Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 128
“Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 128 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 128
Ç. SİYASİ DÜŞÜNCE
Osmanlı Klasik Dönemi’nde Siyasi Düşünce
Osmanlı siyasi düşüncesinin oluşumunda İslam siyasi düşüncesi, Orta Asya Türk gelenekleri ve hâkim olduğu coğrafyayı etkileyen medeniyetlerin etkisi görülmüştür.
İslam siyaset düşüncesinin oluşumunda Hint (Görsel 3.18), İran, Yunan, ve Bizans gibi eski uygarlıkların katkıları olmuştur. İslam siyasi düşüncesi; Dört Halife Dönemi’yle başlayan ve Selçuklulara kadar uzanan süreçte Müslüman düşünürlerin siyaset felsefesi, pratik öğütleri ve uygulamaları neticesinde oluşmuştur. Orta Asya Türk devlet geleneği ile İslam siyaset düşüncesini sentezleyerek yeniden şekillendiren ilk Türk-İslam devletlerindeki siyasi anlayış, Osmanlı Devleti’nde de sürdürülmüştür. Nizamülmülk’ün Siyasetname’si; Ku- tadgu Bilig, Kabusnâme gibi eserler bu anlayışın Osmanlı Devleti’ne taşınmasında etkili olmuştur.
Osmanlı Devleti’nin Klasik Dönem siyasi düşüncesini oluşturan temel unsurlar “devlet-i ebed müddet, nizam-ı âlem ve kanun-ı kadim” anlayışları olmuştur.
Devlet-i ebed müddet, devletin sonsuza kadar yaşatılmasını ifade eden bir kavramdır. Devletin devamlılığının sağlanması olarak da nitelendirebileceğimiz devlet-i ebed müddetin sağlanması nizam-ı âlemin gerçekleştirilmesine bağlıdır.
Osmanlı siyaset düşüncesinde nizam-ı âlem Osmanlı Dönemi ilim ve devlet adamları tarafından farklı boyutuyla ifade edilmiştir. Buna göre bu kavram; bazen devletin birliği ve bütünlüğü, dar anlamda kamu düzeni ve asayişi, geniş anlamda ise dünyevi nizam ve intizam olarak ifade edilmiştir. Bazen de siyasi düzenin ötesinde, toplumsal hayatın bütün boyutlarını karşılamak için kullanılan bir kavram olarak karşımıza çıkmıştır. Sonuç olarak nizam-ı âlem sadece bir siyasal veya kamusal bir kavram değildir. Bir milleti güçlü kılan değerleri ifade eden, insanlığın yararına olduğuna inanılan ilkeleri hâkim kılmayı hedefleyen, devlet ve toplum hayatının bütün yönlerine nüfuz eden bir kavramdır. Bu özellikleriyle nizam-ı âlem Osmanlı siyasi düşüncesinin, kuşatıcılık ve evrensellik boyutunu da ifade etmektedir.
Nizam-ı âlemi sağlama görevi hükümdara aittir. Bu doğrultuda hükümdar bazı siyasi sorumlulukları yerine getirmek durumdadır. Buna göre hükümdar öncelikle adil olmalı, iyi siyaset izlemeli ve halka muamelesinde acze düşmeden en yumuşak usulü benimsemelidir. Bunun dışında hükümdar işi ehline vermeli, gafil olmamalı, vezirlerini kendi hatalarını söyleyebilecek kişilerden seçerken ulemaya hürmet etmeli, sabırlı olmalı, karalarını alırken istişareye önem vermeli, halkının sevgisini kazanmalı ve vefakâr olmalıdır.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 128 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























