Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Test Çöz Sayfası
Hikaye

Kavunlu Köy Hikaye

Google Play Uygulama

Kavunlu Köy Hikaye” okumak için aşağıdaki yayınımızı inceleyiniz.

Kavunlu Köy Hikaye

Güneş batmak üzereydi, hava bulutluydu, şimşek çakıyordu, galiba yağmur yağacaktı. Defne balkonda oturmuş, bomboş sokağa bakıyordu. Canı sıkılmıştı. Okula gitmek, arkadaşlarıyla oyun oynamak istiyordu ama okul kapalıydı. Bütün gün evde durmaktan çok sıkılmıştı.
O böyle düşüncelere dalmışken annesi çağırdı. Akşam yemeği saati gelmişti. Oturup yemek yediler. Yemekte hiç kimse konuşmadı, herkesin canı sıkkındı. Yemekten sonra haberleri izleyip daha da sıkıldılar. Annesi “Allah yardımcımız olsun.” diyordu. Aslında Defne haberleri pek izleyememişti.
O yüzden neler olduğunu bilmiyordu. Çünkü ailesinin haber izlediği saat, onun kitap okuma saatine denk geliyordu. Defne odasında kitabını okurken birden çok uykusu geldi ve derin bir uykuya daldı.
Uykusu o kadar derindi ki rüyasında kendini hiç bilmediği bir yerde görüyordu. Karşısında “Kavunlu Köy” yazan bir tabela vardı. Defne şaşırmıştı, kendi kendine gülmeye başladı. “Kavunlu Köy” diye bir yer mi olur hiç?” dedi. Köye doğru yürümeye başladı. Yürüdükçe daha çok şaşırdı. Çünkü her yer kavun doluydu. Kavundan evler, parklar hatta kavun gibi ağaçlar ve çiçekler vardı. Fakat hepsi çok güzel kokuyordu. Defne ilerledi ilerledi… Her yer çok güzel görünüyordu. “En iyisi parka gideyim.” dedi içinden.
Önünde kocaman bir park vardı, içinde de bir sürü çocuk oynuyordu. Defne şaşırdı çünkü çocukların hepsi yalnızdı, yanlarında ne aileleri ne de bir yetişkin vardı. Kendi kendine “Acaba neden bu çocuklar tek başlarına parka gelmiş ki?” diye düşündü. Birden bir ses duydu, çocuklardan biri ona seslenmişti. Defne kendisine seslenene doğru gitti. Çocuk:
– Merhaba benim adım Kavun, beraber oynayalım mı? dedi Defne bu isme çok şaşırmıştı ama hemen kabul etti. Uzun zamandır parka gidemediği için bu teklif çok hoşuna gitmişti.
Beraber saatlerce oynadılar. Bir o yana bir bu yana birbirlerini kovalayıp durdular. Defne çok mutluydu ama bir yandan da aklından bin türlü soru geçiyordu. Sonunda dayanamayıp arkadaşına sordu:
– Kavun, burası neresi gerçekten?
Arkadaşı:
– Bilmiyor musun? Burası Kavunlu Köy işte…
Defne:
– Evet, gerçekten de her yer kavun dolu ama ben nasıl buraya geldim? Buradaki çocuklar nasıl tek başlarına oyun oynuyor ki? Aileleri nerede?
Kavun:
– Herkesin annesi evde, hem neden burada olsunlar ki? Bu park çocuklar için. Onlar da burada oynuyor. Haydi, gel biraz gezelim beraber.
Defne:
– Ama. Tehlikeli değil mi?
Kavun:
– Hayır, neden tehlikeli olsun? Haydi yürü.

Defne, Kavun’un peşine takıldı. Bir pazara girdiler. Her yerde kavun vardı. Buranın adı boşuna “Kavunlu Köy” değildi. Pazarcılar tezgâhlarının başına bir sürü kavun dilimleyip koymuştu. Oradan geçerken isteyen bir dilim alıp yiyordu. Defne etraftaki insanları inceledi. İnsanlar birbirlerine yardım ediyor, her şeyi paylaşıyordu. Aldıkları bir dilim kavunu bile paylaşıyorlardı. Defne insanların bu davranışının ne kadar güzel olduğunu düşünüp iç geçirdi. Gençler yaşlılara yardım ediyordu. Çocuklar şen şakrak etrafta koşturuyordu. Defne, Kavun’la bir süre daha pazarda gezdikten sonra oradan çıktılar. Defne olan bitene anlam veremediğinden Kavun’a tekrar sordu:
– Burası neresi Kavun?
– Kavunlu Köy… Kavunlu Köy… Kaç kere söyledim ya işte.
– Ama nasıl olur ben hiç duymadım daha önce. Annem de öğretmenim de daha önce böyle ilginç bir köyün varlığından hiç bahsetmemişti. Çok garip. Peki burası Dünyanın neresi oluyor tam olarak?
– Burası dünyanın kendisi. Dünya da aslında bir kavun değil mi? Dünya bir kavun, biz de içindeki çekirdekleriz.
Defne hayretler içindeydi:
– İyi ama burası çok temiz bir yer. Ağaçlar, çiçeklerle dolu. Çocuklar, kuşlar kadar özgür!
– Ben de onu diyorum ya. Burası dünyanın aslı. Kavunu koruyup onu sağlam tuttuğun sürece içi her zaman taze ve tertemiz olur. Ama içinde küçücük bir delik bile açarsan zamanla içeriden çürümeye başlar. O küçük delik koca kavunun her tarafına zarar verir.
Defne:
– Sanırım seni anladım Kavun. Demek aslında siz burayı çok güzel korumuşsunuz ve o yüzden her şey mükemmel duruyor.
Kavun:
– Aynen öyle…
Bütün bu konuşmalardan sonra Defne ile Kavun beraber yine saatlerce gezdiler. Kavunlu yollardan geçip kavunlu bahçelerden çiçekler toplayıp taç yaptılar. Kavunlu ağaçların altında da dinlenip doğanın ve güneşin tadını çıkardılar.
Defne çok mutluydu. Sanki bu mutluluk hiç bitmeyecek gibi geliyordu. Birden annesinin sesi çınladı kulaklarında:
– Defne, haydi kızım uyan!..
Defne gözlerini açtı ve her şeyin bir rüya olduğunu anladı. Akşam haberleriyle televizyondan gelen ses duvarlarda yankılanırken Kavunlu Köy’e tekrar gitmek umuduyla gözlerini sıkıca kapattı.

Kavunlu Köy Hikaye (Çocuklardan Ev Yapımı Öyküler)” ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!