Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 140
“Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 140 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 140
Bürokrasi içinde Genç Osmanlılar ve Jön Türkler adıyla muhalefet hareketi ortaya çıkmıştır. Bu hareketlerin mensupları Batı’daki yeniliklerden etkilenip aydın kesimin de desteğiyle idareye karşı bir mücadeleye girişmiştir. Bu mücadele, önce edebî yazılarla halkı aydınlatmayı hedeflerken ilerleyen zamanlarda da siyasi bir harekete dönüşmüştür. Daha sonra bu hareket, 1876 yılının Mayıs ayında bir darbe ile Abdülaziz’i tahttan indirip yerine V. Murat’ı getirmiştir. Fakat kısa bir süre sonra yaşadığı sağlık sorunları sebebiyle V. Murat şeyhülislam fetvası ile tahttan indirilmiştir. Veliaht II. Abdülhamit, Mithat Paşa ile yaptığı görüşme sonucunda aydınlara meşrutiyeti ilan etme sözü verince tahta çıkmıştır. Bu süreçte Rusya, Osmanlı Devleti’ne karşı savaş hazırlığına başlamıştır. Balkanlarda hızla genişleyen Slav isyanları Avrupalı devletleri harekete geçirmiştir. Bu devletlerin baskısıyla Balkanlarda yapılacak düzenlemeleri görüşmek için 23 Aralık 1876’da İstanbul (Tersane) Konferansı toplanmıştır. Osmanlı Devleti; azınlıkların ve aydınların taleplerine çözüm bulmak, yabancı devletlerin iç işlerine karışmasını engellemek için aynı gün meşrutiyete geçildiğini ilan etmiş ve Türk tarihinin ilk anayasası olan Kanun-ı Esasi’yi yürürlüğe koymuştur.
SIRA SİZDE
Kanun-ı Esasi’nin Bazı Maddeleri
• Devlet bir bütündür. Saltanat ve hilafet Osmanoğullarının en büyük erkek evladına aittir.
• Vekillerin tayin ve azli, yabancı devletlerle sözleşme yapılması, savaş ve barış ilanı, hutbelerde isminin okunması, kara ve deniz kuvvetlerinin kumandası, Meclis-i Umûminin toplanması ve tatili, Meclis-i Mebusanın feshi padişahın dokunulmaz haklarındandır.
• Osmanlı tebaasının dilekçe, mülkiyet ve konut dokunulmazlığı hakları vardır.
• Hiç kimse kanunda öngörülenden başka bir mahkemede yargılanamaz; müsadere, angarya ve işkence yasaktır.
• Sadrazam ve şeyhülislam bizzat padişah tarafından belirlenerek tayin edilir, diğer vekiller sadrazam tarafından belirlenip padişah tarafından atanır.
• Herkesin eğitim ve öğretim hakkı vardır. Osmanlı toplumunun bir parçasını oluşturan gayrimüslimler kendi inançları doğrultusunda eğitim yapabilirler.
• Basın, kanun dairesinde hürdür.
Bu bilgilerden hareketle;
Soru: Kanun-ı Esasi’de hangi temel haklar yer almaktadır? Açıklayınız.
- Cevap: Kanun-ı Esasi’de dilekçe hakkı, mülkiyet hakkı, konut dokunulmazlığı, eğitim hakkı, basın özgürlüğü gibi temel haklar yer almaktadır. Ayrıca, kanun önünde yargılanma, işkence yasağı ve herkesin eğitim-öğretim görme hakkı gibi bireysel haklar da güvence altına alınmıştır.
Soru: Kanun-ı Esasi’ye göre padişahın yetkileri sizce kısıtlanmış mıdır? Yorumlayınız.
- Cevap: Kanun-ı Esasi ile padişahın bazı yetkileri anayasal çerçeveye alınmış gibi görünse de, padişah hala geniş yetkilere sahiptir. Meclis-i Mebusanı feshetme, vekilleri tayin etme ve savaş-barış gibi önemli konularda karar yetkisi padişahta olduğu için tam anlamıyla bir kısıtlama yapılmamıştır. Bu durum, meşruti monarşi çerçevesinde padişahın gücünü büyük ölçüde koruduğunu göstermektedir.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 140 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























