26 Mart Pazar 2017
Ana Sayfa / Edebiyat / Edebi Sanatlar / Tehzil Sanatı Nedir, Özellikleri ve Örnekler
Söz Sanatları

Tehzil Sanatı Nedir, Özellikleri ve Örnekler


TEHZİL

Tehzil Sanatı Nedir, Özellikleri ve Örnekler

Herhangi bir alanda yazılmış olan meşhur bir esere nazire yazmaktır. İran edebiyatında bu alanda en tanınmış şair Büshak-ı Şirazfdir. Bizim Klasik Türk Edebiyatında ise bu alanda en tanınmış şairler Mürekkepçi Havayı ile Müverrih Sururidir.

********************

Eski şiirde çakça rastlanılan bu sanat türüne modern şiirde de zamanın getirdiği şartlar gereği sıkça atıfta bulunularak kulla­nıldığı görülür.

Dağıttın hâb-ı nâz-ı yârı eyferyâd neylersin

Edip fitneyle dünyâyı harâb-âbâd neylersin 

Şeyhülislam Bahayî

********************

Bu beyitte Hz. Muhammed’in, fitne hakkındaki ünlü “fitne uykudadır, onu uyandırana Allah lanet etsin, rahmetini esirge­sin.” hadisine telmih vardır. Sevgilinin uykusunu dağıtmak da büyük fitnelerdendir. Zira onu uyandırdıktan sonra güzelliği bütün haşmetiyle ortaya çıkacak ve sevgili insanlar arasında fit­neye sebep olacaktır.

Dağıttın arpa vü buğdayı ey bâd n’eylersin

Edüp hırmen-gehim yek-ser lıarâb-âbâd n’eylersin

Hevâyı

Hevâyî de Şeyhülislam Bahayı ‘nin aynı beyitine yukarıda­ki beyiti bir karşılık olarak yazmış ve alaya almıştır.

********************

Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlare su

Kim bu denlü dutuşan odlare kılmaz çâre su 

Fuzulî

Fuzûlî, gönlündeki aşkı iyice çığrundan çıkmış/bütün her yeri kaplamış büyük bir yangına benzetir ve bu denli büyük bir ateşin su ile sönmeyeceğini söylerken mübalağa sanatı yapar.

********************

Saçma ey Terhos, gönülden tozlanan yollara su

Kim bu denlü tozlanan yollara kılmaz çare su

Seyfi Orhon

Seyfi Orhon, Cumhuriyet Türk Mizahı ve Hicvi/172

Orhan Seyfi Orhon da Fuzuli’nin bu beytini ^dönüştürerek mizahi bir şekle sokar. Şair devrin belediyesinden tozlanan yol­ları sulamamaktan ve buna bir çare bulmamaktan şikayet eder. Ayrıca İstanbul’a su veren Terkos Gölü’nde suyun kalmadığına dair bir telmih de vardır.

********************

Yine zevrâh-ı derûııum kırılıp kenâre düştü

Dayanır mı şişedir bu reh-i seııg-sâre düştü 

Şeyh Galib

Şeyh Galib, bu beytinde gönlünü aşk denizinde dolaşırken taşlık bir yere/ayrılık kıyısına düşüp/çarpıp parçalanan sırça­dan bir gemiye benzetiyor. Gönül gemisinin sırçadan olması hassasiyeti ve kırılabilir özelliğinden dolayıdır.

********************

Yine tekııe-i maişet kırılıp kenâre düştü

Dayanır mı dar gelir bu, yem-i ihtikâre düştü.

Ziya Ortaç, Cumhuriyet Türk Mizahı ve Hicvi

Yusuf Ziya Ortaç ise Şeyh Galib’in bu beytine nazire/tehzil olarak ekonomik bir boyut getirir. Onun da maişet/geçim tek­nesi dar gelir yüzünden kırılıp parçalanmıştır.

********************

Güş etmiş idi o sergüzeşti

Âteş yemi üzre mum keşti

Şeyh Galib

Şeyh Galib, aşkı, o kadar güzel kurgular ki, o yolun tehlike­lerle dolu olduğunu, hakiki aşka kavuşmak için ateş denizlerin­den mumdan kayıklarla geçmek gerektiğini oldukça üst bir dil düzleminde sanki bir dil ve edebiyat felsefesi geliştirerek oluş­turmaya çalışır.

********************

Diğer söz sanatları için konu başlıklarına tıklayınız…

TEŞBİH                  

İSTİARE          

MECAZ                    

MECAZ-I MÜRSEL

KİNAYE                  

TARİZ

İSTİHDAM

TEZAT

TEVRİYE           

TECAHÜL-İ ARİF                 

MÜŞAKALE

TEŞHİS                    

İNTAK

HÜSN-İ TALİL      

MÜBALAĞA

TEKELLÜM-İ RUHİ

NİDA                   

TERDİD                    

KAT’

RÜCU                        

İLTİFAT

TEKRİR                      

TEDRİC

İSTİFHAM                

TELMİH

İKTİBAS                      

MUAMMA

LÜGAZ                        

MÜLEMMA

İRSAL-İ MESEL        

İHAM

TENASÜP                    

LEF Ü NEŞR

SİHR-İ HELAL          

İBHAM

TEHZİL                        

CİNAS

SECİ

İŞTİKAK                      

İADE

AKİS                              

AKROSTİŞ

LEBDEĞMEZ              

ALİTERASYON

TARİH DÜŞÜRME




Tek Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir