Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 112
“Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 112 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 112
Karabaği; Arap dili ve edebiyatı, tefsir, hadis, fıkıh, kelam ve felsefe gibi çeşitli ilimlerde geniş bilgiye sahiptir. Akılcı yönü ağır basan Fahrettin Razi ekolüne mensup olan Karabaği, daha çok felsefi ve akli ilimlere ağırlık vermiştir. Onun özellikle tehafüt türü eserler içinde yer alan Ta’likâ ‘alâ Tehâfüti’l-felasife adlı eseri söz konusu literatüre önemli bir katkı sağlamıştır. Mantıksal bir bütünlük içinde kaleme aldığı bu eserde Karabaği akli ilimlere, özellikle de felsefeye olan hakimiyetini ortaya koymuş ve Gazali ile Hocazade’nin bazı görüşlerine eleştiriler getirmiştir.
Hocazade’nin eserindeki bazı bölümleri açıklamış, bunları tehafüt türündeki diğer eserlere de atıflar yaparak tutarlı ve eleştirel bir yaklaşımla karşılaştırmış ve bazı değerlendirmelerde bulunmuştur.
Taşköprülüzade Ahmed Efendi, XVI. yüzyıl Osmanlı düşüncesinde teorik ilimler alanında saygın bir konuma sahiptir. Özellikle ilimler tarihi niteliğindeki Miftâhu’s-Sa’âde ve Osmanlı dönemi âlimleri hakkında bilgiler verdiği Şakâiku’n-Nu’mâniyye adlı eserleri önemlidir.
Taşköprülüzade, hikmetin (felsefenin) gerekli olduğunu “Kişinin hikmetten bir kelime öğrenmesi, onun için dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır.” hadisi ile te- mellendirmeye çalışmıştır. Taşköprülüzade’ye göre felsefi ilimler ile dinî ilimler birbirinin tamamlayıcısıdır, aralarında hakikatte bir uyuşmazlık yoktur. Taşköprülüzade, felsefi ilimler ile dinî ilimlerin birbirine karşıt olmadığını ve farklılığın büyük meselelerde değil, basit birkaç meselede olduğunu belirtmiştir.
XVI. yüzyılın önemli âlimlerinden bir diğeri de Kınalızade Ali Efendi’dir. Kâtip Çelebi Kınalızade Ali’den “Gerçekleri araştırıp bulan ulu Türk âlimi” şeklinde övgüyle söz etmiştir. Kınalızade Ali’nin hemen her alanda bilgi sahibi olduğu; tefsir, fıkıh, felsefe, matematik ve belagat konularında yetkin bir kişi olduğu çeşitli kaynaklarda belirtilmiştir. Kınalızade’ye göre ahlak ilminin ele aldığı konuların tüm insanları ilgilendirmesi ve mutlu olmak için herkesin bu ilmi bilmesi gerektiği düşüncesi âlimleri ahlak ilmiyle ilgili kitaplar yazmaya sevk etmiştir. Ahlak konusunda felsefi temelleri olan kapsamlı bir eser ortaya koymayı amaçlayan Kınalızade’nin Ahlâk-ı Alâî adlı eseri, ahlak felsefesi alanında yazılmış en önemli eserler arasındadır (Görsel 3.12).
Osmanlı padişahı III. Ahmet ve sadrazamı Damat İbrahim Paşa otuz kişilik bir çeviri heyeti kurdurmuş ve Yanyalı Esad Efendi’ye Aristo’nun Fizika adlı eserinin çevirisini yaptırmıştır. Bu komisyonda çeviri yapma görevini üstlenen Karabet Veled-i Spatroti’ye aldığı çeviri ücretinin dışında başka imkânlar da tanınmıştır. III. Ahmet, 1723’te kadılara hitaben yayımladığı fermanda Aristo’nun kitaplarını ve Kottinius’un (Kottinus) şerhlerini tercüme edenleri vergiden muaf tutmuştur.
Siyasi ve iktisadi sorunların baş gösterdiği XVII ve XVIII. yüzyıllar, Osmanlı düşüncesinde bunalım ve arayış olarak nitelendirilen bir dönemdir. Bu dönemde esas mesele, toplumsal bunalımlar üzerinde düşünme ve çözüm önerileri geliştirme çabaları olmuştur. Buna bağlı olarak felsefi düşüncede siyaset ve ahlak felsefesi ana konular hâline gelmiştir.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 112 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























