Ana Sayfa / Edebiyat / Edebi Sanatlar / Tecahül-i Arif Sanatı Nedir, Özellikleri ve Örnekler
Söz Sanatları

Tecahül-i Arif Sanatı Nedir, Özellikleri ve Örnekler


TECÂHÜL-İ ARİF

 

Tecahül-i Arif Sanatı Nedir, Özellikleri ve Örnekleri

Söyleyişte bir anlam inceliği ve zerâfeti yaratmak için bir konuyu bilip de bilmemezlikten gelme sanatı. Gerek Divan şi­irinde gerekse Cumhuriyet şiirinde çok sevilerek kullanılmış bir sanattır.

********************

Tecahül-i Arif Sanatına Örnekler

Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâlum

Kurbânın olam var mı benim bunda günâhım 

Nahîfî

Şair Nahifî, gözünün gördüğünü ve gönlünün sevdiğini söylerken bunda kendisinin günahı olup olmadığını bildiği hal­de bilmemezlikten gelerek sevgiliye mazeret ileri sürüyor ve çok güzel bir tecahül-i arif sanatı yapıyor.

********************

Öbür entaridedir şimdi o not defteri de

Va’diniz bûse mi vuslat mı unuttum ne idi?

Yahya Kemal Beyatlı, Bitmemiş Şiirler

Yahya Kemal, sevgilisinin kendisine buse mi yoksa vuslat mı vadettiğini defterin öbür entarisinde kaldığından dolayı unuttuğunu söylemekle birlikte ondan ne vadettiğini sorarak bilip de bilmemezlikten geliyor. Yani bu şekilde sevgilinin ken­disine verdiği sözü hatırlatarak onu sözünü tutması konusunda mecburiyet karşısında bırakıyor.

********************

Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller

Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller

Sular mı yandı, neden tunca benziyor mermer?

Ahmet Hâşim, Bütün Şiirleri

Ahmet Haşim, suların yanıp yanmadığını ve mermerin ne­den tunca benzediğini bildiği halde bilmemezlikten gelerek tecahül-i ârifâne sanatı yapıyor. Suların yanması ve mermerin tunca benzemesi güneş ışınlarının aksi nedeniyledir.

********************

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?

Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz?

Cahit Sıtkı Tarancı, Bûtün Şiirleri

Cahit Sıtkı, şakaklarına karın yağıp yağmadığını ve çizgili yüzün kendisine ait o lup olmadığını bildiği halde bilmemezlik­ten gelerek istifham sanatı içerisinde tecahül-i ârif sanatı yapmaktadır. Şakaklara kar yağması yaş ilerle­mesi nedeniyle saçların beyazlaşması nedeniyledir. Çizgili yüz de yaşlılığın bir işareti olup ölüme yaklaşıldığına dair mesajlar taşır.

********************

acaba ot gibi yerden mi bittim

acaba denizlerde mi şaşırdım

ve zamanı nasıl unutmaktayım

Halet Çelebi, Om Mani Padme Hum

Asaf Halet Çelebi, ot gibi yerden bitip bitmediğini, deniz­lerde şaşırıp şaşırmadığını, ve zamanı unutup unutmadığını bil­diği halde bilmemezlikten gelerek istifham sanatı içiresinde tecahül-i arif sanatı yapar.

********************

Durup ibretle baktık…

Dedik: “Biz ikisini zor idare ederken

Kırk ayağını birden

Nasıl idare eder bu zavallı yaratık…”

Nihat Asya, Kökler ve Dallar

Arif Nihat Asya, kırkayağın ayaklarını nasıl idare ettiğini bildiği halde bilmemezlikten gelerek tecahül-i arif sanatı yapar.

********************

Göz yaşı faş eylediyse mâcerâ-yı aşkımı

Göz mü mücrim, yoksa insâf et kabahat bende mi?

Tahir Olgun, Edebiyat Lügatı

Tahir Olgun, aşkını halka duyuran gözyaşlarının mı yoksa kendisinin mi suçlu olup almadığını bildiği halde bilmemezlik­ten gelerek tecahül-i arif sanatının yanında istifham sanatı da yapar.

********************

Bu elller miydi masallar arasından.

Rüyalara uzattığım bu eller miydi?

Arzu dolu, yaşmak dolu,

Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan

Fazıl Hüsnü Dağlarca, Edebiyat Bilgileri

Fazıl Hüsnü, resimleri tutarken uyuyan ellerin kime ait ol­duğunu bildiği halde bilmemezlikten yana bir tavır takınarak tecahül-i ârif sanatına baş vuruyor.

********************

Sana bir şey soracağım, affet, Allahım!…

Beş vakit kızlar doluyor camilerine,

Beyaz yaşmaklı, beyaz tenli, masum kızlar…

Benim bir defa görüşte yüreğim sızlar;

Sen tutulmadın mı, içlerinden birine?

Turgut Uyar, Büyült Saat

Turgut Uyar, Allah’ın camilere dolan kızlara âşık olup ol­madığını bildiği halde bilmemezlikten “gelerek tecahül-i arf sa­natı yapmakla birlikte kendisinin onlardan birisine âşık olması­na mazeret gösterir.

********************

Çördükler, cevizler, iğdelerin

Gidin bakalım gölgeleri orda mı?

Cahit Külebi, Örneklerle Edebiyat Bilgileri

Cahit Külebi; çördüklerin, cevizlerin, iğdelerin ve onların gölgelerinin yerinde durup durmadığına bidiği halde bilme­mezlikten gelerek tecahül-i arif sanatıyla birlikte istifham sanatı da yapar.

********************

Bilmem saadeti resmetti mi Abidin Bey,

Hayyam! Sen elemin takvimini yapar mısın?

Hüsrev Ha temi, Bütün Şiirleri

Hüsrev Hatemi, ressam Abidin Dino’nun mutluluğun res­mini yapıp yapmadığını bildiği halde, Hayyam’ın elemin takvi­mini yapıp yapmadığını bildiği halde bilmemezlikten gelerek tecahül-i arif sanatı yapar.

********************

Diğer söz sanatları için konu başlıklarına tıklayınız…

TEŞBİH                  

İSTİARE          

MECAZ                    

MECAZ-I MÜRSEL

KİNAYE                  

TARİZ

İSTİHDAM

TEZAT

TEVRİYE           

TECAHÜL-İ ARİF                 

MÜŞAKALE

TEŞHİS                    

İNTAK

HÜSN-İ TALİL      

MÜBALAĞA

TEKELLÜM-İ RUHİ

NİDA                   

TERDİD                    

KAT’

RÜCU                        

İLTİFAT

TEKRİR                      

TEDRİC

İSTİFHAM                

TELMİH

İKTİBAS                      

MUAMMA

LÜGAZ                        

MÜLEMMA

İRSAL-İ MESEL        

İHAM

TENASÜP                    

LEF Ü NEŞR

SİHR-İ HELAL          

İBHAM

TEHZİL                        

CİNAS

SECİ

İŞTİKAK                      

İADE

AKİS                              

AKROSTİŞ

LEBDEĞMEZ              

ALİTERASYON

TARİH DÜŞÜRME




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir