Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Siyah Kehribar Kitap Özeti

Siyah Kehribar Kitap Özeti


Siyah Kehribar Kitap Özeti

Olaylar İspanya İç Savaşları sırasında Mussolini yönetimindeki İtalya’da geçer. Sanat tarihi doktorası yapmak için Roma’ya gelmiş bir Türk genci, pansiyon arkadaşı Fernando ile gittiği, üniversite yakınındaki Siyah Kehribar
Barı’nda kadın-erkek, rejim muhalifi aydınlarla tanışır. Anarşist ruhlu bir işsiz olan Fernando, konservatuvarda okuyan, barda da şarkı söyleyen Atina’lı Sofiya’ya âşıktır; Türk genci de esmer güzeli Melina’ya tutulur. Melina’nın amcası Umberto ünlü bir ressamdır, Roma dolaylarında bir yerde oturur. Antifaşist olduğu için üniversiteden kovulmuş sosyoloji profesörü Gizo, karısı İvet’in imzasıyla ihtilâl fikirleri aşılayan romanlar yazmakta, rejim aleyhindeki faaliyetleri de ressam Umberto yönetmektedir. Melina’nın, âşığı Türk genci ve bardaki şef garsonun oğlu Barbaryo ile beraber, amcasına gizli evrak götürdüğü kasabada, faşist takipçiler Barbaryo’yu öldürürler. Polisin ve faşistlerin Siyah Kehribar’a gelip gidenler üzerindeki baskısı daha da artar. Şef garson Leonardo antifaşistlerden olduğu için, patrona baskı yapılarak bardan attırılır, açtığı yeni bir meyhane, üçüncü gün cam-çerçeve al aşağı edilir. İvet imzalı eserlerin yazarı olduğu bilinen profesör Gizo’dan nedamet getirmesi ve Duçe’ye övgüler yazması istenir. Gizo bunu kabul etmeyince faşist basın aleyhinde yayına başlar; tutuklanmasına karar verilir. Gizo, ressam Umberto’nun; karısı İvet de Melina’nın hüviyetleriyle kaçacak, sınırı geçeceklerdir. Umberto onları polisin takibinden kurtarırsa da, karı-koca hududu geçmenin imkânsızlığı karşısında, bir dağ otelinde intihar ederler. Şef garson, oğlunun katilini öğrenmiştir. İntikam için bir plan kurarsa da, katilin dostu olan, Erikçiçeği adında bir fahişenin kalleşliği yüzünden, pusuya düşürülüp öldürülür. Şef garsonla oğlunun çifte öcünü, Türk gencinin pansiyon arkadaşı Fernando alır; Baba-oğulun müşterek katilini bir gece Siyah Kehribar’da bıçaklar. Cinayetin tek şahidi fahişe Erikçiçeği, karakolda bütün işkencelere rağmen, Fernando’yu ele vermez, kaptığı bir tabanca ile intihar eder. Roman, kurtulan Fernando ile yeni sevgilisinin Şili’ye giden bir vapurda hür ve saadet imkânları sınırsız bir hayata doğru yola çıkmalarıyla son bulur. • Dikta rejimlerinin hür ve zora gelmez mizaçlar üzerinde yarattığı olumsuz etkileri belirten roman, birbirine zıt görüşlerle karşılandı, eleştirmenler ve yazar arasında tartışmalara yol açtı.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir