Savaş ve Barış Kitap Özeti ve İncelemesi Lev Tolstoy
Edebiyat severler Lev Tolstoy tarafından yazılan Savaş ve Barış kitap özeti ve incelemesine bakmaya ne dersiniz?
Lev Tolstoy Savaş ve Barış Kitap Özeti ve İncelemesi
Kitap İsmi: Savaş ve Barış
Kitabın Yazarı: Lev Tolstoy
Kitabın Konusu: Napolyon Savaşları döneminde Rusya’da farklı ailelerin hayatı üzerinden savaşın yıkımını, barışın değerini, aşkı, inancı ve insanın hayatın anlamını arayışını anlatır.
Okuduğunuz kitabın şahıs ve varlık kadrosu: Piyer Bezuhov, Prens Andrey Bolkonski, Nataşa Rostova, Prenses Marya, Rostov ailesi, Bolkonski ailesi, Kuraginler, Kutuzov, Napolyon, askerler ve halk; Moskova, Petersburg, savaş cepheleri ve malikâneler.
Okuduğunuz kitaptaki olayın geçtiği Yer ve zaman hakkında bilgi veriniz: Olaylar 1805-1812 yılları arasında Rusya’da geçer; Petersburg ve Moskova’daki salon hayatı ile Austerlitz, Borodino gibi cepheler iç içe anlatılır.
Kitabı siz yazmış olsaydınız başlığını ne koyardınız: İnsan ve Kader
Kitapta en çok beğendiğiniz bölümü yazınız: Borodino savaşı ve sonrasında Moskova’nın yanışı gibi sahneleri beğendim; çünkü savaşın büyüklüğünü ve insanların çaresizliğini çok güçlü veriyor.
Kitapta beğenmediğiniz bölümü yazınız: Bazı uzun tarihsel açıklamalar ve felsefi tartışmalar; çünkü hikâyenin akışını yavaşlatabiliyor.
Kitabı siz yazmış olsaydınız sonunu nasıl bitirirdiniz: Karakterlerin iç huzura ulaşması yine olurdu ama son bölümde ailelerin geleceğine dair daha kısa ve daha net bir toparlanma yapardım.
Okuduğunuz Kitabın özetini yazınız: Roman, Rus soylularının salonlarında başlar. Petersburg’daki toplantılarda insanlar savaş haberlerini konuşur, fikirler öne sürer, kimi Napolyon’u över, kimi nefret eder; fakat konuşmaların çoğu “uzaktan”dır. Çünkü savaş henüz onların kapısına tam gelmemiştir. Bu ortamda Piyer Bezuhov, Prens Andrey Bolkonski ve Rostov ailesi gibi karakterlerle tanışırız. Piyer saf, arayış içinde, neye inanacağını bilmeyen bir gençtir; bir anda büyük bir mirasın sahibi olunca hayatı karışır. Prens Andrey ise daha sert, disiplinli ve hayattan çabuk bıkmış bir adamdır; “büyük işler” yapmak, anlamlı bir hayat yaşamak ister. Nataşa Rostova ise canlı, duygulu ve hayata açık bir genç kızdır; aile sıcaklığı içinde büyür ve sevgi arar.
Savaş başlayınca karakterlerin hayalleri gerçeklerle çarpışır. Prens Andrey cepheye gider, kahramanlık hayali kurar; fakat Austerlitz’te yaşadığı şey, savaşın görkem değil acı olduğunu gösterir. O anlarda Andrey’in iç dünyası değişir; insanın kendini ne kadar büyük görse de bir anda ne kadar küçük kalabildiğini anlar. Piyer ise cephede olmasa bile savaşın etkisini hayatında hisseder. Yanlış evlilik yapar, çevresindeki çıkar ilişkileriyle boğuşur ve “Ben nasıl yaşamalıyım?” sorusuna cevap arar. Rostov ailesi ise hem mutluluk hem yoksulluk arasında sallanır; aile içindeki sevgi sıcak olsa da savaş ve para sorunları evin üstüne gölge düşürür. Nataşa büyürken hem temiz bir sevgi yaşar hem de büyük bir hatanın içine sürüklenir; bu hata hem kendisini hem çevresindekileri yaralar.
1812’ye gelindiğinde savaş artık herkesin evine girer. Napolyon’un ordusu Rusya’nın içine ilerlerken halkın korkusu artar. Borodino savaşı, romanın en sarsıcı noktalarından biridir; Tolstoy burada savaşın düzenli bir “plan” gibi değil, karmaşa ve ölüm gibi yaşandığını gösterir. Ardından Moskova boşalır ve şehir yanar; insanlar evlerini terk eder, yolculuklarda hastalık ve yoksulluk ortaya çıkar. Bu yıkımın ortasında karakterler de sınanır. Prens Andrey ağır yaralanır; geçmişteki öfkelerini, gururunu ve kırgınlıklarını yeniden düşünür. Nataşa, yaptığı hatanın ardından olgunlaşır ve acının içinde daha merhametli birine dönüşür. Piyer ise Moskova’da kalıp bir anlam bulmaya çalışır; esaret ve ölüm korkusu içinde bile insanın içindeki iyiliği arar.
Tolstoy roman boyunca “tarihi kim yapar” sorusunu da düşünür: Büyük komutanlar mı, yoksa sıradan insanların toplamı mı? Kutuzov ile Napolyon karşılaştırılırken, gerçek gücün sadece emir vermek olmadığını, sabır ve halkın direnciyle ilgili olduğunu hissettirir. Savaş bittiğinde hayatta kalanlar barışın değerini daha iyi anlar. Kimileri kayıplarla yaşamak zorunda kalır, kimileri yeni bir aile kurar, kimileri de iç huzura yaklaşır. Roman, savaşın insanı parçaladığını ama bazen de insanın içindeki gerçek değerleri ortaya çıkardığını göstererek biter; okur, hem büyük tarihin akışını hem de tek tek insanların iç dünyasını birlikte hatırlar.
Lev Tolstoy tarafından kaleme alınan Savaş ve Barış tavsiye ettiğimiz kitaplardandır.























