Sosyoloji Ders Kitabı Cevapları Sayfa 168
“Sosyoloji Ders Kitabı Cevapları Sayfa 168 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Sosyoloji Ders Kitabı Cevapları Sayfa 168
6.6.6. ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN ÖZELLİKLERİ VE ÖNEMİ
Atatürkçü düşünce sistemi; akıl ve bilimsel düşünce rehberliğinde ilerlemeyi, insan hak ve özgürlüklerini, tam bağımsızlık ilkesini benimsemeyi, halk egemenliğini ve çağdaşlaşmayı esas alan çok yönlü ve kendine özgü bir düşünce sistemidir. Cumhuriyetçilik ve halkçılık ilkeleri ile halkın egemenliği güvence altına alınmıştır. Millî kimliğin oluşmasında belirleyici olan Atatürkçü düşünce sistemi, evrensel değerlerle millî değerlerin bir sentezidir. Devletçilik ilkesiyle devletin; kamunun ihtiyaçlarını karşılayan, halkın huzur ve refahını sağlayan bir örgütlenme biçimi olduğu kabul edilir. Akılcılık ve bilimsel düşünceye verilen önem sebebiyle dogmatik değil yeniliğe açıktır. İnkılapçılık ilkesi ise durağan değil dinamiktir. Atatürkçü düşüncede bağımsızlığın en yüce değer olarak kabul edilmesi bağımsızlık kazanmak isteyen birçok ülkeye ilham vermiştir. Bu yanıyla da evrenseldir.
6.6.7. ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNDE VATANDAŞLIK, HAK VE GÖREV
Atatürkçü düşünce sisteminde vatandaşlık, bir toplumdaki tüm bireylerin hak ve görev dengesini içselleştirmesiyle kazanılır. Buna göre bireyin kendi hakları olduğu gibi kendi dışındaki bireylerin haklarından doğan görevleri de vardır. Toplumsal hayat ancak bu dengenin sağlanmasıyla devam edebilir.
Soru: Aşağıdaki metni okuyunuz ve metnin sonundaki soruyu cevaplayınız.
“Hakların en birincisi, yaşamak hakkıdır. Diğer bütün haklar ve bu haklara karşılık olarak yapılan görevler, hep yaşamak hakkına dayanır. Bugünkü hukuk, insanları, her kim olursa olsun, herhangi memlekette bulunursa bulunsun, yaşamak hakkına sahip sayar. Şüphe yok, bir insanın yaşamak hakkı, onu diğerlerinin yaşamak hakkına saygı göstermek göreviyle bağlar. Bu fikri daha açık ifade edelim: Bir insanın hakkı, diğer bir insan için görev olur ve yine bir insanın görevi de diğer insanın hakkı demektir.
Hak, yetki dediğimiz zaman hemen aynı şeyleri anladığımız gibi görev, zorunluluk, yükümlülük, ödev ve borç da birbirinden ayrılmayan şeylerdir. Anlıyoruz ki, hakkın bulunduğu yerde görev ve görevin bulunduğu yerde hak vardır. Yani, her insan aynı zamanda hem kendine ait birtakım haklara sahiptir hem de başkalarına ait hakların kendine yüklediği birtakım görevlere sahiptir. İnsanlar, toplumsal yaşamda haklardan ve görevlerden örülmüş bir ağ içinde düşünülebilir.
İnsanlar, insan kaldıkça bu ağdan çıkamazlar. Şu da bilinmelidir ki, bu söylediğimiz esas, insanlık tarihine oranla yenidir ve hatta denilebilir ki, bu esas istenildiği derecede tam, kesin, değişmez olarak bütün insanlığın ruhuna henüz girmemiştir.”
Soru: Atatürkçü düşünce sisteminde hak ve görev dengesine ilişkin neler söyleyebilirsiniz? Açıklayınız.
- Cevap:
Sosyoloji Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 168 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























