Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 52
“Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 52 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 52
İlk Dönem Türk-İslam Düşüncesinin Genel Özellikleri
Türkler İslam medeniyetine siyasi bir güç olarak girdiklerinde bu medeniyet, yaklaşık dört yüz yaşını doldurmuş ve olgunluk evresine erişmiştir. Bu dönemde İslam dünyası siyasi ve itikadi bakımdan parçalanmış bir durumdadır. Siyasi bakımdan Abbasilerin merkezî otoritesi zayıflamış, yarı bağımsız birçok devlet ortaya çıkmıştır. Siyasi parçalanmışlık fikrî parçalanmışlığı beslemiş, dinî ve itikadi açıdan pek çok aşırı uç fırka ve mezhep İslam dünyasına yayılmıştır. Hakikati kendisinin temsil ettiğini iddia eden onlarca dinî ve fikrî ekol, sürekli çatışma hâlindedir. Bu parçalanmışlık durumu, İslam medeniyetinin geleceğini tehlikeye sokmuş fakat ne Arapların ne de İranlıların bu tehlikeyi önleyecek güç ve enerjileri kalmıştır.
İslam dünyasının böylesi bir bunalıma ve parçalanmaya doğru sürüklendiği zamanlarda Türklerin İslam’ı kabulü, İslam âleminin dirlik ve düzeni için toparlayıcı bir güç olmuştur. Türkler, İslam medeniyetinin karşılaştığı bunalımları yatıştırarak bu medeniyete yeni bir hız ve yön vermiştir.
Eski çağlardan beri sahip oldukları güçlü devlet gelenekleri ve ordu-mil- let özellikleriyle tanınan Türkler, siyasi ve askerî yapılarıyla İslam dünyasına yeni bir düzen getirmişlerdir. İslam medeniyetinin XVI. yüzyıla kadar dünyada üstün bir medeniyet olarak yaşaması, Oğuzların
İslamlaşması ve bunun sonucu olarak da Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun kurulmasının eseridir. Türkler sayesinde İslam düşüncesi, tekrar ilk zamanlardaki ruh ve atılımını kazanmıştır. Dört yüz yıllık bir ömürden sonra asırlar boyunca yaşayacak ve ilerleyebilecek bir aşamaya gelmiştir. Bundan sonra da İslam tarihi Selçukluların ve Osmanlıların yönetim ve himayesinde yol almıştır.
İlk Dönem Türk-İslam Düşüncesinin Dinî Boyutu
Türklerin İslam düşüncesinin fıkıh boyutunu Hanefilik, kelam boyutunu Matüridilik, tasavvuf boyutunu ise Yesevilik oluşturmuştur. Türk-İslam düşüncesinin dinî boyutu, iç içe geçmiş bu üç unsurun etrafında şekillenmiştir.
a) Hanefilik
Hanefilik, VIII. yüzyılın ortalarından günümüze kadar Türk toplumlarının dinî hayatlarında ve düşünsel faaliyetlerinde en fazla etkili olan fıkıh ekolüdür. Bu ekol, İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin görüşleri etrafında oluşmuş ve adını esaslarını belirleyen Ebu Hanife’den almıştır.
Hanefilik Ebu Hanife’nin ve öğrencilerinin görüşleriyle oluşmuştur. Ebu Hanife ve öğrencileri, dinî problemlerin çözümünde akla ve akıl yürütme yöntemlerine önem vermeleri sebebiyle Ehl-i Rey (Akıl Taraftarları) olarak adlandırılmışlardır. İslam’da hukuk düşüncesinin ve içtihat anlayışının gelişmesinde önemli pay Ebu Hanife’nindir.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 52 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























