Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları TIKLAYINIZ

Sponsorlu Bağlantılar

Gemileri Yakmak Deyiminin Çıkış Hikayesi

Güme Gitmek Deyiminin Çıkış Hikayesi

Ana Sayfa / Deyimler / Göze Girmek Deyiminin Çıkış Hikayesi

Göze Girmek Deyiminin Çıkış Hikayesi

Sponsorlu Bağlantılar


Göze Girmek Deyiminin Çıkış Hikayesi

İnsanlar takdir edilmekten hoşlanırlar. Başarılı olmak her insanın hayalidir. Başarı için çok çalışmamız gerekir. Var mısınız çok çalışmaya? O hâlde takılın peşime. Deyimler dünyasındaki yolculuğumuz devam ediyor.

İnsanlar neden göze girerler 🙂

(a) Gözü sevdikleri için.
(b) Buradaki göz insan gözü değil, sugözü.
(c) Göz deyip geçmeyin.
(d) Ne yapsınlar yani, buruna mı girsinler?
(e) Bu deyim yanlış yazılmış. Doğrusu göze değil, söze girmek olacaktı.
(?) Bilmem ki kardeş. İnsanoğluna akıl sır ermiyor.
(g) Kiralar pahalı. En iyisi bir göz evde oturmak.
(h) Bu seçeneği geçin lütfen.
(T) Cevap veriyorum: Cevap yok.

Neden bir insan göze girmeye çalışsın?

Bence psikolojik bir sorunu vardır. Hem göze nasıl girsin? İnsan bir filin gözüne bile giremez. Göze girmek öyle kolay bir şey mi? Değil elbette.

Neyse biz en iyisi Sözü yazara bırakalım.

Madem bu konuları o Seçiyor, mutlaka bir bildiği vardır.

Göze Girmek Deyiminin Anlamı

Çalışkanlığımızla, dürüstlüğümüzle, davranışlarımızla, yeteneklerimizle bulunduğumuz yerdeki insanların güvenini ve sevgisini kazanmak anlamındadır.

Göze Girmek Deyiminin Hikayesi

Bektaşî biri kıraathanede çay içiyor- muş. Kıraathanedeki insanlar Sohbet ediyorlarmış. Üstüne üstlük köyün imamı da oradaymış. Tarladan, havalardan, hayvanlardan konuşurlarken, konu ramazan ayma gelmiş. Orada bulunanlardan bir tanesi imama Sormuş:
– Hocam üç aylar başlayalı epey oldu. Oruç tutmak için Sahura ne zaman kalkıyoruz?

Hoca cevap vermiş;

– Recep bitti, şaban bitmek üzere. Sırada ramazan var, Bugün yarın Ay çıkacak. Ay’ı gördüğünüz vakit sahura kalkabilirsiniz.
Bektaşî Sohbete katılmıyormuş ama konuşulanları da dinliyormuş.

İşin açıkçası oruç tutmayı pek istemiyormuş. Eve gider gitmez hanımına Seslenmiş;

– Perdeleri iyi kapat hanım.

Kadıncağız meraklanmış. Sormuş:

– Bir şey mi oldu?

Adam üzgün bir şekilde başını sallamış ve cevap vermiş;

– Ramazan geliyor.

Kadın bu defa daha da meraklanmış.

– İyi ya bey, biz de oruç tutarız, demiş.

– Sen uzatma da dediğimi yap, demiş adam.

0 günden Sonra bizim Bektaşî, kafasını kaldırıp gökyüzüne bakmamaya karar vermiş. Onu görenler “Neden böyle başın önde geziyorsun, bir şey mi oldu?” diye SorSalar da, cevap alamıyorlarmış.

Tutup da millete “Oruç tutmak istemiyorum. O yüzden de Ay’ı görmek istemiyorum.” diyemezmiş elbette.

Bu durum birkaç gün böyle devam etmiş.

Bir gün köye şiddetli bir yağmur yağmış. Birkaç Saat Sonra yağmur dinmiş ve hava açılmış. Yollardaki yalaklara Sular dolmuş. Bizim Bektaşî o akşam – kıraathaneden eve giderken, bir Su birikintisinden yansıyan Ay’ı görmüş.

Öfkelenmiş ve başını göğe kaldırıp Ay’a, “Bre mübarek! Seni görmemek için başımı gökyüzüne kaldırmıyorum. Ama Sen yere inerek gözüme girmeyi başardın. Ama hiç Sevinme, oruç tutmayacağım.” demiş.

0
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry


Sponsorlu Bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir