Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
Evvel Video
8. Sınıf Türkçe Meb Yayınları

Vatan Sevgisini İçten Duyanlar Metni Etkinlik Cevapları (8. Sınıf Türkçe)

Evvel YouTube

Vatan Sevgisini İçten Duyanlar metni cevapları ve soruları, Meb Yayınları 8. sınıf Türkçe ders kitabı sayfa 186-187-188-189-190-191 (Milli Kültürümüz)

Vatan Sevgisini İçten Duyanlar Metni Cevapları

HAZIRLIK

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 186 Cevabı

Türkü dinlemeyi sever misiniz? Bildiğiniz bir türküyü arkadaşlarınıza söyleyiniz.

  • Cevap: Ben türü dinlemeyi çok severim. çünkü türkülerde duygularımızı, düşüncelerimizi geçmiş ve bugünümüzü bulma şansımız vardır. Bildiğim türkü:
Güzelliğin On Par’etmez
Bu Bendeki Aşk Olmasa
Eğlenecek Yer Bulamaz
Gönlümdeki Köşk Olmasa
Tabirin Sığmaz Kaleme
Derdin Dermandır Yareme
İsmin Yayılmaz Aleme
Aşklarda Meşk Olmasa
Kim Okurdu Kim Yazardı
Bu Düğümü Kim Çözerdi
Koyun Kurt İle Gezerdi
Fikri Başka Başk’olmasa
AŞIK VEYSEL

Aşıklık geleneği nedir? Bildiğiniz saz şairleri kimlerdir?

  • Cevap:Aşıklık geleneği, Türk kültüründe önemli bir yer tutmaktadır. Âşık, bulunduğu toplumun sözcüsüdür. Âşıklık geleneği, yüzyılların deneyimlerinden süzülerek biçimlenmiş, belirli kuralları olan, şiirin kalıcı ve etkileyici özelliğinden yararlanarak kuşaktan kuşağa aktarılan bir değerler bütünüdür. Âşık edebiyatı sözlü gelenekte yaşatılan bütün ürünlerle beslenir. Âşık şiirinin özünde bağlı bulunduğu kültüre ait örnek değerler ve ahlak anlayışı yatar. Din, gelenek ve güncel yaşam, âşık edebiyatını besleyen diğer kaynaklardır. Erzurumlu Emrah, Ercişli Emrah, Karacaoğlan ve Aşık Veysel bildiğim saz şairleridir.

1. ETKİNLİK

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 187 Cevabı

Okuduğunuz şiirde geçen bazı sözcüklerin anlamları verilmiştir. Anlamı verilen sözcüğü bulup bulmacaya yazınız.

1. Sınır. (HUDUT)
2. Kesinlikle. (MUHAKKAK)
3. Bir yere ulaşmak, varmak. (ERİŞMEK)
4. Mutlu, sevinçli, ongun. (MESUT)
5. Etki. (TESİR)
6. Bir niteliği sebebiyle kendini yücelmiş sayarak bundan abartmalı bir biçimde söz etmek, iftihar etmek. (ÖVÜNMEK)
7. Dizi, sıra. (SAF)
8. Yalan söylemeyen, dürüst. (SITKI)
9. Söz geçirme, güçlü olma, erk. (NÜFUZ)

2. ETKİNLİK 

Vatan Sevgisini İçten Duyanlar” şiirinden hareketle aşağıdaki soruları yanıtlayınız.

1. Şiire göre vatan sevgisini içten duyanların taşıdığı özellikler nelerdir?

  • Cevap: Şaire göre vatan sevgisini içten duyanları, Sıtk ile çalışır benimseyerek Hakka halka yarayacak bir iş tutar.

2. Şiirin ikinci dörtlüğünden anladıklarınızı yazınız.

  • Cevap: Bu vatanın kurulması için canını veren, kahraman şehitlerimiz sayesinde dedelerimiz sayesinde bugün bu topraklarda her birimizin yaşam ve vatan hakkı olduğunu anladım.

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 188 Cevabı

3. “Vatan aşkı ile çalışan kafa / Muhakkak erişir öndeki safa.” dizelerinden anladıklarınızı yazınız.

  • Cevap: Bir işi kendi çıkarınız değil de vatan için yapıyorsanız bilin ki o işte kesinlikle başarıya ulaşacaksınız anlamını çıkardım.

4, Şaire göre bu dünyada mutlu olmak için neler yapmak gerekir?

  • Cevap: Bu dünyada mutlu olmak için Hakka halka yarayacak bir iş tutmak, oğlunu kızını okutmak ve en önemlisi insan olmak için okumak gerektir.

5. Şiirin en beğendiğiniz bölümü hangisidir? Gerekçesi ile yazınız.

  • Cevap: Ben en çok 4. kıtayı sevdim. Çünkü okumanın önemini çok güzel bir şekilde vurgulamaktadır şair.

3. ETKİNLİK 

Şiirin konusunu ve ana duygusunu yazınız.

Konu: Vatan sevgisini içten duyanların kimler olduğu, bu dünyada mutlu olmak için neler yapılması gerektiğidir.
Ana Duygu: Vatan sevgisi, okumanın önemi

4. ETKİNLİK 

Öğretmeninizin izleteceği Âşık Veysel’in 1969 yılında Erdoğan Alkan ile kendi hayatı hakkında yaptığı röportajın amacı (kültür aktarma, bilgilendirme, ikna etme) nedir? Söyleyiniz.

  • Cevap: Röportaja göre kendi cevaplarınızı vermelisiniz.

5. ETKİNLİK 

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 189 Cevabı

a) Aşağıdaki şiiri okuyunuz.
UZUN İNCE BİR YOLDAYIM
Uzun ince bir yoldayım, Gidiyorum gündüz gece. Bilmiyorum ne haldayım, Gidiyorum gündüz gece.
Dünyaya geldiğim anda Yürüdüm aynı zamanda.
İki kapılı bir handa Gidiyorum gündüz gece.
Uykuda dahi yürüyom Kalkmaya sebep arıyom Gidenleri hep görüyom Gidiyorum gündüz gece.
Kırk dokuz yıl bu yollarda, Ovada, dağda, çöllerde Düşmüşüm gurbet ellerde Gidiyorum gündüz gece.
(…)
Şaşar Veysel işbu hâle Gâh ağlaya gâhi güle Yetişmek için menzile Gidiyorum gündüz gece.

b) Âşık Veysel’in kendi sesinden “Uzun İnce Bir Yoldayım” türküsünü dinleyiniz.
Okuduğunuz şiiri, şairinin sesinden dinlemenin size hissettirdiklerini anlatınız.

  • Cevap: Kendimi çok garip hissettim. Çünkü sanki şair yanımdaymış gibi hissettirdi bana. Şiiri daha içten ve heyecanlı bir şekilde dinleme anlama şansı buldum.

6. ETKİNLİK 

Derse hazırlık bölümünde araştırdığınız türkü hikâyesini arkadaşlarınıza anlatınız.

  • Cevap: Dersini Almışta Ediyor Ezber Türküsünün Hikayesi

Yozgat şehri 1760 yılı başlarında Bozok Yaylasının, yeşillik, etrafı ormanlarla çevrili içinde binbir çeşit kuşun ötüştüğü bir sahada kurulurken; Yozgat halkı o zaman yarı göçebe ve sürülerini besleyerek hayvancılıkla uğraşır, hayatlarını bu yoldan sağlarlardı. Bu ozanların çoğunluğunu Sorgun ilçesindeki ozanlarımız oluşturmaktadır.

Bozok yaylasında otlayan bu sürülerin birini de Sürmeli Bey adında bir Türkmen Yörüğü otlatırdı. Halk tarafından sevilen bu yanık sesli halk ozanı elinde kavalı, sırtında sazı Yozgat´tan Akdağmadeni´ne uzanan ormanların içinde sürüsünün içinde dolaşırdı. Bazen bir çamın dibine rastlanır. Sazının tellerini konuşturur bazen bir derenin kenarında kavalını çalar, aşık olduğu gönlünün sevgilisini düşünürdü.O sevgili ki güzelliği Bozok yayla´sına yayılmış, ahu gözlü, sürmeli kaşlı, ay yüzlü bir dilberdi. Babası bir Türkmen beyi idi ve çok sert bir adamdı. Sürmeli Bey, ailesini salarak, babasından sevdiğini istetir, mağrur adam, kızını bir çobana vermeye yanaşmaz. Araya beyler, ağalar girer ama boşuna, bir türlü gönlü olmaz kızın babasının ve iki sevgili birleşemezler.

Üzüntüsünden sürüsünü bırakan Sürmeli Bey alır sazını eline beşçamlar mevkiinde kendine bir dergah kurar. Aşkını, yanık türküleriyle dağlara ağaçlara anlatır. Küser otağına, obasına ve Akdağlar´a kadar uzanan çamların arkasında onu bir daha gören olmaz. Dertli kavalına üflediği, işli sazına söylettiği nameler kalır geriye. O gün bu gündür dillerde yankılanır Sürmeli Bey´in türküleri.

