Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları TIKLAYINIZ

Sponsorlu Bağlantılar

Eğitime Alternatif Yaklaşımlar: J. T. Gatto’nun Eğitim Bir Kitle İmha Silahı kitabının tüm öğretmenlerce okunarak tartışılması

Hangi durumlarda eûzü besmele çekildiğini araştırınız

Ana Sayfa / Sorularınız / Fuat Sezgin’in “Bilim Tarihi Sohbetleri” kitabının okunarak öğretmenlerce tartışılması

Fuat Sezgin’in “Bilim Tarihi Sohbetleri” kitabının okunarak öğretmenlerce tartışılması

Sponsorlu Bağlantılar


Fuat Sezgin’in “Bilim Tarihi Sohbetleri” kitabının okunarak öğretmenlerce tartışılması

2018 – 2019 Okullarımızdaki Mesleki Çalışma Programı’nın ikinci haftasında (14.09.2018 – Cuma) dersler ve yapılacak faaliyetler bölümünün konusu.  

Etkinliğin Adı:   Bilim Tarihi Sohbetleri kitabının eleştirel gözle okunarak tartışılması

Etkinliğin KonusuBilim Tarihi Sohbetleri Fuat SEZGİN

Uygulama Yeri: … Anadolu Lisesi

Etkinliğin Amacı: Öğretmenlerde etkileşimli ve eleştirel okuma tekniklerini geliştirerek öğretmenlerin okuma kültürlerinin önemini ortaya çıkarmak.

Etkinliğin GerekçeleriOkuma kültürü doğru bir geleceğin kurgulanmasında başlangıç noktasıdır ve geleceğin şekillenmesinde önemli yeri olan öğretmenler için önemlidir.

Etkinlik Uygulama Aşamaları: … Anadolu Lisesi öğretmenleri tarafından Bilim Tarihi Sohbetleri kitabının etkileşimli ve eleştirel gözle okunarak tartışılması, ortaya çıkan görüşlerin raporlaştırılması.

KİTAP İLE İLGİLİ BİLGİLER

  • Kitabın Adı: Bilim Tarihi Sohbetleri- Fuat SEZGİN
  • Yazarı: Sefer TURAN
  • Sayfa sayısı: 208
  • İlk Baskı Yılı: 2010
  • Yayın Evi: Timaş Yayınları
  • Kitabın Tür: Eğitim Bilimleri / Tarih Dizisi / Söyleşi

Fuat Sezgin Kimdir? 

Bitlis’te 24 Ekim 1924’te dünyaya gelen Fuat Sezgin, Erzurum’da ortaokulu ve liseyi bitirip 1943’te İstanbul’a geldi.

İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde alanında en tanınmış uzmanlardan Alman şarkiyatçı Helmut Ritter’in öğrencisi olan Sezgin, Ritter’in tavsiyesi üzerine İslam bilimlerine yöneldi. Sezgin, 1951’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdikten sonra, Arap Dili ve Edebiyatı üzerinde doktora yaptı.

“Buhari’nin Kaynakları” konulu doktora tezini tamamlayan Sezgin, 1954’te doçent oldu. Sezgin, bu çalışmasıyla hadis kaynağı olarak İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan Buhari’nin, bilinenin aksine sözlü kaynaklara değil yazılı kaynaklara dayandığı tezini ortaya attı.

Sezgin, Türkiye’de 1960’ta askeri darbenin iktidara getirdiği hükümet tarafından hazırlanan ve 147 akademisyenin üniversitelerden men edildiği listede kendi adının da bulunması üzerine Türkiye’den ayrılarak Frankfurt Üniversitesi’nde çalışmalarına devam etti.

Cabir İbn Hayyan konusunda 1965’te yazdığı ikinci doktora tezini Frankfurt Üniversitesi Institut für Geschichte der Naturwissenschaften’a sunan ve bir yıl sonra profesör unvanını kazanan Sezgin, aynı yıl kendisi gibi şarkiyatçı olan Ursula Sezgin ile evlendi. Sezgin’in kızı Hilal, 1970’te dünyaya geldi.

İnsanlık tarihinin başlangıcından bugüne kadar sahasında yazılan en kapsamlı eser olan Arap-İslam Bilim Tarihi’nin ilk cildini, 1967’de tamamlayan Sezgin, 17 ciltten oluşan eserin 18. cildini yazıyordu.

Sezgin, Süryanice, İbranice, Latince, Arapça ve Almanca da dahil 27 dili çok iyi derecede biliyordu.

İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi’nin faaliyetlerini desteklemek amacıyla 2010’da Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı kuruldu.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi bünyesinde kurulan Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Enstitüsü ise 2013 yılında faaliyetlerine başladı.

Uluslararası çeşitli akademilerin üyesi de olan Prof. Dr. Fuat Sezgin, yaşamı boyunca Kahire Arap Dili Akademisi, Şam Arap Dili Akademisi, Fas Rabat Kraliyet Akademisi, Bağdat Arap Dili Akademisi, Türkiye Bilimler Akademisi şeref üyeliği de dahil olmak üzere çok sayıda önemli ödül ve nişana layık görüldü.

Erzurum Atatürk Üniversitesi, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi, Kayseri Erciyes Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi tarafından Sezgin’e fahri doktora unvanı verildi. Fuat Sezin ayrıca Frankfurt am Main Goethe Plaketi, Almanya Birinci Derece Federal Hizmet Madalyası, Almanya Üstün Hizmet Madalyası, İran İslami Bilimler Kitap Ödülü, Hessen Kültür Ödülü ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibidir.

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in öncülüğünde kurulan İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi de üstün nitelikli eser ve ortaya konan özgün çalışmalardan dolayı kurum statüsünde Kültür ve Turizm Bakanlığı 2016 Özel Ödülü’ne layık görüldü.

“Bilim Tarihi Sohbetleri” kitabının konusu

60 yıllık mesaisini günde 16 saat Bilimler Tarihine ayıran, Müslümanların 800 yıllık gizli kalmış çalışmalarını ortaya çıkaran, 27 dil bilen ve tüm bunlara rağmen 1960 darbesinde147’likler arasında üniversitesinden uzaklaştırılan, İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi’nin kurucusu Prof. Dr. Fuat Sezgin, hayatını, çalışmalarını, eserlerini ve Bilimler Tarihine ilişkin önemli tespitlerini anlatıyor.

  • Müslüman bilim adamlarının dünya bilim tarihine katkıları nelerdir?
  • Amerika’yı Kristof Kolomb’tan önce kimler keşfetti?
  • Dünyanın gerçeğe çok yakın ilk haritası kimlerin eseri?
  • İbn-i Sina’nın hangi eseri Aristo’nun adıyla yayınlandı?
  • Müslüman bilginler saniyeyi nasıl keşfettiler?

“Bilim Tarihi Sohbetleri” kitabının özeti

“Bizim Türkler çok geziyorlar, özellikle politikacılarımız. İçe kapansınlar demiyorum. Dünyayla temas etsinler ama biraz masa başında oturarak okumaları lazım.” – Prof. Dr. Fuat Sezgin

Sefer Turan’ın Türk bilim adamı Fuat Sezgin’i tanıması kitapta yer alan kendi ifadesi ile 1985 yılında Kahire’de düzenlenen geleneksel kitap fuarını açılışında olmuştur.

1985 yılında Kahire’ye geleneksel kitap fuarını açılışına giden Sefer Turan’ın, kitap fuarında ”Arap Kültür Tarihi” adlı eser dikkatini çekmiştir. Böylece muhteşem bir eserin yazarı kimdir diye kitap bakınca Fuat Sezgin’in ismini görmüştür. Özellikle Fuat Sezgin’in bir Türk olması nedeni ile daha da çok şaşıran şaşırma nedeni de şudur ki; Fuat Sezgin’in dünya çapında tanınan biri olması ve çok büyük eserler yazması ve Sefer Turan gibi bir kitap kurdunun bunu tanımaması.

Sefer Turan bu olaydan sonra Fuat Sezgin ismini araştırmaya koyulmuş ve hakkında birçok bilgiye ulaşmıştır. Fuat Sezgin’i araştırdıktan hayranlığını daha çok artmış çünkü Fuat Sezgin dünya bilim çevresinde çok önemli yere sahip biridir. Fuat Sezgin’in eserlerinin orijinal dilinin Almanca olarak yayınlanması ve Türkçe çevirilerinin o döneme göre az olması ve dönemin şartlarında sosyal medyanın internetin olmayışı Türkiye’de yeterince tanınmamasına neden olmuştur.

Fuat Sezgin eserlerini niçin Almanca yazıyor diye soracak olursanız Almanya’da oturmasının nedeninden dolayı olabilir, belki de Müslümanların, Türklerin bilime katkısını batıya daha kolay ve daha etkili bir biçimde anlatma gereğinden de olabilir. 27 Mayıs Darbesi sonucunda askeri cunta tarafından üniversiteden uzaklaştırılan 147 üniversite hocasından biri olan Fuat Sezgin, üniversiteden uzaklaştırıldıktan sonra Almanya’ya gitmiş ve oraya yerleşmiştir.

Sefer Turan, bilim tarihçisi Fuat Sezgin hakkında birçok bilgiye sahip olduktan sonra Fuat Sezgin ile röportajlar yapmıştır.

Sefer Turan’ın Fuat Sezgin’in röportajından çok önemli bilgiler var.

İslam’ın İlk Yıllarında Hadisler Sözlü Mü Yazılı Mı Nakledildi?

Söyleşide; Fuat Sezgin, İslam Bilim Tarihi eserinde belki de ilk kez duyacağımız bir iddia da bulunuyor ki, İddia şudur; bizim bildiğimizin ve birçok İslam aliminin bildiğinin aksine İslam’ın ilk dönemlerine dayanan hadislerin nakledilmesi sözlü değil yazılı olarak olduğudur. Amerika Kıtasını Kristof Kolomb’dan Önce Müslümanlar Mı Buldu?

Ayrıca Amerika’yı Kristof Kolomb’dan önce Müslümanlar keşfetmiştir diyor.

Sefer Turan’ın Fuat Sezgin ile yaptığı röportajlarının yer aldığı her sayfasını okudukça Fuat Sezgin’e hayranlığımızın kat kat artacağı sohbet havasında geçen röportajlardan birçok bilgi öğrenebileceğimiz, Fuat Sezgin’in kitaplarından, eserlerinden, çalışmalarından örneklerin yer aldığı güzel bir kitap.

Eserin yazarı yayınevinde Fuat Sezgin olarak gösterilse de aslında eserin yazarı Fuat Sezgin ile söyleşi yapan Sefer Turan’dır.

Timaş Yayınları’ndan 6. Baskısı 2014 yılında çıkan Sefer Turan’ın Bilim Tarihi Sohbetleri Fuat Sezgin adlı eseri 208 sayfadan oluşmaktadır.

Müslümanların ve Türklerin bilim dünyasına nasıl katkı sağladığını, geçmişimizin ne kadar önemli olduğunu, tarihimizdeki birçok bilim adamının dünya bilim tarihine çok büyük katkılarda bulunduğunu bu kitap okuduğumuz zaman daha iyi anlayacağız.

Bilim dünyasında Müslümanların ve Türklerin yapmış olduğu ilklerden örneklerin de yer aldığı kitap tam bir bilim sohbeti seviyesinde okuyucu sıkmadan her sayfasında birçok bilgi veren çok akıcı bir dille yazılmıştır.

Yaptığı çalışmalarla uluslararası bilim camiasının İslam Bilimler Tarihi alanında en önemli ismi kabul edilen, Müslüman âlimlerin bilim dünyasında oynadıkları yeri doldurulamaz rolü tüm dünyaya tanıtan değerli bilim adamımız Prof. Dr. Fuat Sezgin’in yaşam serüvenini ve çalışmalarının arka planını anlatan Bilimler Tarihçisi Fuat Sezgin.

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük İslam Bilimler tarihçisi Fuat Sezgin, “Bir valizle çıktım yola. Valizde biraz çamaşır ve birkaç önemli yazmanın fişleri vardı… Onları aldım, çektim gittim.” diye anlatıyor yaşam öyküsünü. 40’lı yıllardan itibaren en büyük şarkiyatçı olarak kabul edilen Hellmut Ritter’in talebesi olarak Bilim tarihine ilk adımını atan Fuat Sezgin 60 darbesi sırasında 147’likler diye anılan, üniversiteden uzaklaştırılan öğretim üyelerinden biridir. Birdenbire İstanbul Üniversitesi’ndeyken çalışmaları yarıda kalan Sezgin kaynaklardan uzak kalma pahasına mecburen yurt dışındaki üniversitelere başvuruda bulunur. Günde 17 saatten az çalışmayan, öğle yemeklerini zaman almasın diye bir parça ekmekle geçiştiren biri için birkaç hafta beklemek kâbus gibidir. 15 gün içerisinde Berkeley, Yale gibi çok ünlü Amerikan üniversiteleri kapılarını sonuna açarlar Sezgin’e fakat Sezgin kaynaklardan uzak kalma endişesiyle okyanusun bu tarafında, Frankfurt’ta çalışmalarına devam etmeye karar verir.

Sezgin’in bu ürünleri vermesi hiç de kolay olmaz. Toplam 27 dil bilen Fuat Sezgin, 60’ın üzerinde ülkede çalışmalar yapar, çeşitli dillerde yazılmış toplam 600.000 el yazmasını teker teker elden geçirir, İslam coğrafyasında inceleme yapmadığı kütüphane kalmaz. Devlet başkanlarının, kralların ve dünyanın en önemli akademisyen ve işadamlarının saygı ve destekte kusur etmediği Sezgin’in kıymeti kendi memleketinde geç de olsa yeni yeni anlaşılmaya başlıyor.

“Bilim Tarihi Sohbetleri” Kitabındaki En Beğendiğim İfadeler

“Bizim Türkler çok geziyorlar, özellikle politikacılarımız. İçe kapansınlar demiyorum. Dünyayla temas etsinler ama biraz masa başında oturarak okumaları lazım.”

– Prof. Dr. Fuat Sezgin

“Müslümanlar bugün hayatlarını uçaklarda, trenlerde, otomobillerde gezmekle geçiriyorlar. Oysa onların, düşünmeleri ve düşünüp fikirlerini geliştirmeleri gerekir.” (sayfa:85)

“Ben İslam dinine mensubum ve bu dinin peygamberi ne diyor: İki günü birbirine eşit olan insan zarardadır… Demek ki İslam bizden her gün yeni şeyler bekliyor.”

Hafta sonları dahil hep çalıştığını, çalışma yılının 365 gün olduğunu belirten Fuat Sezgin hoca Türklerin ve genelde de Müslümanların maddeye çok yöneldiklerini “Maddenin peşinden koşuyorlar, ona ulaşmak için birçok ahlaki prensipleri feda ediyorlar” (sayfa:112) sözüyle belirtiyor.

“Talebeleri aşağılık duygusundan kurtarmaya çalışsınlar. Türk milletini aşağılık duygusu bir kanser gibi kemiriyor.”

“Bilim Tarihi Sohbetleri” Kitabından Çıkardığım Sonuç

Çok ama çok çalışmalıyım, Fuat Sezgin Hoca günde 17 saat çalıştığından ve asla kaybedecek veya boşa geçirecek zamanı olmadığından bahsediyor. Hatta Almanya’da evleniyor ve düğün yapmıyor, sebebi ise düğüne gelecek kalabalık insan kitlesine sorumluluk hissederek o kadar insanın zamanını ellerinden almaya hakkım yok diyor.

Dil öğrenmeliyim, yine Fuat Sezgin Hoca 27 dil bildiğini sorduklarında abartmışlar dese de hocası Hellmut Ritter’in her yıl bir dil öğrenmelisiniz öğüdünü uyguladığını ve önemini de vurguluyor. (Arkadaşlar her yıl bir dil gerçekten çok ağır bir görev ve iş.)

Disiplinli ve düzenli olmalıyım, Fuat Sezgin Hoca 2017 itibariyle 93 yaşında ve her sabah 07.30’da enstitüye gittiğini ve akşam saatlerine kadar çalıştığını ve bu disiplinini de senelerdir devam ettirdiğini söylüyor. Ayrıca hayatında toplamda 3 kez bir randevusuna geç kaldığını ve halen sıkıntısını çektiğini de vurguluyor.

Yaptığım işten gerçekten keyif almalı ve aşk ile bağlı olmalıyım, Fuat Sezgin Hoca Bilimler Tarihi alanına tam 60 küsur sene verdiğini söylüyor ve yukarıda da bahsettiğim gibi erkenden kalkıp geç saatlere kadar aralıksız ve ciddi bir tempoda çalışıyor. Yani yaptığı işi çok ciddiye alıyor ve seviyor.

Her ne olursa olsun sıradan bir insan olmaktan kopmamalı ve tevazulu olmalıyım.

 Fuat Sezgin Hoca bunca başarı ve ödül, yüzlerce konuşma daveti ve binlerce atıf aldığı halde “27 dil bildiğiniz söyleniyor” sözüne “mübalağa etmişler” demekle yetiniyor ve kitap boyunca asla kaç dil bildiğinden bahsetmiyor ve sürekli inançlı ve tevazulu biri olmak gerektiğinden bahsediyor.

“Bilim Tarihi Sohbetleri” Kitabı Hakkındaki Yorum

“Fuat Sezgin’in yaptığı müze çalışmalarını, bilim tarihi araştırmalarını ve İslam araştırmacılarının dünyaya yaptığı katkıları anlatan şaheser değerinde bir söyleyişi. Sanki hemen yanı başımda olmuşta haberim olmamış gibi hissettiğim bir kitap. Bunlardan nasıl haberim olmaz diye üzüldüğüm bir kitap. Okumanızı ama dikkatli okumanızı tavsiye ederim.

Biz İslamiyet ile taçlandırılmış şanlı bir milletiz, ne kahramanlarımız ne bilim insanlarımız ne güzel insanlarımız insanlığa hizmet etmekle hayatını tamamlamışlar. Çok şükür,  hamdolsun. Bize de onların bıraktıklarını daha iyiye tamamlamak ve onları unutmayıp unutturulmalarına müsaade etmeyip hep hatırlayıp emanetlerimize sahip çıkmaktır. Kısacası güzel bir kitap okunması gerekir diye düşünüyorum 🙂 Çok fazla tekrar vardı. Ancak yine de güzel şeyler öğrendim. Her genç Fuat Hoca’yı tanımalı diye düşünüyorum, çalışma azmi sevgisi çok etkileyici ve hem de motive edici…

Özellikle gençlerin okuması gereken, hem İslam Bilim İnsanlarının yapmış olduğu icatlar hem de Fuat Sezgin Hoca’nın yapmış olduğu çalışmalar ile ilgi bilgi veren güzel bir kitap.

Soru-cevap şeklinde oluşturulan kitap da gereksiz yerler mevcut mesela kitabın orta kısımlarında acaba daha önce okumuş muydum ben bunu hissi oluşuyor. Çünkü aynı yerler ileri kısımlarda geniş biçimde ele alınmış ayrıca soruların cevapları olmadık yerde kesilip yeni soruya geçilmiş. Tam konu sardı derken birden bire pat kesiliveriyor. Bu yönüyle yetersiz buldum zaten söyleşi tarzında olduğu için dili hafif …”

Ekrem YEKREK
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

Fuat Sezgin’in “Bilim Tarihi Sohbetleri” kitabının okunarak öğretmenlerce tartışılması konusu seminer dönemindeki konulardan bir tanesidir.

J. T. Gatto’nun Eğitim Bir Kitle İmha Silahı kitabının tüm öğretmenlerce okunarak tartışılması için tıklayınız… 

6
like
1
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry


Sponsorlu Bağlantılar

Tek Yorum

  1. Demek Amerikayı Kristof Kolomb keşfetmedi demek büyük bir sırrı ifşa etmek gibi “buluş” mu oluyor? Oysa İnkalar, Mayalar, Kızılderililer orada yaşıyordu, onlar orada yaşarken kim neyi keşfetmiş oluyor?
    Bari de ki Amerika’nın haritasını ilk çizenler isim vererek şu ülkenin denizcileriyydi. O da mı islam-Arap oldu şimdi? geçmişlerdi
    Bu Fuat bey karısını çok övdü ya, siz ona bakın. Sonradan Müslüman bu kadın Oryantalist, yani Türkleri tarihten yok sayan, Asya kavim adı vermeyen Arap-İslamı anlayan tayfadan. Yani bir emperyalist projenin parçasıdır bu kitap. Türkleri BİLİM YAPMAK İBADETTİR (MATURİDİ) iitikadından uzaklaştıracak olan siz Vahabi-Arap islamısınız noktasına taşıyan emperyalist batı… Zaten bu sene Ahmet Yesevi de Maturidi itikadı da Din Kültürü müfredatından çıkartıldı.
    Bu akşam Kanal B’de Cengiz Özakıncı Atatürk’ün Türk Tarih Tezini anlattı, seminer diye bunları öğrenmeli öğretmenler.
    Seyyahları da bilim adamı sayan bir yazar. Onları da İslam seyyahı diye anlatan. İbni Sinayı Arap zanneden, FArsça Selçuklu’da devlet dili olduğu için Buharalı Türk bilimadamına İslam bilim adamı diyen. Büyük Selçuklu devleti baştan sona Türk-İslam idi, devletin resmi dili FArsça idi, Türk adını silerek nedir maksat? Bilim yapmak ibadettir diyen Anadolu İslamına tahammül edemeyen birileri var. Ders kitaplarından geometriyi kaldıranların yönettiği Milli Eğitim, okuma yazmayı PORNO (elle) (Ata at elle, Mete meme em, Ali’ye ayna tut vb) porno ile başlatan Türkçe eğitimine itiraz etmeyen öğretmenler mi şu kitapları eleştirebilecek… Okulları ve öğretmenlik mesleğini ortadan kaldıracak kadar emperyalist projelerden haberi olmayan bu kuşak öğretmenler Ziya Selçuk’un SPAN Amerikan şirketiyle yıllar önce çalıştığını bilmezler, piyasaya göre eğitim modeli dediklerini bilmezsiniz, liberal eğitim modeline geçiriyor ülkemizi, eğitim fakülteleri kapanacak, beş yılda bir sınav olacaksınız şimdi okuduğunuz bu kitapları soracak size. SPAN’dan teşekkür bile aldı, mahiye.com sitemde tıklayın görün. Adam gibi bilimsel ders kitaplarını oraya koydum, gerçek öğretmen olmak isteyen ordan indirir onlarla ders yapar.
    KATTO (İtalyanca Kara KEDİ) bir kara kedi gibi Trk Milli eğitimine getirildi sokuldu, bu işten kim para kazandı diye sorun lütfen. Kitabın önsözünü yazan kendi kurduğu şirkette bastı ve onu destekleyin diye önünüze koydu, işte bu eğitim piyasayı canlandırmak için bir araç edildi, yani fiilen Talim terbiyenin başkanı suç işledi, siz de REDDEDİYORUM demediniz. Oysa kitabın sonunda merkezi sistem sınavları reddedin diye size sivil itaatsizlik öneriyordu. Yani cezası olmayan suça teşvik ediyordu, peki siz niye bu kitapları reddetmediniz? Yarın size ŞURA kuracak,öğretmenlere bu kitabı sunduk ve çoğunluk onayladı diyecek, kendi elinizle ipinizi çekip ortada bırakacak sizi. Fakülte okumaya gerek kalmadı, isteyen veli çocuğuna internetten tabletten şurdan burdan bilgiyi alır, merkezi sitem sınav da kalkacak ve seviye belirleme sınav şirketleri piyasası kurulacak, karne verilmeyecek dediği de odur, Amerikan sistemidir, paran kadar eğitim pardon bilgiye erişim piyasasıdır bu. Öğretmen yok. Bilimsel eğitim yok. Model okullar sistemidir, isteyen evde öğrenme, isteyen tarikat okulunda, isteyen parasına göre kolejde…Ama hiçbirinin içinde bilgi olmayacak. Şu anda sıfır çekiyor çocuklarınız, ne öğretebildiniz, direnmediniz müfredatlar kuşa dönerken. Günahınız büyük. Ya direnerek kendinizi de yeni nesli de kurtarırsınız, ya hep birlikte batıyoruz.Benden size 70’lik eğitimci nasihatı. Düşmanın maskesini düşürmek, doğruyu söylemek tek silahınızdır.
    Sakarya Kurultayında Atatürk size bunu demişti, “Düşman kim kiminle savaştığımızı halka gidin anlatın ki cepheye oğullarını asker göndersinler.” Ben o kurultaydan aldığım göreve devam ediyorum. Sizi de o göreve davet ediyorum. Eski ders kitaplarını koydum Mayana Kitaplığı dosyasına, mahiye.com sitemden indirin ücretsizdir, dağıtın bütün öğrencilerinize, son öğretmenlik göreviniz bu olsun.
    Ya hep beraber kurtuluruz ya hep beraber ölürüz. (Yazıyı düzeltmeden göndereceğim bağışlayın, gözlerim katarakt)
    MAHİYE MORGÜL
    Müzik ve Drama Pedagogu, Müzikolog, Antik Karadeniz Tarihçisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir