Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 23
“Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 23 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 23
Bozkır kültürü ve konargöçer yaşam, Türklerdeki varlık tasavvurunun şekillenmesinde etkili olmuştur. Bozkırın zorlu koşulları ve sürekli hayatta kalma mücadelesi vermek zorunda kalmaları nedeniyle Türkler, Hint ve Çinliler gibi mistik bir yaşama yönelmemiş ve akla da önem veren bir yaşam biçimi oluşturmuşlardır. Türklerin akıl ve ahlak esaslı bir yaşam biçimi oluşturmaları, gerçekçi ve pratik bir düşünce yapısına sahip olmalarıyla mümkün olmuştur.
Türkler, konargöçer yaşamın zorluğunu düşünce ve ahlak sistemlerindeki disiplin sayesinde aşmışlardır. Kurdukları bu ahlaki sistem, sorumluluk bilinci taşımak ve dürüstlüğe önem vermek gibi değerlere dayanmaktadır.
Örneğin halk arasında kullanılan “Söz, namustur.” cümlesi Türklerin ahlak anlayışlarının somut bir ifadesidir.
İslam’dan önce tek tanrı inancını benimseyen Türkler için sonsuz güce sahip tek varlık Gök Tanrı’dır. Orhun Kitabeleri’ndeki “Zamanı Tanrı yaşar. İnsanoğlu hep ölmek için yaratılmış.” cümlesi, bunun somut bir ifadesidir. Gök Tanrı inancı Türklerin varlık, ahlak, siyaset gibi alanlardaki düşüncelerini şekillendirmiştir.
Gök Tanrı inancı, Türklerde ahlakı ve adaleti esas alan bir siyaset anlayışına ve cihan hâkimiyeti düşüncesine dayanan bir devlet felsefesini oluşturmuştur. Buna göre Türkler için yeryüzünün tamamına barışı ve adaleti getirmek Tanrı’nın onlara verdiği bir görevdir.
Oluşturdukları ahlaki sistem, disiplin ve görev bilincini beraberinde getirmiştir. Bu da Türklerin hem hâkimiyet kurdukları bölgelerde disiplinli ve adil olmalarını hem de asimile olmadan kültürel değerlerini korumalarını sağlamıştır. Türklerin ahlak ve adalet anlayışı sadece insana değil, tüm varlıklara bakışına da yansımıştır. Dünya, insanların yaşadığı ve her canlının saygıyı hak ettiği yaşam alanı olarak kabul edilmiştir.
Yer, Tanrı’nın insanlar ve canlılar için yarattığı bir ortamken su ise hayat anlamına gelmektedir. Yağmur aracılığıyla suyun gökten aşağıya inmesi de hayatın kutsallığını göstermektedir. Yer-su inancının temelini ise Gök Tan- rı’ya gösterilen saygı oluşturmaktadır. Yer altı âlem, kötülüğün geldiği yer olarak tanımlanmakta ve tıpkı gök gibi katmanlardan oluşmaktadır.
Bozkır kültürü Türklerin doğa ile güçlü bir bağ kurmasını sağlamıştır. Her şeyi yaratan Gök Tanrı olduğu için Türkler doğayı, canlı ya da cansız tüm varlıkları bir emanet olarak görmüşlerdir. Yer-su inancı ile doğaya kutsallık atfedilmesi, doğada bulunan canlı hiçbir varlığa zarar vermeme düşüncesini geliştirmiştir. Doğaya değer verme ve doğayla uyum içinde yaşama kadim medeniyetlerde görülen ortak bir anlayışı yansıtmaktadır.
SIRA SİZDE
Soru: İslam öncesi Türklerin felsefi düşüncesine hangi faktörlerin etkisi olduğunu açıklayınız.
- Cevap: İslam öncesi Türklerin felsefi düşüncesi, bozkır kültürü, konargöçer yaşam, doğayla iç içe olmaları ve Gök Tanrı inancı gibi faktörlerden etkilenmiştir. Ayrıca, çevrelerindeki Çin, İran ve Hindistan gibi medeniyetlerle olan etkileşim de felsefi düşüncelerini şekillendirmiştir. Bu faktörler, doğaya saygı, ahlak anlayışı ve adalet vurgusu gibi düşünceleri beslemiştir.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 23 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























