Neden kopyalamak istiyorsunuz? Eğer sitenize ekleyecekseniz kaynak belirtmek zorundasınız! Bu yayın size lazımsa yoruma mail adresinizi yazın, size gönderelim.
Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
Evvel Video
8. Sınıf Türkçe Meb Yayınları

Göç Destanı Metni Etkinlik Cevapları (8. Sınıf Türkçe)

Evvel YouTube

Göç Destanı metni cevapları ve soruları, Meb Yayınları 8. sınıf Türkçe ders kitabı sayfa 178-179-180-181-182-183-184-185 (Milli Kültürümüz)

Göç Destanı Metni Cevapları

HAZIRLIK

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 178 Cevabı

1. Milletlerin hayatını etkileyen olaylar neler olabilir? Anlatınız.

  • Cevap: Bence bir milletin hayatını etkileyen en önemli olaylar genel olarak milletin hepsini etkileyen büyük ve kalıcı sonuçları olan olaylardır. Örneğin, deprem, savaş, göç gibi hem doğal hem de beşeri sebeplerden kaynaklanan olaylardır.

2. Destanların birey ve toplum üzerindeki etkileri ile ilgili düşüncelerinizi anlatınız.

  • Cevap: Destan, bir milletin başından geçen tarihi olayların efsanevi ve mitolojik bir biçimde anlatılarak milli bir karakter oluşturulmasını sağlayan düz yazı halindeki eserlerdir. Genel olarak tarihi konu alsalar da birçok açıdan abartmaya yer verilmektedir. Birey ve toplum bu açıdan tarihini, tarihte yaşadığı, meydana getirdiği kahramanlıklardan, başarılardan, cesaretten ders alarak, kendine güveni gelmiş bir şekilde, milletine bağlılıkla hayatını devam ettirecektir.

Uygur ilinde Hulin adında bir dağ vardı. Bu dağdan Tuğla ve Selenge adında iki ırmak çıkardı. Bir gece bu iki ırmak arasındaki bir ağacın üzerine gökten mavi bir ışık indi. İki ırmak arasında yaşayan halk bunu dikkatle takip etti. Mukaddes ışık, ağacın gövdesinde aylarca durdu. Ağacın gövdesi gittikçe kabarıyor, oradan güzel musiki sesleri geliyordu. Geceleri, otuz adım çevresinde bir ışık görünüyordu. Bir gün ağacın gövdesi yarılarak içinden beş çocuk çıktı. Bu çocuklar beş ayrı odacıkta idiler. Ağızları üstünde asılı birer emzikten süt emiyorlardı. (Bunlar, ışıktan doğmuş mukaddes çocuklardı.) Halk ve amirler onlara büyük saygı gösterdiler. Bu çocukların en büyüğünün adı Sungur Tigin, İkincisinin adı Kutur Tigin, üçüncüsü Tükel Tigin, dördüncüsü Ur Tigin, beşincinin adı Buğu Tigin’di. Bunların Allah tarafından gönderildiğine inanan Uygurlar, içlerinden birini hakan yapmayı düşündüler. Buğu Tigin; güzellik, zekâ ve ehliyetçe ötekilerden üstün olduğundan onu ittifakla hakan seçtiler. Büyük bir şölen yaparak tahta oturttular.
(Aradan uzun zaman geçti.) Bir gün Uygur tahtına yeni bir hükümdar oturdu. Bu hakan, Çinlilerle yapılan savaşlara bir son vermek için oğlu Gali Tigin’e, Kiyu – Liyen adlı bir Çin prensesi almayı tasarladı.
Bu prenses, sarayını Hatun Dağı’nda kurdu. O çevrede Tanrı Dağı adında başka bir dağ ve onun cenubunda da Kutlu Dağ denilen büyük bir kaya vardı.
Çin elçileri, bakıcılarla birlikte geldiler. Onlar kendi aralarında dediler ki: “Hatun Dağı’nın saadeti bu kayaya bağlıdır. Bu hükümeti zayıflatmak için onu yok etmeli.”
Bunun üzerine Çinliler, prenseslerine karşılık, bu kayanın kendilerine verilmesini istediler. Yeni hakan, yurt içindeki bu taş parçasını Çinlilere kıskanmaksızın verdi. (Hâlbuki bu mukaddes bir taştı. Uygur ülkesinin saadeti, bu tılsımlı taşın, Türk bütünlüğünün ve yurtseverliğinin sembolü olan bu kayanın yurtta kalmasına bağlıydı. O giderse saadet de giderdi.)
Fakat bu, kolay götürülecek bir kaya değildi. Çok büyüktü. Onun için Çinliler kayanın etrafına odun yığıp ateş yaktılar. Taşı iyice kızdırdıktan sonra üzerine keskin sirke dökerek parçaladılar. Parçaları arabalara yükleyip birer birer Çin’e götürdüler.

1. ETKİNLİK

 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 180 Cevabı

Aşağıdaki sözcükleri anlamlarıyla eşleştiriniz. Sözcükleri cümlelerde kullanınız. Anlamı verilmeyen sözcüğün anlamını sözlükten bularak cümle içinde kullanınız.

  • Cevap:

2. ETKİNLİK 

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 181 Cevabı

Göç Destanı” metninden hareketle aşağıdaki soruları yanıtlayınız.

1. Metindeki olaylar kimlerin başından geçmiştir?

  • Cevap: Uygur ilinde yaşayanların.

2. Ağacın gövdesi yarılınca içinden ne çıkmıştır?

  • Cevap: 5 çocuk çıkmıştır.

3. Uygurlar Buğu Tigin’i hangi özelliklerinden dolayı hakan seçmişlerdir? Sizce bu karar doğru mu?

  • Cevap: Bugu Tigin; güzellik, zekâ ve ehliyetçe ötekilerden üstün olduğundan onu ittifakla hakan seçmişler.

4. Hükümdar, oğlunu niçin Çin prensesi ile evlendirmeyi düşünmüştür?

  • Cevap: Hakan, Çinlilerle yapılan savaşlara bir son vermek için oğlu Gali Tigin’e, Kiyu – Liyen adlı bir Çin prensesi almayı  düşünmüştür.

5. Çinliler prensese karşılık Uygurlardan ne istiyorlar? Niçin?

  • Cevap: O çevrede Tanrı Dağı adında başka bir dağ ve onun cenubunda da Kutlu Dağ denilen büyük bir kaya vardı. İşte o kayayı istemişlerdir. Çünkü Hatun Dağı’nın saadeti bu kayaya bağlıdır. Bu hükûmeti zayıflatmak için onu yok etmeli inancına sahiptirler.

6. Çinliler kayayı ülkelerine nasıl götürmüşlerdir?

  • Cevap: Çinliler kayanın etrafına odun yığıp ateş yaktılar. Taşı iyice kızdırdıktan sonra üzerine keskin sirke dökerek parçaladılar. Parçaları arabalara yükleyip birer birer Çin’e götürdüler.

7. Uygurlar niçin göç edip Beş Balığ’a yerleşmiştir? Uygurların buradaki yaşamı sizce nasıl devam etmiş olabilir?

  • Cevap: Çünkü onlar için kutsal olan ayayı vermişlerdir. Çinliler ise istediklerini almış ve Uygurlar’ın bağımsızlıkları ellerinden alınmış dağılmışlardır. Beş balıgdaki yaşamları bence daha dikkatli, kutsal değerlere daha sahip çıkan bir yapıda olmuştur. Ders çıkarmışlardır.

3. ETKİNLİK 

Okuduğunuz metnin konusunu ve ana fikrini bulunuz.

Konu: Uygurların nasıl Çinlilerin tuzağına düştükleri, kutsal kayayı verdikten sonra nasıl bağımsızlıklarını kaybettikleri ve sonunda nasıl Göçe mecbur kaldıkları anlatılmaktadır. 
Ana Fikir
: Kutsal emanetlerinize sahip çıkın sizi kandırmak isteyenlerin tuzağına düşmemeniz.

4. ETKİNLİK 

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 182 Cevabı

“Göç Destanı” metninde geçen gerçek ve kurgusal unsurları bulunuz.

  • Cevap:

Kurgusal Unsurlar:
Bir gece bu iki ırmak arasındaki bir ağacın üzerine gökten mavi bir ışık indi.
Bir gün ağacın gövdesi yarılarak içinden beş çocuk çıktı.
Vatandaki bütün kuşlar, hayvanlar, kendi dilleriyle bu kayanın gidişine ağladılar.

Gerçek unsurlar:
Bir gün Uygur tahtına yeni bir hükümdar oturdu. Bu hakan, Çinlilerle yapılan savaşlara bir son vermek için oğlu Gali Tigin’e, Kiyu – Liyen adlı bir Çin prensesi almayı tasarladı.
Bu prenses, sarayını Hatun Dağı’nda kurdu. O çevrede Tanrı Dağı adında başka bir dağ ve onun cenubunda da Kutlu Dağ denilen büyük bir kaya vardı.

5. ETKİNLİK 

Göç Destanı” aşağıdaki özelliklerden hangilerini taşımaktadır? Belirlediğiniz maddelerin numaralarını noktalı yere yazınız.

1. Anonim olup halkın ortak belleğinin ürünüdür.
2. Belli bir ulusun özelliklerini yansıtır.
3. Bilimsel bir üslupla yazılır.
4. Genellikle gazetelerden tanıdığımız yazı türüdür.
5. Tarihî ve sosyal olaylardan doğar, beslenir.
6. Olağan ve olağanüstü olaylar iç içedir.
7. Düşüncenin açıklanıp geliştirildiği yazı türüdür.
8. Bir sanat ve düşünce eserinin zayıf ve güçlü yönleri anlatılır.
9. Genellikle yiğitlik, aşk, dostluk, ölüm ve yurt sevgisi gibi temalar işlenir.
10. Genellikle tartışmacı anlatım biçimi kullanılır.

  • Cevap1.  / 2. / 5. / 6. / 9.

6. ETKİNLİK 

Nasreddin Hoca’nın Hayat Hikâyesi” metnini okuyunuz. Koyu ve farklı yazı karakteri ile yazılmış sözcük ve sözcük gruplarını tespit ediniz. Yazı karakterlerini bu şekilde kullanmanın amacının ne olabileceğini metnin altındaki alana yazınız.

  • Cevap: Nasreddin Hoca, Eskişehir, Sivrihisar, Hortu, Fuat Köprülü ve Pertev Naili Boratav, Sıdıka Hatun, Abdullah Efendi koyu yazılmış sözcük ve sözcük gruplarıdır. Bu şekilde yazılmalarının sebebi okurun dikkatini çekmek ve metindeki bu kısımların önemini vurgulamaktır.

7. ETKİNLİK 

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 183 Cevabı

Yüzyılları aşarak zamanımıza ulaşan, bilgeliğini nüktedanlığı ile süsleyen, Türk kültür dünyasının kuşkusuz en büyük isimlerinden biridir Nasredditı Hoca.
Nasreddin Hoca birçok yerli ve Batılı kaynağa göre, 1208 yılında Eskişehir iline bağlı Sivrihisar ilçesinin eski ismi Hortu (şimdiki ismi Nasreddin Hoca) olan köyde dünyaya gelmiştir.
Doğduğu yer konusundaki yaygın ihtilafa karşın, son yıllarda yapılan İlmî ve arkeolojik çalışmalarla özellikle eski sicillerden elde edilen bilgiler ve Hoca’nın kızına ait mezarın bulunması ile Hoca’nın Sivrihisarlı olduğu kesinlik kazanmıştır. Fuat Köprülü ve Pertev Naili Boratav gibi birçok ünlü bilim adamı bu konuda hem fikirdirler.
Annesi Sıdıka Hatun, babası ise Abdullah Efendi’ök. İlk eğitimini aynı zamanda köyün imamı olan babasından almıştır. Daha sonra Sivrihisar’da medrese eğitimi görmüş, babasının ölümü üzerine köyüne dönerek babasının yerine imamlık ve vaizlik görevini ifa etmeye başlamıştır. Bu görevini 23 yaşına kadar devam ettirmiştir.

a) Aşağıdaki Nasreddin Hoca fıkrasını okuyunuz.
BİZİM İLLER, BİZİM İLLER
Adamın biri Hoca’ya misafir olmuş. Hoca misafire elinden gelen ikramı yapmış. Yedirmiş, içirmiş. Geç vakitlere kadar yanında oturmuş, onunla sohbet etmiş. Tam yatma zamanı misafirin canı üzüm istemiş. Bunu da açıktan söyleyememiş. Bir makam tutturarak şarkıya benzer şöyle bir şey okumuş:
— Bizim iller, bizim iller,
Yatarlarken üzüm yerler!
Bu saatte misafirin önüne bir de üzüm çıkarmak Hoca’nın hiç de işine gelmemiş. Hemen misafirin söylediği makamla şu cevabı vermiş:
— Bizde öyle âdet yoktur,
Saklarlar da güzün yerler!

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 184 Cevabı

b) Fıkradaki mizahi öğelere dikkat ediniz. Siz de öyküleyici anlatımı kullanarak “misafirperverlik” konulu bir hikâye yazınız. Hikâyenizde mizahi öğelere yer veriniz ve yazınıza uygun bir başlık koyunuz.

8. ETKİNLİK 

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 185 Cevabı

Araştırdığınız destanlardan en beğendiğinizi anlatınız.

  • Cevap: MİSAFİR AÇ BIRAKILIR

Bir varmış iki yokmuş derler. Bir gün Urfa’ya Paşa gelmiş. 364 gün kimse gelmemiş. İşte öyle bir zaman diliminde kentin birine yaşlı bir adam gelmiş. Çok açmış, bir türlü doymak bilmiyormuş. Kent bütün yiyeceğini verdiği halde doymamış da doymamış. En sonunda kentin duvarlarını da kemirmeye başlayınca o kent yaptıkları hatayı anlamış ve yaşlı adamı kovarak kentin girişine şu tabelayı asmış:

Misafir Aç Bırakılır

Not: Komik olmadığını biliyoruz ama böyle soruya böyle fıkra diyoruz 🙂

9. ETKİNLİK 

Aşağıdaki cümleleri çatı özelliklerine göre inceleyiniz.

Çinli prenses, sarayını Hatun Dağı’nda kurdu. ()
Çocuklarından bir başkası yurda hakan seçildi. ()
Bir gün Uygur tahtına yeni bir hükümdar oturdu. ()
Büyük bir şölen yaparak tahta oturttular. ()
Prenseslerine karşılık, bu kaya Çinlilere verildi. ()
“Göç! Göç!” diye derin üzüntüyle bağırdıkları duyuldu. ()
Parçaları arabalara yükleyerek birer birer Çin’e götürdüler. ()
Göllerin suyu tükendi. ()

  • Cevap:

Gelecek Derse Hazırlık

Türkü hikâyelerini araştırınız. Beğendiğiniz türkü hikâyesini sınıfa getiriniz.

  • Cevap: Dersini Almışta Ediyor Ezber Türküsünün Hikayesi

Yozgat şehri 1760 yılı başlarında Bozok Yaylasının, yeşillik, etrafı ormanlarla çevrili içinde binbir çeşit kuşun ötüştüğü bir sahada kurulurken; Yozgat halkı o zaman yarı göçebe ve sürülerini besleyerek hayvancılıkla uğraşır, hayatlarını bu yoldan sağlarlardı. Bu ozanların çoğunluğunu Sorgun ilçesindeki ozanlarımız oluşturmaktadır.

Bozok yaylasında otlayan bu sürülerin birini de Sürmeli Bey adında bir Türkmen Yörüğü otlatırdı. Halk tarafından sevilen bu yanık sesli halk ozanı elinde kavalı, sırtında sazı Yozgat´tan Akdağmadeni´ne uzanan ormanların içinde sürüsünün içinde dolaşırdı. Bazen bir çamın dibine rastlanır. Sazının tellerini konuşturur bazen bir derenin kenarında kavalını çalar, aşık olduğu gönlünün sevgilisini düşünürdü.O sevgili ki güzelliği Bozok yayla´sına yayılmış, ahu gözlü, sürmeli kaşlı, ay yüzlü bir dilberdi. Babası bir Türkmen beyi idi ve çok sert bir adamdı. Sürmeli Bey, ailesini salarak, babasından sevdiğini istetir, mağrur adam, kızını bir çobana vermeye yanaşmaz. Araya beyler, ağalar girer ama boşuna, bir türlü gönlü olmaz kızın babasının ve iki sevgili birleşemezler.

Üzüntüsünden sürüsünü bırakan Sürmeli Bey alır sazını eline beşçamlar mevkiinde kendine bir dergah kurar. Aşkını, yanık türküleriyle dağlara ağaçlara anlatır. Küser otağına, obasına ve Akdağlar´a kadar uzanan çamların arkasında onu bir daha gören olmaz. Dertli kavalına üflediği, işli sazına söylettiği nameler kalır geriye. O gün bu gündür dillerde yankılanır Sürmeli Bey´in türküleri.

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları 6. Tema Milli Kültürümüz Sayfa 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185 Yağmur Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Bu içeriğe emoji ile tepki ver

35 Yorum

YORUM YAPMAK İSTER MİSİN?
**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!

Close