Portakal Suyu Hikaye
“Portakal Suyu Hikaye” okumak için aşağıdaki yayınımızı inceleyiniz.
Portakal Suyu Hikaye
Koltuğuma oturup bilgisayarı açtım. Yarım bıraktığım animasyon yapma işimi hatırladım ve hemen onu tamamlamaya karar verdim. Animasyondaki karakterleri oluşturmaya başladım. Sırasıyla beş çöp adam yaptım. Bu beş adamın ilk dördünün kafası küçüktü. Ama beşincisinin kafası diğerlerine göre büyüktü ve kafasının içi boştu.
Ben çöp adamları oluştururken annemin mutfaktan seslendiğini duydum.
– Ali Mete ödevini yaptın mı?
– Evet, anne yaptım.
– Hadi gel, sana sıktığım portakal suyunu iç.
Mutfağa gidip annemin hazırladığı portakal suyunu alıp bilgisayarın başına geçtim. Animasyona, kaldığım yerden devam etmeye başladım. Tam beşinci çöp adamı bitireceğim anda elim dalgınlıkla bilgisayarın yanındaki bardağa değince, portakal suyunun tamamı bilgisayarın üzerine döküldü. Elim ayağıma dolaştı. Hemen bilgisayarı temizlemeye koyuldum. Havluyla dökülen meyve suyunu sildim ama artık çok geçti. Çünkü hepsi bilgisayarın içine sızdı. Ekrana bakınca ne göreyim? Renkler önce birbirine karışıp sonra birbirinden ayrışıyor. Az önce yaptığım çöp adamlar hareket ediyor ve anlamsız sesler çıkarıyorlar. Bir tanesi sağdan sola doğru zıplıyor diğeri ise elindeki sopayla bir diğerini kovalıyor. Hâlbuki ben daha onları yapmayı bitirmemiştim. Nasıl olur da hareket ederler? Birden onlara baktığımı fark ettiler. Bilgisayarın içindeki kalemi alıp bir ışın kılıcı çizdiler ve kılıcı kaldırıp bilgisayarın ekranından bana doğru çevirdiler. Gördüklerime inanamadım. Kılıçtan çıkan ışın bana değdi ve beni bilgisayarın içine çekti. Kendime geldiğim zaman bilgisayarın içindeydim. Odama bilgisayardan baktım.
Şok geçiriyordum. Çizdiğim çöp adamlar karşımda bana bakıyorlardı. Yaşadıklarıma inanamıyordum. Odama doğru çıkmak istedim ama bilgisayarın iç ekranına çarptım. “Anneee Anneee!” diye bağırdım ama annem sesimi duymuyordu.
Çok sinirlendim. Beni o hâlde gören çöp adamlar ne yapacaklarını şaşırıp, korkup kaçmaya başladılar. Onlar önde, ben arkada koşuyorduk. Bilgisayarımda o dosyadan bu dosyaya atlıyorlardı. Onları bir türlü yakalayamıyordum. Girdikleri her dosyayı karıştırıp dağıtıyorlardı. Bu oldukça can sıkıcıydı. Onlara “yapmayın, dağıtmayın!” diye bağırmama rağmen beni dinlemiyorlardı. Koşarak resimlerin bulunduğu dosyaya girdiler. Peşlerinden ben de o dosyaya atladım. Tüm resimlerimin arasında koşmaya başladılar ve onları birbirine kattılar. Bebeklik resimlerimi, okul resimlerine karıştırdılar. Onların peşinden koşuyor ve aynı zamanda “yapmayın!” diye bağırıyordum. Oradan çıkıp videoların olduğu dosyaya girdiler. Orayı da birbirine katıp çıktılar. Ana ekrana gelip google’a girdiler. Arama çubuğuna anlamsız şeyler yazıp tarattılar. Hiçbir sonuç çıkmayınca youtube’a girip komik videolara bastılar. Komik videolar oynarken geldiğimi fark edip oradan uzaklaştılar. Onları yakalayamayacağımın farkına vardım.
Çöp adamları buraya hapsetmenin yolunu düşündüm, planım hazırdı. Hemen kalemin bulunduğu yere gittim. Kalemle bir kazma kürek çizdim. Ekranı kazmaya başladım ve derine indim. Bilgisayarın USB girişine kadar vardım ve oradan dışarıya, gerçek dünyaya çıktım. Hemen ekran karşısına geçip yaramaz çöp adamları kendi videolarına geri yolladım.
O sırada annemin sesi geldi.
– Ali Metee, portakal suyunu içtin mi?
-Evet, anne hepsini içtim. Eline sağlık. 🙂
“Portakal Suyu Hikaye (Çocuklardan Ev Yapımı Öyküler)” ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























