Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 122
“Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 122 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 122
1656 yılında yeniçerilerle sipahi askerler arasında çıkan Çınar Vakası’ndan (Vaka-i Vakvakiye) sonra Sadrazam olan Boynueğri Mehmet Paşa, tayin işlerinde ulema ve vaizlere danışmayı terk etmiş ve kararları kendisi almaya başlamıştır. Bu durum Kadızadelerin hoşuna gitmemiştir. Hatta Venedik savaş gemilerinin Çanakkale Boğazı’nı abluka altına almalarını fırsat bilerek halkı kışkırtmaya başlamışlar ve bu hareketlerin sebebinin bidatların terk edilmemesinden, rüşvetin artmasından ve tarikat ehlinin himaye edilmesinden kaynaklandığını söylemişledir. Zamanla Kadızadeler müezzinleri susturmaya, İstanbul’da bulunan tekkeleri yıktırmaya başlamışlardır. Tekkelerde bulunan dervişlerin yeniden imana davet edilmesine, bunu kabul etmeyenlerin öldürülmesine, bidatların kaldırılması için padişahtan izin istemeye ve camilerin tek minaresi kalacak şekilde düzenlenmesine karar vermişlerdir. Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından dönemin önde gelen âlimleri toplanmış, âlimlere Kadızadeler hakkındaki görüşleri sorulmuş ve Kadızadelerin Kıbrıs’a sürülmelerine karar verilmiştir.
Kadızadeler hareketi bir bütün olarak tekke-medrese ahengini alt üst etmiş, Türklerin İslam’a giriş süreci ile başlayıp Selçuklu ve Anadolu Beyliklerine taşınan, XVII. yüzyıla kadar da Osmanlı’da varlığını devam ettiren fikir ve düşünce geleneğini yok saymıştır. Bu dönemde Kadızadelerin Osmanlı devlet sistemine egemen olmaları ile Osmanlı toplumu hukuk bilgisi üretememiş, dinin tamamen akıl dışı yorumlanmasının sonucu olarak da toplum bunalıma sürüklenmiştir. Bu dönemde kelam-fıkıh, tekke-medre- se birlikteliğinin yarattığı hoşgörü yerini taassup ve bağnazlığa bırakmış, insanlar kendisi gibi düşünmeyenleri yok saymıştır.
Osmanlı Bilim ve Düşünce Dünyasında Değişimin Öncüleri: Kâtipler
XVII. yüzyılda Osmanlı bilim ve düşünce üretiminde ulema sınıfı ve medreselerden başka etkili olan kâtipler (kalemiye) sınıfı da bulunmaktadır. Kâtipler sınıfı da ulema kadar bilginin üretilmesinde ve yayılmasında etkili olmuştur. Kadızadeler hareketinin uygulamaları bir anlamda kâtip sınıfının öne çıkmasına neden olmuştur. Daha çok naklî (dinî) ilimlerin okutulması düşüncesinde olan Kadızadelerin aksine kâtipler akli bilginin üretilmesinde etkili olmuşlardır. Ulemanın kendilerine yakın gruplar ile yapmış olduğu ittifaklar, vakıflardan elde edilen ekonomik bağımsızlık Osmanlı sultanlarının meşruiyeti açısından tehlike arz etmeye başlamış ve onların konumlarını sarsmıştır. Kâtiplerin Osmanlı sultanlarını meşrulaştıran konumları Kadızadeler’in yerini almalarında etkili olmuştur. Bu sınıfın mensupları XVII. yüzyılda devletin içinde bulunduğu sıkıntıları aşma konusunda çalışmalar yapmışlar, bilimsel düşünce üretiminde kendilerini merkeze alarak imparatorluğu askerî anlayıştan bürokratik bir anlayışa dönüştürmeyi istemişlerdir.
Osmanlı Devleti’ni yeni bir anlayışa dönüştürmeyi isteyen kâtipleri Çelebiler Çağı, Elçiler Çağı ve Aydınlar Çağı olarak ayırmak mümkündür.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 122 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