7. ETKİNLİK 

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 190 Cevabı

EFEMERA
Efemera, gündelik yaşama ait “ıvır zıvır” olarak nitelendirilebilecek kısa ömürlü küçük belgeleri ifade eden bir tanımlamadır. Başka bir deyişle efemera, “gündelik hayatın önemsiz geçici belgeleredir.
Biriktirilerek koleksiyon yapılan ve gelecek kuşaklara aktarılan gazeteler, dergiler, sinema biletleri, tiyatro programları, el ilanları, afişler, posterler, çikolata kartları, tapu belgeleri, takvimler, kartvizitler, etiketler, kartpostallar, menüler ticari materyaller ve benzerleri, hemen hemen sosyal hayatın tamamında kullanılan belgeler olması dolayısı ile toplumun kültürü hakkında ayrıntılı bilgi vermektedir. Gündelik yaşamın ayrıntılarını belgeleyen efemera belgeler, kültürel ve tarihsel çalışmalara ışık tutar. Kısaca efemera koleksiyonerliği kültürel mirasın kuşaktan kuşağa aktarılması açısından son derece önemlidir.
Komisyon

b) Metindeki geçiş ve bağlantı ifadelerini bulunuz. Bu ifadelerin anlatıma olan katkısını belirtiniz.

  • Cevap: Başka bir deyişle, hemen hemen, dolayısı ile, kısaca, son derece gibi ifadeler geçiş ve bağlantı ifadeleridir. Bu ifadeler metne hem anlam bakımından derinlik hem de okurun dikkatini daha fazla çekme özelliklerini kazandırmaktadır.

8. ETKİNLİK 

a) Aşağıda pul koleksiyonundan bir örnek verilmiştir. Bu görseli inceleyiniz.

b) Sizin ya da çevrenizdeki birinin herhangi bir koleksiyonu (peçete, kartvizit, pul, eski para…) var mı?

  • Cevap: Benim teyzemin oğlunun eski para koleksiyonu vardır. Bu koleksiyonda geçmişte kullanılan ama bugün pek değeri olmayan madeni paralar vardır.

c) Koleksiyon yapmanın kültürel mirasın kuşaktan kuşağa aktarılmasındaki önemiyle ilgili görüşlerinizi arkadaşlarınızla tartışınız.

  • Cevap: Bence geçmişe ait izlerin koleksiyonlar halinde biriktirilmesi, araştırılması hem kültürün ortadan kaybolmasını önlemekte hem de gelecek nesillere kültürün aktarılmasını sağlamaktadır. Bu bakımdan bence koleksiyonların kültürel değeri ve de koleksiyonerlerin de önemli bir katkısı vardır.

9. ETKİNLİK 

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 191 Cevabı

Türkülerin millî kültürümüzdeki yeri ve önemiyle ilgili, defterinize bilgilendirici bir metin yazınız. Yazınızda günlük hayattan örnekler veriniz.

  • Cevap: Türkülerin Millî Kültürümüzdeki Yeri ve Önemi

Türküler anonim yani yazarı belli olmayan türlerdir. Türküler, milli kültür değerlerimiz arasında yer almaktadır. Milli kültürümüzden, gelenek ve göreneklerimizden izler taşırlar. Türkler, bizim özümüzdür diye sözler söylenebilir.Bu sözü söyleyenler haklıdır. Çünkü türküler gelenek ve göreneklerimizden, örf ve adetlerimizden, kültür değerlerimizden izler taşır. Ülkemizde hemen her yöreye ve hatta her şehre ait türküler bulunmaktadır. Bizim yaşadığımız şehir olan İstanbul’da da şehre ait türküler bulunmaktadır. Türküler, milli kültür değerleri arasında yer almaktadır. Düğünde de sünnette e kınada da asker uğurlamasında da başrol hep türkülerindir. Bir ana yakar oğluna bazen de bir sevgili aşık aşkına. O yüzden türkülerimiz bizlerin hafızası halkımızın en önemli kültürel birikimimidir diyebiliriz.

10. ETKİNLİK 

a) Aşağıdaki cümlelerin yüklemini bulunuz. Yüklemine göre cümlenin türünü yazınız.

Uzun ince bir yoldayım. (yoldayım)
Okuduğumuz şiiri çok beğendim. (beğendim)
İki kapılı bir handayım. (handayım)
Gidenleri hep görüyorum (görüyorum)
Sebep arıyorum kalkmaya (arıyorum)
Veysel bu işe şaşmaktadır. (şaşmaktadır)
İki kapılı bir han denen yer dünyadır. (dünyadır)

b) Siz de isim ve fiil cümlelerine örnek veriniz.

İsim Cümlesi: Ahmet’te iki top var.
Fiil Cümlesi: Mehmetler bize gelmişler.

Gelecek Derse Hazırlık

• Kahvenin topraktan fincana gelene kadar geçirdiği aşamaları araştırınız.

  • Cevap: Kahve çekirdeği, kahve ağacının meyvesinden oluşmaktadır. Kiraza benzeyen bu meyveye kahve kirazı da denmektedir. Bu meyve, kurutulup, kavrularak içilebilir kahve haline getirilir. Kahve üretiminin devamlı olabilmesi için henüz yeşil olan kahve çekirdekleri toprağa ekilir. Böylece yeni kahve ağaçları meydana gelir. Kahve ağaçlarının hasatlarını vermeleri için 3-4 yıla ihtiyaçları vardır. Bu da kahve üretiminin ne kadar zor olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Kahve meyvesinin toplanacak kıvama geldiği, parlak kırmızı renk aldığında belli olur. Genellikle kahve hasadı yılda 1 kez yapılır, fakat Kolombiya ve Brezilya gibi ülkelerde 2’den fazla yapılabilir. Meyvelerin toplanması, elle veya makine ile yapılır. Eğer özellikle iyi meyveler toplanacaksa, 8-10 gün süren bir çalışma sonucunda elle toplama yapılır.Üretilen ve ayrıştırılan kahveler, şimdi satış için ihraç ediliyor. Üretim yerlerinden ayrılan kahveler, ilk olarak tadım işlemlerinin yapılacağı yere gider. Kahvenin bir kısmı öğütülür ve sıcak su ile dikkatli bir şekilde demlenerek tadına bakılır. Geçer not alan kahveler, kavrulmak üzere alınır. Kahve kavrulurken ortalama 280 derecede sabit kalınır ve kahvelerin yanmaması için kavurma makinesi düzenli olarak döner. Makine 200 derece sıcaklığa geldiğinde, kahve kahverengi rengini alır. Kahve kavrulduktan sonra son aşama olan öğütmeye geçer. Kahve, nasıl içilecekse ona göre boyutlarda öğütülür ve filtre kahve, espresso ya da granül kahve gibi çeşitler ortaya çıkar. İşte bu kadar! Artık her kahve yudumu aldığınızda, kahve nasıl üretilir, ne aşamalardan geçer, ne emekler verilmektedir diye fincanınızdaki kahvenin zor yolculuğunu düşünebilirsiniz.

• Ülkemizin, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün sorumluluğu altında yürüttüğü çalışmalar neticesinde 2016 yılına kadar UNESCO Dünya Miras Listesi’ne 17 adet varlığımızın alınması sağlanmıştır. Bu varlıklardan istediğiniz bir tanesini araştırınız. Araştırmalarınızı  adresinden yapabilirsiniz.

  • Cevap: Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası

Taşın dile gelişidir adeta, milim milim işlenmiş ve ruh katılmış halidir. Karşısına geçip saatlerce anlamında kaybolacağınız müthiş bir mimaridir Camii ve Darüşşifa. Anadolu taş işçiliğinin en mükemmel örneklerinin başında gelir. 13. yüzyılda inşa edilen Camii ve Darüşşifa, Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunmaktadır. Mengücekoğulları döneminde Ahmet Şah ve eşi Turan Melek tarafından yaptırılan camii ve darüşşifanın en dikkat çeken yerleri şüphesiz kapıları ve sütunlarındaki oymalar.

Tiflisli ve Ahlatlı ustalar tarafından yapılan oymalarda mükemmel bir işçilik sergilenmiş ve dahası binlerce motif her biri diğerinden farklı yapılarak bir birini tekrar etmemiştir. Caminin içi de bir o kadar özel ve zengindir. Darüşşifada ise karşımıza sık sık Selçuklu sekiz köşeli yıldızları da çıkar. Çünkü Mengücekoğulları, Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı bir beylikti. 1985 yılında Unesco Miras Listesi’nde yerini alan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifasına yolunuzu mümkünse düşürün ve bu zengin yapıyı görün.

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları 6. Tema Milli Kültürümüz Sayfa 186, 187, 188, 189, 190, 191 Vatan Sevgisini İçten Duyanlar Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Bu içeriğe emoji ile tepki ver
132
72
27
21
124