimizi yere dönük olarak tutabilir, yuvarlak bir biçimi ifade etmek için iki elimizi dairesel olarak hareket ettirebiliriz.
  • Sevgi ve heyecanı belirtmek için avuç içimizi kalbimizin üzerine bastırabiliriz; iğren­meyi, nefret etmeyi ifade etmek için başımızı hafifçe geriye doğru büküp avuç içimizi dışan doğru çevirip itebiliriz.
  • Çabukluğu ifade etmek için avuç içi aşağı dönük olarak elimizi göğüs hizasından hızla sallayabiliriz.
  • Çok küçük bir şeyi ifade etmek için işaret parmağımızın ucuna aynı elimizin başparma­ğıyla dokunabiliriz.
  • Güçlülüğü, azmi ifade etmek için bütün parmaklarımızı kapatabilir, tehdit anlamı için yumruk gösterebiliriz. Yalvarma anlamını vermek için ellerimizi birleştirip parmaklarımızı bir­birine geçirip hafifçe öne arkaya doğru sallayabiliriz.
  • Karşılıklı konuşmalarda karşıdakini dinlediğimizi hissettirmek için karşımızdaki konu­şurken sık sık başımızı hafifçe aşağı-yukarı hareket ettirebiliriz. Bu hareketi biraz daha belir­gin yaparak öne sürülen düşüncelere katıldığımızı; başımızı önden arkaya kaldırarak katılma­dığımızı ya da bir şeyi inkâr ettiğimizi anlatabiliriz.
  • Kötülüğü ve küçümsemeyi anlatmak için gözlerimizi yan, kapalı bir biçimde kısabilir göz kapaklarımızı indirerek saygıyı ve utanmayı anlatabiliriz.
  • Heyecanlı bir durumu anlatmak için gözlerimizi bir an kapatıp açabilir; şaşkınlığı, kor kuyu ifade etmek için gözlerimizi iri iri açabiliriz.
  • Yoğun, derin düşünceleri, sağlam iradeyi, sertliği ifade etmek için kaşlarımızı çatabili riz. Acıyı, üzüntüyü kaşlarımızın başlangıç kısımlarını yukarı doğru kaldırıp uç kısımlarını aşaş indirerek somutlayabiliriz. Öfkeyi, sinirliliği ifade etmek için kaşlarımızı kaş aralarında deril bir çizgi oluşacak, burun deliklerimiz açılacak biçimde çatabiliriz.
  • Sevgi yoğunluğunu göstermek için kaşlarımızı kaldırıp gözleri büyütüp, ağzımızı hafifçi açabilir, dudaklarımızı aralayıp dudak kenarlarımızı hafif yukarı kıvırabiliriz.
  • Hayret ve sevinci ifade etmek için dudaklarımızı yarım, şaşkınlığı ifade etmek için tar açabiliriz.
  • Üzüntüyü; dudak kenarlarını aşağıya indirerek somutlayabilir, bir şeye sıkıldığımızı, ke yifsizliğimizi ifade etmek için dudaklarımızı büküp öne doğru uzatabiliriz.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir