Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları TIKLAYINIZ

Sponsorlu Bağlantılar

Alerji Nedir Nedenleri Belirtileri Tedavisi

Alt Islatma İdrar İnkontinansı Nedir Nedenleri Belirtileri Tedavisi

Ana Sayfa / Sağlık / Alkol Bağımlılığı Nedir Nedenleri Belirtileri Tedavisi

Alkol Bağımlılığı Nedir Nedenleri Belirtileri Tedavisi

Sponsorlu Bağlantılar


Alkol Bağımlılığı Nedir

Çeşitli besinlerin fermantasyonu ile şekerden etanol ve karbondioksit gazı oluşur. Karbondioksit havaya karışırken etanol ve su karışımı kalır. Fermantasyon sonrası elde edilen etanol ve suyun ayrılmasını sağlayan damıtma işlemi yapılır. Cin, rakı, viski, rom ve votka elde edilir. Üzümden şarap, çimlendirilmiş arpadan bira, şeker kamışından rom, tahıl, pancar, patatesten votka elde edilir. Bir kadeh içki, birim olarak içinde 14 gram saf alkol içeren içki miktarıdır. Alkollü içkinin içerdiği alkol oranına göre kadehin miktarı değişir.

Alkol alındığında %20 si mideden hızla emilerek kana karışır ve beyne giderek etkisini dakikalar içinde göstermeye başlar, beyini uyarır. Kalan çoğunluk kısmı da bağırsaklardan emilir. Alkolün az bir kısmı nefes, ter veya idrar ile atılır. Büyük çoğunluğu karaciğerde oksidasyon işlemi ile metabolize olur. Sağlıklı bir karaciğer saatte 7-9 gram saf alkolü oksidasyon yoluyla vücuttan uzaklaştırır. Alkol alınca ilk 5 dakikada kanda ölçülebilir seviyeye yükselir. Kandaki alkol düzeyini ırk, cinsiyet, alkol ile birlikte alman gıdalar, sürekli alkol tüketimi, içme şekli ve tıbbi ilaç kullanımı etkiler. Bir saatlik sürede 200 ml biranın tamamı karaciğer tarafından kandan uzaklaştırılmaktadır. Alkolün kandan temizlenmesi sadece zamanla olur, soğuk su veya kafeinli içecekler bunu etkilemez.

Alkol bağımlılığına alkolizm denir. Alkol bağımlısı kişilere de alkolik denmektedir. Erkeklerde alkol bağımlılığı daha fazla görülür. Ergenlik dönemi sorunları, anne babanın boşanması, okul problemleri yaşayan gençler, yakınını kaybetme ve ebeveynlerden birinin alkol kullanması halinde alkolle tanışma ve bağımlılık riski bulunur. Özellikle antisos- yal kişilik bozukluğu başta olmak üzere kişilik bozukluklarında madde kullanımına sık rastlanır. Sigara ve alkol kullananlarda her türlü uyuşturucu madde kullanma riski vardır.

Alkol Bağımlılığı Belirtileri 

Alkollü içeceklere karşı aşırı bir istek vardır. Alkol alımı azalınca ya da bırakma durumunda yoksunluk belirtileri ortaya çıkar. Asabiyet, halsizlik, titreme, kramp, terleme, bulantı, kusma, korku, ishal, çarpıntı, bilinç bulanıklığı gibi yoksunluk belirtileri gelişir.

Kişi kendini rahatlamak için daha fazla alkole ihtiyaç duymaya başlar. îçme isteğini durduramaz. Fiziksel bağımlılık gelişmiştir. Alkol almadan mutlu olamaz, çalışamaz. Gün içinde alkol aldıkları dışarıdan belli olmayabilir. Kişi alkolü bırakmak istese de başarısız olur.

Alkol alınca karar verme, düşünme gibi yetiler bozulur. Refleksler yavaşlar. Buna bağlı olarak araç kullananlarda trafik kazaları meydana gelir. Aile içi huzursuzluk nedenidir. Alkole bağlı kıskançlık, öfke nöbetleri cinayetlere kadar uzanabilir. İntiharlar görülebilir. Kaygı bozuklukları, cinsel işlev bozukluğu ve depresyona neden olur. Var olan psikiyatrik hastalıkları şiddetlendirir.

Alkolün tüm organlar üzerine etkisi vardır. Beyin harabiyeti, karaciğer hastalıkları en önemlileridir. Nöropati, adale hastalıkları, pankreas iltihabı, kalp yetmezliği, hormonal dengesizlikler, B vitamini eksikliği, folik asit eksikliği, kansızlık, böbrek iltihabı gibi hastalıklar alkolizmde ortaya çıkar. Alkol tüketimi insülin hormonunun etkisini bozduğu için gizli şeker veya şeker hastalığına neden olabilir. Alkol tüketimi aynı zamanda şeker metabolizmasını bozarak alımı takiben şeker düşüklüğüne neden olabilir. Aç karnına 60 cc alkol tüketilmesi ile kan şekeri belirgin olarak düşebilir. Bu nedenle, şeker hastalığı tedavisi görenlerin alkol tüketimine dikkat etmeleri gereklidir. Her türlü iltihaplı hastalıklara zemin hazırlar. Vücut direnci azalır. Karaciğer, bağırsak, pankreas kanserleri görülebilir.

Aşırı alkol alımından birkaç gün sonra alkol alımı olmazsa bilinç bulanıklığı ile seyreden deliryum tremens görülebilir. Dalgalanmalarla seyreder. Hasta huzursuz, dengesizdir, konuşmaları tutarsızdır. Zamanı ve mekânı ayırt edemez. Halüsinasyonlar görür. Vücutta su kaybı, magnezyum, B vitamini azlığı oluşur. Çarpıntı, titreme, kasılma, tansiyon yükselmesi görülür. Ölümcül olabilir.

B1 vitamini (tiamin) eksikliğine bağlı olarak Wernicke Ensefalopatisi (alkolik ensefolopati) gelişebilir. Hafızada bozulmalar, yürüme değişiklikleri, göz bulguları, nöropatiler görülür. Beynin müzmin tutulumuna bağlı olarak Korsakoff sendromu gelişir. Hafıza kayıpları, öğrenme bozukluğu, depresyon gelişir. Aşırı alkol almalarında kan şekeri düşebildiği için mutlaka kan şekeri kontrol edilmelidir. Kan mineralleri, B vitamin düzeyleri, karaciğer fonksiyon testleri, böbrek testleri yapılır.

Alkol Bağımlılığı Tedavisi

Aşırı alıma bağlı zehirlenme ve deliryum tremens ölüme neden olduğundan acil tedavi gerektirir. Kalp ve solunum desteği, şekerli sıvı tedavisi, B1 vitamini verilerek yakından takip edilir. Vücudu alkolden arındırma işlemine detoksifikasyon denir. Detok- sifikasyon döneminde gerekirse depresyon ilaçları, uyku ilaçları kullanılır. Hastanede tedavi uygulanır. Akamprosat, naltrekson ve disülfi- ram gibi ilaçlarla alkol alım isteği ve keyfi azaltılır, alkolden tiksinme sağlanır. Böylece yeniden başlama önlenmeye çalışılır. Uzun süreli sabır gerektiren tedavilerdir. Bağımlılıktan kurtulma ve yeniden başlamayı önlemek için psikoterapi ile destek sağlanır. Disülfiramla alkol alımı ölümcül olabilir.
Adsız Alkolikler (AA) grubu alkol bağımlılığından kurtulma, dayanışma, destek amaçlı olarak gönüllüler tarafından kurulmuş bir kuruluştur. Bu kuruluşların bölgede bulunan temsilciliklerinin toplantılarına düzenli olarak gidilerek yardım alınmalıdır.

Alkol Bağımlılığı Uygulanacak Diyet

Bir gram alkolde 7 kalori, bir gram protein ve karbonhidratta 4 kalori, bir gram yağda 9 kalori enerji bulunur. Yoğun alkol tüketimi ilk baştan aşırı kalori alınmasına bağlı kilo alımına neden olur. İleri düzeyde alkolizmde ise beslenme yetersizliği ve karaciğer harabiyeti sonucu protein yıkımının artmasına bağlı kaslarda erime, göbekte artış ile sonuçlanan yağlanmaya neden olur.

Sağlıklı ve dengeli beslenilmelidir. Soyada bulunan lesitinden oluşan fosfatidil kolin maymunlarda alkole bağlı karaciğer sirozu gelişmesini engellemektedir. Organik soya lesitini içeren destekler veya kolesterol yüksekliği yoksa lesitini bol miktarda içeren doğal yumurta sarısı, günlük birer tane tüketilmelidir. Kolesterol yüksekliği olanlar doktor önerisine göre tüketmelidir.

Ağır alkolizme bağlı karaciğer harabiyeti karaciğerde karbonhidrat deposunun azalmasına neden olur ve stres durumunda vücut ihtiyacını proteinleri yakarak karşılar. Bu nedenle ağır alkoliklerin öğünlerinde patates, ekmek ve makarna gibi karbonhidrat tüketmeleri gereklidir.

Alkolizme bağlı karaciğer hasarı olanların günlük aldığı protein miktarının 0.6 gram/kg başına olacak şekilde azaltılması için diyet uzmanından yardım alınması gereklidir.
Karaciğer hasarı olanlar tuzsuz diyet yapmalıdır.

Özellikle gençler arasında yoğun alkol tüketimi esnasında enerji içeceği almanın uyanıklığı artırması, kafeinin sersemliği azaltması nedeni ile yoğun tüketimi yapılmaktadır. Fakat alkolün sersemlik ve uyuşma yapıcı etkisi alkolün limitini belirlemesi nedeni ile önemlidir. Bunun kaybedilmesi tehlikeli boyutlarda alkol tüketimine neden olabilir. Ayrıca reflekslerin halen zayıf olması nedeni ile enerji içeceğine güvenilerek yüksek alman alkol kaza riskinin yüksek olmasına neden olur.

Alkol Bağımlılığı Yapılması Gerekenler

• Sigara ve tütün tüketiminden kaçınılmalıdır. Her ikisinin beraber tüketilmesi kanser ve diğer hastalıkların görülme riskini belirgin olarak artırır.
• Alkol kullanmayan arkadaşlar edinilmelidir.
• Alkol içermeyen eğlendirecek aktiviteler seçilmelidir.
• Alkolsüz ortamlarda sosyalleşilmelidir.
• Bara veya alkol bulunan ortamlara gitmekten kaçınmalıdır.
• Evde veya işyerinde alkol bulundurulmamalıdır.
• Alkol almaya teşvik eden ortam veya arkadaşlardan uzak durulmalıdır.
• Stresli veya üzgün olunduğunda içki içmekten kaçınılmalıdır.
• Adsız Alkolikler gibi destek gruplarına katılarak yardım alınmalı ve deneyim paylaşılmalıdır.
• Alkol kullanmaya teşvik eden tetikleyici faktörleri bulup onlarla mücadele etmenin farklı yöntemleri geliştirilmelidir.
• Alkol kullanılmaya başlanıldıysa cesaret toplanıp yardım alınmalıdır.
• Derin nefes alma gibi stresi azaltma teknikleri öğrenilmeli, düzenli egzersiz programı uygulanmalıdır.
• Gündüz dışarıda 30 dakikalık açık hava yürüyüşleri akıl sağlığı ve moral açısından yararlı olup deride D vitamininin yeterli yapılması için güneş ışığı alınır.
• Ağır alkolizmi olanların enfeksiyonlardan korunmak için aşılanması yararlı olabilir, aile hekimlerinden bilgi alınmalıdır.
• Egzersiz esnasında veya hemen sonrasında kan şekerinde düşmeler normalde de olmaktadır. Bu dönemde alkol tüketimi kan şekerinin çok tehlikeli sınırlara düşmesine neden olabilir, kaçınılmalıdır.

Alkol Bağımlılığı Önerilen Besin Takviyeleri

Çinko: Alkolün metabolize edilmesinde rol alan alkol dehidroge- naz ve aldehit dehidrogenaz enzimlerinin faaliyeti için çinko gereklidir. Alkol bağımlılarında çinko eksikliğine rastlanır. Düşük besin alımı, emilimde azalma ve idrarla çinko atılımmda artış nedeniyle çinko seviyeleri azalır. Azalan çinko düzeyleri, alkol metabolizmasını zayıflatır. Alkol bağımlılarında yapılan saç analizlerinde saçta çinko ve bakırın oldukça yüksek miktarlarda olduğu görülmüştür. Günde 30 mg çinko pikolinat ile birlikte 1 gram C vitamini takviyesi önerilir.
Vitamin kompleksi: Günde 1-3 gram C vitamini takviyesinin vücuttan alkolü uzaklaştırmada etkin rol aldığı, akut ve kronik alkol zehirlenmelerinin C vitamini takviyesi ile azaldığı görülmüştür.
• Günde 3 gram C vitamini, 3 gram B3 vitamini (niasin), 600 mg B6 vitamini ve 600 IU E vitamini karışımı alkol bağımlılarında anksi- yete ve depresyonu azaltmaktadır.
• Muhtemel toksisiteleri nedeni ile A vitamini desteği yerine beta ka- roten desteğinin daha güvenilir olduğu düşünülmektedir. A vitamini veya beta karoten desteği gece körlüğü ve cinsel fonksiyon kayıplarını önlemeye yardımcıdır. Ancak aşırı alkol tüketiminden hasar görmüş olan karaciğer, A vitaminini depolamakta başarısız olabilir. Günde 5.000 IU’dan fazla A vitamini tüketimi A vitamini zehirlenmesine neden olabilir. Kronik alkol tüketiminde B vitamini eksikliği gelişir, günde 100 mg B kompleks vitamini desteği önerilir.
Magnezyum ve selenyum: Günde 2 kez 250 mg magnezyum takviyesi önerilir. Alkol bağımlılarında düşük magnezyum seviyeleri kalp-damar hastalıkları ve bilinç bozukluğunun ortaya çıkmasına neden olabilir. Plazma selenyum düzeyleri kronik alkol tüketiminde azalır. Düşük selenyum düzeyleri, alkol bağımlılarında depresyon başta olmak üzere duygu durum bozukluklarının, intihara eğilimin artmasına neden olabilir. Günde 200 mikrogram selenyum takviyesi önerilir.194,195
Aminoasitler: Aminoasitler beyinde sinir iletiminde rol alan maddelerin yapısında bulunur. Günde 1.5 gram DL-fenil alanin, 900 mg L-tirozin, 300 mg L-glutamin ve 400mg L-triptofan takviyesi yapılan alkol bağımlılarında, alkol yoksunluğu semptomları ve stres gelişimi azalmaktadır. Yaklaşık 60 yıl önce yapılan bir çalışmada, günde 1 gram glutamin verilmesi ile alkol tüketiminde azalma olduğu da saptanmıştır. Ancak bu konuda yakın zamanlarda bir araştırmaya rastlanmamıştır. Oysa glutamin ucuz ve kullanımı güvenilir olan bir aminoasittir.
L-karnitin: Alkolün neden olduğu karaciğer yağlanmasına engel olmak için kullanılır. Karnitin takviyesi yağ yakımını artırmak ve trigliserid düzeylerini düşürmek için önerilir.196 197 198 Günlük kullanım dozu 2-3 e bölünmüş olarak kullanılan 1.500-3.000 mgdır.
Esansiyel yağ asitleri (EFA): Fazla alkol tüketimi, EFA eksikliğine neden olur. Özellikle göz bozukluklarını önlemek ve nörolojik fonksiyonları desteklemek için günde 360 mg gammalinolenik aside karşılık gelen 4 gram evening primrose yağı (EPO) alınması önerilir.

Alkol Bağımlılığı Önerilen Bitkisel İçerikli Takviyeler 

Meryemana dikeni: Karaciğer fonksiyonlarında azalma ve siroz gelişmesi durumunda hasara uğramış karaciğer hücrelerinin rejene- rasyonunu sağlayan meryemana dikeninin ekstresinden yararlanılır. Hem koruyucu hem de tedavi edici amaçla günde 70-210 mg meryemana dikeni meyve ekstresini içeren preparatlarm alınması önerilir.
Meryemana dikeni meyvesi çayı: Günlük drog miktarı 12-15 gramdır. 2 çay kaşığı drog (5 gram), 1 çay fincanı kaynamış su içinde 10 dakika demlenir. Karaciğer sirozu, kronik karaciğer iltihabı veya viral hepatit ve safra rahatsızlıklarında etkilidir. Meyve içindeki silimarin bileşiklerinin ancak belli miktarı suda çözünür. Meryemana dikeni meyvesinin standart ekstresinin kullanılması önerilir.
Salvia miltiorrhiza: Geleneksel Çin tıbbında kronik böbrek yetmezliğinde, kalp hastalıklarında kökleri kullanılan Danshen, Çin adaçayı veya kırmızı adaçayı olarak da isimlendirilen bitkidir. Hayvanlarda alkol tüketimine eğilimi azaltmaktadır.201 Kan sulandırıcı ilaç warfa- rin ve kalp ilacı digoksin ile etkileşime girebileceği için dikkat edilmelidir. Danshen tabletleri günde 3 defa üçer tablet olarak alınır. Dilaltı formu ise günde 3 defa 10 ar dilaltı tablet şeklinde kullanılmaktadır.
Kudzu bitkisi: Pueraria lobata ismiyle bilinir ve geleneksel Çin tıbbında kökleri kullanılır. Karaciğerde alkolü metabolize eden ALDH2 enzimini baskılayarak asetaldehid oluşumunu artırır, alkol tüketimi sonrası nahoş yakınmalara neden olarak alkolün bırakılmasına yardımcı olabilir.203 Fakat alkol tüketimi ile birlikte uzun süre kudzu tüketilmesi, asetaldehitin artması nedeni ile kanser riskinde yükselme olabileceği için dikkat edilmelidir. İzoflavon içeren 250 müigram kudzu ekstraktmın günde 3 defa birer kapsül kullanılması ile ciddi yan etki olmadan alkol tüketiminde ılımlı bir azalma elde edilmiştir.
Çemenotu tohumu: Karaciğerde alkole bağlı harabiyeti ve fibro- zise gidişi engellemede yararlı olabileceği bir laboratuvar çalışmasında gösterilmiştir.205 Ayrıca yağlanmanın azaltılmasında faydalıdır. Kolesterol düşürülmesinde, şeker hastalığında ve zayıflamanın kolaylaştırılmasında yararlıdır. Günlük 15-30 gram toz formunun günde 3 doza bölünerek alınması tavsiye edilir. Çemenotu tohumu içeren ekmeklerin yapılması ile tüketimi daha kolay olabilir.

0
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry


Sponsorlu Bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir