Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Google Play Uygulama
Hikaye

Hayal Kapımın Anahtarları Hikaye

Youtube Kanalı

Hayal Kapımın Anahtarları Hikaye” okumak için aşağıdaki yayınımızı inceleyiniz.

Hayal Kapımın Anahtarları Hikaye

Bu gece de ablamla yatağa uzandığımızda çok yorgunduk.
Koca bir evi temizlemek ikimizi de yormuştu. Gözlerimi tavana dikmiştim. Tavana bakarken sanki papatyaların süslediği bir çimenliğe uzanmış, gökyüzünde dans eden bulutları izliyor gibiydim. Güneş bulutların arkasına saklanıyor, bazen de tenimi ısıtıyordu. Aslında böyle zamanlarda gece veya gündüzün, nerede olduğumun bir önemi yoktu. Karşımdaki saatin “tik tak” seslerine aldırış etmiyor, gökyüzündeki bulutları bir şeylere benzetmeme engel olamıyordum.
Yatağımın sağındaki çalışma masasında ablamın KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı) kitapları vardı. Karşımdaki kitaplığa bakınca üst üste konulan kitapların her birinin hikâyesinin farklı olduğunu, her hayat hikâyesinin de bir film olduğunu düşündüm. Uyumaya çalışıyordum. Sokak lambasının ışığı odamı aydınlatıyordu. Sol tarafa dönmüştüm tam gözlerimi kapatıyordum ki, duvarda asılı duran birkaç postere daldım. Severek dinlediğim Güney Koreli müzik grubunun üyelerinin olduğu posterler. Yanında asılmış aile fotoğrafımız, ağabeyimin, ablamın ve benim çocukluk fotoğraflarımız vardı. Ben doğmadan önce çekilmiş fotoğraflara bakınca “Onlarla büyümek nasıl olurdu?” demekten kendimi alamıyordum. Gerçekten onlarla birlikte çocukluk yaşasaydım nasıl olurdu? Aslında insan çoğu zaman olmak istediği dünyanın başkarakteridir, o zamana aittir. Ben de olmak istediğim yerin hayalini kurayım şimdi:
Beş yıl sonra eğitim hayatımın belli bir kısmı için Güney Kore’deyim. Bayılarak dinlediğim müzik grubunun konser biletini aldım. Elimde light stick (grubun hayranlarının kullandığı ışık çubukları) ve karşımda kocaman bir konser sahnesi var. Şarkılara eşlik ederken light stick’i sallıyorum. Konserden çıktıktan sonra hâlâ yaşadıklarımın gerçek olduğuna inanamıyorum. Çok mutluyum. Seul’un en ünlü caddelerinden biri olan Gangam Caddesinde şirin bir oteldeyim. Acıktım, bu yüzden dışarı çıktım. Çok güzel bir lokanta buldum. Biftek ve Kimchi (özel Kore sebzeleriyle hazırlanan bir çeşit salata) yedikten sonra kaldığım otele döndüm. Birden ablamın sesiyle irkildim: “Hadi, uyu artık!” dedi ve kendi odamdayım. Hayal dünyamızın kapısı sonsuz anahtarlara sahip. Bu kapıyı açacak anahtarları biz seçiyoruz.
Ertesi gün uyanınca masamda duran, okuduğum “Bana Deli Derlerdi” adlı kitaptan birkaç sayfa okudum. Kitap Einstein’ın hayatını anlatıyordu. En çok Einstein ile konuşup ona teşekkür etmek isterdim ki bir anda kendimi Almanya-Berlin’de buldum. Önümdeki kapının nereye açıldığını bilmeden kapıyı çalıp içeri girdim. İnanamıyorum! Karşımdaki Einstein! Almanca konuşuyordum. Yeni bir dili ne zaman öğrenmiştim? Einstein’ın masası çok dağınıktı. Arkasındaki yazı tahtasında çalışmış, belli notlar almış. Nereden geldiğimi sordu. Ona yüzlerce yıl sonradan geldiğimi söylesem bana deli derdi belki de. Önemli değildi çünkü Einstein’a da deli demişlerdi. Ona teşekkür edip dışarı çıktım. Beni hatırlamaya çalışıyordu. Bana çok yabancı bir şekilde bakarken kendimi birden odamda buldum. Gözleri hâlâ üstümdeydi.
Ailemle kahvaltı yaptım. Biraz kitap okuduktan sonra televizyon izlemeye başladım. Kanalları değiştirirken bir tarih belgeseline denk geldim. Sizinle bir hayale gidelim mi? diyordu belgeseldeki ses. Haydi o zaman! Bugünkü anahtarımla kapıyı açıyorum. Hazır mısınız? Aaaa, neredeyim ben? Burası ne kadar büyük bir yer. Kafamda bir ağırlık var sanki. Başıma dokundum bir fes hem de boncuk işlemeli. Boynumda o kadar güzel bir takı var ki şu an kim olduğumu çok merak ediyorum. Nerede olduğumu da tabi. Koşarak yukarı çıktım ve bir odaya girdim. Orada büyük bir ayna vardı. Aynada kendime baktım. Gördüğüm kişi bambaşka biriydi. Yeşil ve sarı bir kaftan vardı üzerimde. Arkamdaki duvarlar o kadar güzel motiflerle süslenmişti ki kendimi onlara bakmaktan alamadım. Yüksek tavanı, aydınlık odası ve mimarisine hayran kaldım. Ben neredeydim? Birdenbire kendimi balkonda otururken buldum. Aşağıda kocaman bir bahçe, karşımda masmavi bir deniz. Kuşların sesini duyuyordum. Küçük çocuklar bile çok şık giyinmişti. Arkamı dönüp çıktım odadan. Uzun bir koridor, geniş bir sürü kapı. Acaba bu kapılardan hangisine girsem kendi dünyama dönebilirim? Burası neresiydi? Etrafımda yüksek binalar yoktu. Hava çok temizdi. Ben 21. yüzyılda değilim. Çünkü günümüzde her yer gökdelenlerle dolu, çevre kirliliğinin had safhada olduğu bir yüzyıl. Koridorda yürümeye devam ediyordum ama çıkışı bulamıyordum. Tuhaf, buradan çıkmak da istemiyordum. Biriyle karşılaştım. Çok heybetli uzun boylu, parmağında değerli taştan yüzüğü olan bir adam.
Bana kim olduğumu sordu: “İnan şu an ben de kim olduğumu, nerede olduğumu bilmiyorum,” dedim ona. Koridorda bir ses yankılandı: “Hünkârım!” Evet, şiirlerinde mahlası “Muhibbi” olan padişahla konuşuyordum. Burası Topkapı Sarayı. Osmanlıya muhteşem bir yüzyıl yaşatan Kanunî Sultan Süleyman tam karşımda. Evet, tahmin ettiğim gibi 21. yüzyılda değil, 16. yüzyıldayım. Kapıdan çıktım şimdi kendi odamdayım. Ne kadar tuhaf değil mi?
İşte arkadaşlar, bazen kendimizi yüzyıl sonrasında hissedebilir, bazen de hayal dünyamızda beş yüz yıl öncesine gidebiliriz. Kimi kendimize yakın hissedersek ve hayal dünyamız ne kadar genişse işte o an daha güzel düşünebiliriz. Dediğim gibi “Her şey hayallerle başlar ve bu kapıların anahtarları sadece bizlerdedir.”

Hayal Kapımın Anahtarları Hikaye (Çocuklardan Ev Yapımı Öyküler)” ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!