Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Google Play Uygulama
Hikaye

Gece Hikaye

Test Çöz Sayfası

Gece Hikaye” okumak için aşağıdaki yayınımızı inceleyiniz.

Gece Hikaye

Gece dediysem yanlış anlamayın. Aslında o, benim
gündüzüm, göz aydınlığım…Minik patileriyle yaşamıma sevgiyle dokunan Gece’m.İşte, sevimli kedim Gece’nin hikâyesi.
Mis gibi güneşin ağaçlara, kuşlara, çiçeklere neşeyle hayat verdiği bir bahar sabahı, teneffüs saatinde okulun bahçesinde arkadaşımla geziyordum. Aşırı sıcaklarda bize serin gölgesi ile kanat geren, bahçe duvarının yanındaki akasya ağacının dibinde küçük, sevimli bir yavru kedi duruyordu. Çok bitkin görünüyordu. Arkadaşımla yanına yaklaştığımızda bizden kaçmadığını fark ettim. Aç olduğu her hâlinden belliydi.
Ders zilinin çalmasına az bir süre vardı. Arkadaşıma kedinin yanında kalmasını söyleyerek hemen kantine koştum. Cebimdeki harçlığımın bir kısmıyla ona süt aldım, sınıftaki beslenme çantamda bulunan plastik tabağı da alarak tekrar kediciğin yanına döndüm. Arkadaşım ve kedicik bıraktığım yerde duruyorlardı. Plastik tabağa sütü döküp ona uzattım. Sanki günlerce yemek yememiş gibi hızlıca içip bitirdi. Bana teşekkür eder gibi baktı ve kendisini sevmeme izin verdi. Ders zili çalmıştı. Biz sınıfa doğru giderken kediciğin arkamızdan gelmeye çalıştığını fakat yürüyemediğini fark ettim. Sağ ön ayağı topallıyordu, belki de çok acı çekiyordu. Onu öylece bırakmak içime sinmese de derse girmek zorundaydım. O ders benim için çok uzundu. Aklım hep kedicikte olduğu için zor bitirdim, sanki zaman geçmek bilmiyordu. Sonunda ders zili çaldı ve herkes evine gitmek için koştururken, ben hemen akasya ağacının altında yatan kediciğin yanına gittim. Karnını sütle bir güzel doyurduğu için mışıl mışıl uyuyordu. Bir süre onu seyrettikten sonra onun için ne yapabileceğimi düşünmeye başladım. O sırada babamın bana seslendiğini duydum, beni almak için okul çıkışına gelmişti. Ona kediciğin durumunu anlattım, çok üzülmüştü. Kediciği alıp veterinere götürmeye karar verdik. Kısa bir tedaviden sonra biraz rahatlamışa benziyordu. Sevimli gözleriyle bize bakıyor, patisiyle yüzümüzü okşuyordu. Veterinerden çıktıktan sonra bir an babamla göz göze geldik. Şimdi ne olacak der gibi birbirimize baktık. İşte o an ikimiz de aynı şeyi düşünmüşüz. Artık yavru kedi ailemizden biriydi.
Kediciği alıp eve giderken her şey yolunda görünüyordu, ancak arabada beni bir endişe aldı. Annem bu duruma ne diyecekti? Babama endişemi anlattığımda, merak etmemem gerektiğini, annemin her ne kadar titiz de olsa merhametli olduğunu, minik yavrucuğun hikâyesini anlattığımızda ikna olacağını söyleyerek beni rahatlattı. Sonunda eve vardık. Annem önce şaşırdı, tepki gösterir gibi oldu ama yavrucuğun hikâyesini anlattığımızda o da bizim gibi kabullendi. Ailemizin yeni bir mutluluk kaynağı vardı artık…
İyi ama ailede herkesin bir ismi var, onun da olmalıydı. Eve gelinceye kadar hep kedicikti ancak ona bir isim bulmamız gerekirdi. Ailece düşündük ve biraz hüzünlü biraz da gizemli bu zeytin karası kedimize “Gece” ismini koymaya karar verdik. Çok mutluydum. Gece, kısa sürede evimizin neşesi oldu. Aradan bir hafta geçtiğinde ayağı yavaş yavaş iyileşmişti. Birbirimize daha çok alıştık. Onunla vakit geçirmeyi çok seviyordum. O da benim okuldan gelmemi sabırsızlıkla bekliyor gibiydi. Okuldan geldiğimde kucağıma öyle bir atlıyordu ki beni özlediğini anlıyordum. Hatta zaman zaman onunla konuşuyordum. En iyi arkadaşım artık Gece olmuştu. Beni dinliyordu, insanların birbirlerini dinlemeyi çok iyi yapamadığı bu dünyada sevimli kediciğin dostluğu benim için çok değerliydi. Tedavilerini ve aşılarını eksiksiz yaptırdık. Babam ona hemen mama kabı, su kabı, uyku minderi ve tırmalama tahtası ile çeşitli oyuncaklar, tabi en vitaminlisinden de mamalar aldı. Ödül mamalarını da unutmadık. Ona gözümüz gibi baktık. Anladım ki sevgi sadece insanlar arasında olmazmış. İnsan istese bir hayvanla da bir çiçekle de dost olabilirmiş. İşte o dost benim Gece’mdi.
Kuzenim Çağan da Gece’yi çok sevdi. Hatta zaman zaman üçümüz birlikte oynardık. O da annesine kedi sahiplenmek istediğini söyledi. Çok mutlu oldum, çünkü bir kediciğin daha yuvası olacaktı. Belki o da benim kediciğimle dost olurdu. Bizi insan yapan en önemli duygu sevgi ve merhamettir. O yüzden ben doğadaki bütün canlıları çok seviyorum ama Gece’yi bambaşka…
Size Gece’min hikâyesini anlattım. Hayvanlara sevginizi göstermekten korkmayın, tabi insanlara da. Umarım hikâyemde sizin için de bir şeyler vardır. Belki içinizdeki sevgiyi yeniden keşfedersiniz. Daha çok seversiniz. Siz de kapınızın önünde bir kap yemek, bir kap su bulundurun. Hepinize iyi Gece’ler…

Gece Hikaye (Çocuklardan Ev Yapımı Öyküler)” ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!