İslam Kültür ve Medeniyeti Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 98
“İslam Kültür ve Medeniyeti Ders Kitabı Cevapları Sayfa 98 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
İslam Kültür ve Medeniyeti Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 98
“… Tarihsel süreç içerisinde özellikle yabancılarda, el dokumalarına sahip olmak bir ayrıcalık ve onları tablolarda tasvir etmek ise moda hâline gelmişti. Macaristan’da Protestan, Lüteryan ve Kalvanist kiliselerinin duvarları, Türk halılarıyla süslenirdi. Cenaze törenlerinde katafalkın üzerine Türk halısı örtmek de âdet hâline gelmişti (Batari, 1975: 74-79). XV. yüzyıldan sonra Balkanlarda ve Avrupa’da Türk halısına aşırı bir rağbet vardı. Örneğin İtalya’da Türk halısı satın alamayanların, kiralama yoluyla da olsa bu ayrıcalığa ulaşma çabasına girdikleri bilinmektedir. Öyle ki balkondan sarkıtılan bir Türk halısı, zenginliğin ve soyluluğun simgesiydi (Rosamond, 2005: 126-156).”
Taş İşçiliği: Taş, mimarinin ana malzemelerindendir. Cami, medrese, saray, kale, konak, kümbet, kervansaray, köprü gibi mimari eserlerdeki taş süslemelerinde çeşitli kompozisyonlar ve tasarımlar kullanılmıştır. Minareler, mezar taşları, anıtsal giriş kapılarındaki taş işçiliğinde genellikle yazı, bitki formları, geometrik desenler sade ve ince bir üslupla işlenmiştir.
Maden Sanatı: Maden; silah sanayisi, mimari, ev eşyası, ziynet ve para olarak hayatin her alanında kullanılır. Madenî eşyanın yapımında dökme, dövme ve savatlama teknikleri kullanılır. Bakırcılık, altın ve gümüş işlemeciliği olan kuyumculuk, önemli maden sanatlarındandır. Çeşitli tekniklerle yapılan madenî eşyaların üzerine yaprak, rumi, nar, lale ve selvi gibi bitkisel süslemeler yapılmıştır.
Yazı mı Tu(ğ)ra mı?
Osmanlı zamanındaki madenî paraların bir yüzünde yazı, diğer yüzünde ise dönemin padişahına ait tuğra bulunurdu. Dolayısıyla günümüzde bir deyim hâline gelen “Yazı mı tura mı?” ifadesinin aslı, “Yazı mı tuğra mı?”dır.
6. MUSİKİ
Musiki, insanlık tarihi kadar eskidir. İnsan, daima fıtri olanı arar ve ona yönelir. Musiki, insan fttratının meylettgi Allah’ın lütfü olan nimetlerden biridir. Duygu ve düşüncelerin ifade edildiği bir araçtır. Tedavi aracı olarak da kullanılmıştır. Musiki ile tedavi antik medeniyetlerde, Selçuklu ve Osmanlı şifahanelerinde tedavinin tamamlayıcı bir parçası olmuştur. Aynı zamanda musiki makamlarının hangi hastalığın şifasında etkili olduğu konusunda alimlerce birçok araştırma yapılmıştır. Günümüzde ruhun gıdası olarak kabul edilen musikinin insan sağlığı üzerindeki etkisinden bahseden araştırmalar bulunmaktadır. Bu araştırmalar musikinin ruhsal hastalıkları iyileştirici yönüne odaklanmıştır.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
İslam Kültür ve Medeniyeti Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 98 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























